Yaşananlara kim el atacak???
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Yaşananlara kim el atacak???

23 Nisan 2022 - 07:56

Ey işgalcimize biat edenler, önceliğiniz kendinizin ve yakınlarınızın çıkarları, menfaatleri, geleceği sizin birinci vazifeniz olduğunu artık anlamayan kalmadı. Biliyoruz ki toplumun sıkıntıları, dertleri değil sizi ilgilendiren.
Çünkü sizi her geçen gün ne kadar yalnızlığa mahkum eden, aciz ve savunmasız bırakan bir tıynetsiz kişiliğe sahip oluğunuzu görmeyen anlamayan kalmadığını görüyorum dahası iliklerime kadar hissettiğim zamanları yaşıyorum.
***
Buradan daha önce de çok defa yazdık söyledik, böylesi kötü örnek oluşturulabilecek bir siyasi kişiliğin bu ada yarısında ilk defa görüldüğünü söyleyen siyasetçilerle de konuştuğumuzda adeta parmak ısırıyorlar.
Ülkenin her alanda içine sokulduğu bu korkunç tabloyu daha da karmaşık ve çıkmaza sokan başka bir siyasetçi tanımadık diyorlarsa bu toplum kime güvenecek. Ekonomik sıkıntılar yaşanırken bir de can güvenliği sorunu yaşanıyor. Sokağa çıkmaya bile korkan çocuklar ve gençler var!
***
Bu gerçeklerle yüz yüze bırakılan gençlerimiz, çocuklarımız hayata umutla nasıl bakacak? Büyüklerinin hayata ne kadar olumsuz ve umutsuz baktığını gören çocuklarımızdan, mutlu olmalarını, başarılı olmalarını geleceğe dair bir plan ve hayal kurmalarını bekleyebilir miyiz?
 İnsanımızın can güvenliği ve artan suçlar nedeniyle evlerinde bile huzur kalmadığından şikayetler de yükselirken buradan bir kez daha soralım, korunması gereken canlar güven içinde değilse bu kadar asker ve güvenlik güzü yalnızca hak arayanlara karşı mı kullanılıyor?
***
Kötülükten daha kötü bir durumla karşı karşıya olan insanımız ne yapsın? Yani sorumlu olduklarınız. Evlerine, sokağına, ülkesine güvenemeyen gençlere ne diyebilirsiniz? Güzelliklerin yaşandığı icraatları hayata geçirilmiş olsa haberlere de yansısa çok şey mi istemiş oluruz?                        
Sadece haberlerde değil, Sosyal medyada da yaşananlar mutlaka dile getirilecek, çok  şey mi isteniyor? Peki ama bu gidişatın çaresi ne olmalı? Bu toplum bu günlerden daha kötü daha karanlık günlerde görmüş, yaşamıştı. Kurtarılma bu mu?
***
Bir dönem bir zalimin çok kötü yönettiği dönemlerden geçtiğimizi zannettik ama o zamanlardan geçilmiş aydınlık günlere ulaşıldığını sanmıştı ama eski günlerini arattılar. Kuşkusuz ülkesinde yırtık bir ada taslamış, (ayırımcılık yaparak) halkını da parçalayarak göç etmelerini sağlamıştı.  
Siyasi safını ve tarafını belli edenlerin nasıl baskılara maruz kaldıklarını unutmadık. 1974 savaşından günümüze yaşadıklarımızdan dolayı hala daha aydınlık günleri arıyoruz. Acaba nedendir? Acizliğimiz vurulur suratımıza suratımıza.
***
Kendini bilmez insanların arasında bilmeye çalışmanın var olmaya çalışmanın adıdır galiba bu karanlık hayatlar. Ve sonra bize bir çıkış yolu gösterir diye umut bağlanan sol muhalefet darmadağınık, param parça. Bu soruların cevaplarını bulmak çok güçleşti değil mi?
Halbuki bizim yurdumuz bölünmüşlükten öte bir bütün olurdu, yaşanası olurdu, okul olurdu. Şimdi İslami tarikatlar, cemaatler ve kafatasçı ırkçıların doluşturulduğu bu ada yarısında sadece yaşamayı bu buradan marifet sanan bizler huzuru dışarıda arayıp duruyoruz.
Yuvaları ve aileleri ve özellikle gençlerimizi kurtaramadıktan sonra toplumun her kesiminde güvenden bahsedemeyiz.  Bu memleketin insanları olarak ümitlerimiz ölmeden,  bu işe bir el atın…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar