Yoksulluk kader olamaz!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Yoksulluk kader olamaz!

02 Aralık 2021 - 10:06

Kız kardeşim söyledi, beni dolandırmak istediler diyerek şikayet ediyor. Sakın ben polis memuruyum deyip sizi ev telefondan arayan kimseye itibar etmeyin. Gelin bir şikayetiniz varsa yüz yüze konuşalım deyin ve kapatın.  Elimde ev telefonu olduğu için telefonu kapatıp 155 i aradım sormak için böyle bir şey var mı yine karşıma o şahıs çıktı. Telefonumu ele geçirmişler. Herkesten ricam annelerinizi, babalarınızı bu konular hakkında bilgilendirin.

"KKTC" deitin, puştun, dolandırıcının, tecavüzcünün cirit attığı bir çirkef yatağına çevrildi. Sahipsiz kalan ülkemiz ve biz de seyrediyoruz. Nerede bu "KYYUM" egemen bağımsız devletmişiz öyle mi ???

***

İnsan hayatında en önemli sorunların başında yoksulluk ve elbette ki muhtaç edilme gelmektedir. Yoksulluk, insan onuruyla ve özgürlüğüyle bağdaşmayan bir kötülük halidir.Yoksulluğu büyüten, onu sabır kavramıyla meşrulaştıran söylemlerle, insanlara katlanacaksınız önermesinde bulunmaktadırlar.

Yoksul durumda olan insanların gelişmeleri, onurlarını korumaları, hukuk ve ahlak içinde yaşamaları ve akıllarını kullanmaları imkansızlık derecede zor bir şeydir. Fakirlik, alın yazsı değil dayatılan bir zulümden başka bir şey değildir.

İnsan onuruyla bağdaşmayan yoksulluğun kaderin  birgereği olduğu ve insanın yoksulluk gibi musibetlere sabretmesi gerektiğine dair söylemler, insani gelişmeyi durduran, insanı gerçekçilikten ve akıldan koparan, insanları yoksulluk gibi bir bataklık içinde hayatlarını tüketmelerine yol açan alçaklık olarak değerlendirebiliriz.

***

Sağlıklı ve gerçekçi bir aklın yapması gereken şey şudur: İnsanın sahip olduğu en değerli şey içinde yaşadığı dünya ve hayatıdır. Dünya, sahip olduğumuz yuvamızdır. Dünyada, mutluluğa, özgürlüğe, refaha, barışa ve hukuka dayalı bir hayat yaşama hakkımız vardır.

Bu memlekette hukuka, gelişmeye, özgürlüğe, barışa ve mutluluğa sahip bir hayata sahip olmayı hak olarak görmediğimiz takdirde, bu ada yarısında savaşlar, yıkımlar, sömürüler, yolsuzluklar, yalanlar, esaretler, yokluklar ve zulümler egemen olmaktadır.

Yolsuzluklarıyla, hırsızlıklarıyla, sömürüleriyle, çalıp çırpmalarıyla, servet, şiddet ve şehvet düşkünlükleriyle, yalan ve düzenbazlıklarıyla burayı insan için yaşanılmaz bir yer kılan kişileri, mafyayı, çeteleri ile oluşan düzenlerini bu toplum hak etmemektedir.

***

İnsanları yoksullaştıran kişiler, kurumlar ve güçler, fakir fukaraya sırt çevirip soygun, hırsızlık ve yağma düzenleriyle insanları sefalete mahkum etmektedirler. Büyük Frederic, bu gerçeği şu şekilde ifade etmektedir: “Bir ülkede akıl ve sanattan çok, servete değer verilirse, bilinmelidir ki, orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır.”

Yoksulluğu, sefaleti, hırsızlığı ve düzenbazlığı yaratan dış güçler değildir.  Bu coğrafyada yoksulluk ve sefaletin yaratıcısı insandır. Yoksulluk, insan yapımı bir durumdur. Yoksulluğun sorumluluğunu kader altında başka yerlere yüklemek yerine, yoksulluğa neden olan insanların tutumlarını, davranışlarını ve uygulamalarını sorgulayan ve kabul etmeyen insanlara ihtiyaç vardır. 

Yoksulluk, insanın insanı istismar etmesi sonucu ortaya çıkan bir kötülüktür. Yoksulluk, kader değil, olamaz da bilinçli olarak yapılan dahası acımasızca uygulanan bir gerçekliğimizdir.  Bu durumu yenmenin yolu insani gelişmişlik, hayata ve insana değer vermekle mümkündür.

***

İnsana, hayata ve dünyaya değer verme sayesinde, insan için yaşanabilir bir yer haline gelebilir, yaşanan toprak ve insan mutlu, müreffeh sahibi bir varlık olarak yaşayabilir. Toplumu hayatı doya doya yaşamaya yönlendirmeli ve bu insan için asli değerin hayat ve kendi yurdu olduğunu kişinin kabul etmesini sağlamalıdır.

 İnsanın, hayatın ve yaşam alanının asli değer olduğunu inkar eden bütün söylemler, insan için afyondan başka bir şey değildirler. Bu memleket bizim, bir misafirhane değildir, hayatımızı sürdürdüğümüz evimizdir.

Bizim evimizde sürdürdüğümüz hayatın yoksulluk, yokluk ve sefaletle cehenneme dönmesini kabullenmek hiçbir erdemli ve üstün bir tarafı bulunmamaktadır.  İnsanı sömürenler, yarattıkları yoksulluğu kutsallaştırmak suretiyle sömürülerini devam ettirmektedirler.

Yoksulluk, kader değildir. İnsanları yoksullaştıracak her türlü tutum, davranış ve uygulama kader değil, kötülüktür, hakarettir, zulümdür. Kader ve sabır adı altında yoksulluk dayatmasına karşı Cem Karaca’nın Yoksulluk Kader olamaz! Şarkısındaki insan gerçekliğini anlamak lazımdır:

Sıram gibi sıradağlar

Anam anam derdin mi var?

Yaram yürekte değil ki gelip sarsın yar

Radyolarda şarkılar boş ver diyorlar

Açlıktan verem olana bal ye diyorlar

Yoksulluk kader olamaz kader değildir

Firavunlar bile böyle zalim değildir

Ben vatandaş Ahmet'im evkafta memur

Ay sonuna yetmiyor evdeki kömür

Bir kilo et seksen lira tadını unuttum

İnsan gibi yaşamanın adını unuttum

Yoksulluk kader olamaz kader değildir

Firavunlar bile böyle zalim değildir

Devlet baba borç içinde sabret diyorlar

Sen de bakkala kasaba borç et diyorlar

Ben onurlu insanım boyun eğemem

Alacaklı ver deyince ödün veremem

Yoksulluk kader olamaz kader değildir

Firavunlar bile böyle zalim değildir

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar