Yaşayamadığım hayatın ağır bedelini ödüyorum
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Yaşayamadığım hayatın ağır bedelini ödüyorum

11 Ağustos 2020 - 07:59

Hayat birçok acılarla doludur. Neden diye sorarız zaman zaman kendimize. Bende kendime sorular sorar cevap ararım, belki yaşadıklarımızın sebebini biliyoruz fakat yinede sorarız. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak aradığımız yer bellidir. Biraz etrafa baktığımızda neden yaşadığımızın kanıtını görebiliriz aslında.

Sevdiğimiz kişi kollarını sarıp göğsüne yapıştırmış soluk alırken, genişleyip daralan kaburgalarımızın zamanın boşuna ve nedensiz olmadığını söylüyor. Sevmek ve sevilmek yaşamaktır aslında. Kötü zamanlarımız olur. Her zaman iyi olamayız. Yine biri çıkıp nasılsın dediğinde alışkanlıkla eyiyik be gardaş deriz.  Aslında bizi üzen şey kader değil, bize hak etmediğimiz bir yaşamı dayatanlardadır belki de.

Ama insanoğluyuz, biz de etten kemikte yapılmışız ve sabır ve direnç bir yere kadar, sonrasında siz de patlama noktasına gelirsiniz, işte bu rezillikleri ben kabullenemiyorum sabrım taşıyor, isyan ediyorum ve nedir be bu bizi çektiğimiz diyorum.

Dayan ve diren diye kendi kendime söylenip teselli bulmaya çalışıyorum, bir gün hiç ummadığımız anda belki bir mucize olur ve isteklerimiz gerçekleşebilir. Bu düşüncede iken, arkadaşlar laf atıyor, asla umudumuzu yitirmemeliyiz. Pes etmeden mücadeleye devam etmeliyiz. Bir gün hayata dair umutlarını kaybettiğinde ansızın güneş doğabilir diye moral veriyorlar…

Evet belki de onlar haklıdır, güçlü olmak zorundayız veya güçlü durmayı öğrendiğimizde belki de yaşamın gerçeklerini görmeye başlarsın. Sonra o gerçekleri nasıl değiştirebileceğini elbet bir gün öğrenirsin. Tüm dertler üst üste geldiğinde” hayat bitti buraya kadar” dediğinde, tükendiğinde yeşerir belki umutların.

En hüzünlü, düşünceli zamanında o kararmış düşüncelerin aydınlanmaya başlar, umut ışıkların seni bir gün kurtaracağını sanarak tükenen umudun yeniden yeşermeye başlar. Kurumaya başlayan bir ağacın yeniden yeşerip hayat bulması gibi umutlanırsınız.Hayatın değerini bilmek için düşmeyi bekleme.

Her inişin bir çıkışı, her çıkışın bir de inişi vardır unutma diyen dedemin, babamın sözleri aklıma geliyor birden ve insan hayatını bir kere yaşar deyip yanlışlar yapıyoruz yanlış yaşıyoruz sonra o yanlışlar bizi umutsuzluğa sürüklüyor. Her gün her an yaşadığımız hayatın bize öğrettiği dersler kattığı yeni tecrübeler olacaktır. 

Ben hata ve ya yanlış yaptığımı anladığım zaman muhatabım benden daha küçük olsa bile özür dilemesini bir erdem sayar özür dilerim. Ama parmaklarımızın hepsi de eşit olmadığı gibi insanoğlu da hep ayni düşünemez. Hatanın neresinden dönersek kardır diyerek yolumuza devam ederiz.

Gerçek olan şu ki, döndüm baktım gençliğime neymişim ne olmuşum diye düşünürüm. Meğer çoğumuz hayatımızı boş yaşarız. Geri dönüp baktığımızda hayatımızı dolu dolu yaşayamadığımızı anlarız. Birçoğumuz için yaşamak para ve zenginlikten ibarettir. Onur ve insanlık olduğunu hiç aklımıza getirmek işimize gelmez.

Zengin olabilmek için gece gündüz çalışanlar acaba bu güne kadar neler yaptın be gardaş  sorusuna verdikleri cevap, geceli gündüzlü çalış babam çalış,  çalıştım da ne oldu? benim ipek yüklü kervanım mı oldu? işte durumumuz ortada, beni ben aklımı başkaları gibi kullanmasını beceremedim.

Bir yandan bakılırsa kader dedikleri her ne ise benim çaba ve isteğime bağlıydı, aslında ben de yapılan cazip tekliflere evet demiş olsaydım bu gün ben de bir sapa balta olmayı başarabilirdim. Yapamadım, onuruma, namusuma boğuldum.

Bu dünyada bir kere olsun düşüncelerimi ve ilkelerimi pazara çıkartmadımsa suç bendedir, dedim ya onur ve namus meselesi saydığımdandır. Bedelini de önceleri eşime, çocuklarıma şimdi de torunlarıma karşı ödemekteyim. Bütün bunlara rağmen, dünyada yaşamak bir sınavdır, doğru yaşayalım, geriye güzellikler bırakalım, sevelim, paylaşalım ve insan olalım.

Haydi, kalkın bir defa olsun farklı şeyler yapalım. Mesela; uzun zamandır aramadığımız bir dostumuzu arayıp şaşırtıp sevindirelim. Yakınımızda yardım ve dayanışmaya ihtiyacı olan varsa elimizi uzatalım.  Bir yetimin bir garip çocuğun başını okşayalım, bu işlerin modası geçti diyenlere inat bir kere olsun insan olduğumuzu hatırlayalım. Sokakta hiç tanımadığına bir insana, bir tanıdık dosta selamı ver belki de güzelliklerle karşılaşırsın. Esen kalın…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar