Yollar yalan, diller yalan her şey yalan….
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Yollar yalan, diller yalan her şey yalan….

25 Ağustos 2021 - 11:11

İftiranın ve çamur atmanın kökeninde insanın bilinçaltındaki nefret ve intikam duygusu yatır. Sizi çekemeyen bir iftiracı kendisini inciteceğini umduğu suçlamaları, özellikleri, ithamları iftira attığı kişiye yakıştırır daha doğru bir tabirle yapıştırır (!) “çamur at izi kalsın” mantığıyla karalamaya çalışır.

İftira atmak bir insanı incitmenin, onun inandırıcılığını ortadan kaldırmanın en sinsi ve çirkin yoludur. İftira ancak kendini ispatlayamayanların ya da sizi çekemeyenlerin kirletmek için yaptığı pis bir durumdur. Asıl konu arkadaşlarınızı yanlış yönlendirip size karşı cephe almasını sağlamaktır.

Somut olarak gösterdiği hiç bir şey yokken bir insanı karalamak ancak seviyesi düşük insanların işidir. Üstelik atılan iftira bir ayna gibi kişinin bilinçaltını yansıtır. Bastırdığı duygularını, gizlediği suçlarını, günahlarını, hırslarını, intikam duygularını ve kötü niyetli hayallerini yansıtır.

İftiralar hayalleri yansıtır çünkü bunlar karşıdaki insanı görmek istediğiniz şekilde tasfiye eden asılsız suçlamalar başka bir deyişle hayallerdir. Kuşkusuz iftira atmak insanoğlunun sahip olabileceği en kötü alışkanlıktır. Bizde tam da bu durumun enflasyonu yaşanıyor.

Evet, iftira bir tür alışkanlıktır. Bazı insanlar iftira atmaktan tarifsiz bir zevk alırlar. Onları zehir akıtır gibi rahatlatır. Büyük bir çoğunluğu kendilerinin iyi insanlar olduklarını, kötü bir ahlak yapısına sahip olmadıklarını iddia ederler. Kimseye İnsanların zararlarının dokunmadığını ve kötü yönlerinin olmadığını söylerler. Aylar yalan, yıllar yalan.

Kimi insanlara gösteriş yapmak için, kimisi egosundan,  kibrinden, kimi insanlara bir çıkar sağlamak için, kimi birilerinden kendini korumak için, kimi ise bir başkasına kötülük yaparak iftira atmak için yalan söyler. Büyük bir kısmı ise çok basit nedenlerden dolayı ya da sırf ağzı alışık olduğu için yalan söyler, fakat yalanın gerçekte ne kadar kötü bir akıl bozukluğu olduğunu, bir gün karşılık göreceklerini hiç düşünmezler.

Sonuç olarak Unutulmamalıdır ki; “güneş balçıkla sıvanmaz”, yalan ve iftira ile kurgulanmış bir hayat mutlaka açık verir, çelişkilerin ve detayların içinde boğulur ve bu çirkin sözler iftira atanın kendisine döner, ayağına dolanır.

Hayatta iki şeyi unutacaksın demiş Mevlana; Sana yapılan kötülükleri, Yaptığın İyilikleri unutacaksın… Ölçü bu olunca kendimizi bir hizaya çekelim beraberce. Ve neden iftira ederiz, niye yalan söyleriz bir bakalım işin aslına. Yalana- iftiraya kimler sarılır, hiç düşündünüz mü?

İftira ancak “kendini ispatlayamayanların” ya da “sizi çekemeyenlerin” kirletmek için yaptığı pis bir durumdur. Asıl konu arkadaşlarınızı, çevrenizdekileri, hatta evinizin içindeki ailenizi bile yanlış yönlendirip size karşı cephe almalarını sağlamaktır. Şahsen bizi çekemeyenleri hiç itibara almıyorum. Siz de almayın, tavsiye ederim. Bırakın sizi “çekemeyenler çatlasın !” 

Amma kendini ispatlayamayan, aciz, beceriksizler var ya, işte bunlara dikkat edin.   Somut olarak gösterdiği hiç bir şey yokken bir insanı karalamak ancak seviyesi düşük insanların işidir. Bunlar karakterleri icabı hep pislik içindedirler. İşleri güçleri karalamak, çamur atmak, kim ama kim olursa olsun, kimlik, kişilik, makam, mevkii gözetmeden, nerede bir başarı varsa, nerede güzel bir iş işleniyorsa muhataplarını hedef almak en büyük marifetleridir. Hemen, hiç vakit kaybetmeden iftira ve karalama kampanyalarını başlatırlar.

Üstelik atılan iftira bir ayna gibi kişinin bilinçaltını da yansıtır. Bastırdığı duygularını, gizlediği suçlarını, günahlarını, hırslarını ve hayallerini de yansıtır. Bir de bakmışsınız hiç ummadığınız kişiden, hiç ummadığınız zamanda öyle şeyler sadır olur ki, şaşırır, kalırsınız.

İftiralar hayalleri yansıtır çünkü bunlar karşıdaki insanı görmek istediğiniz şekilde tasvir eden asılsız suçlamalar başka bir deyişle hayallerdir. Kuşkusuz iftira atmak insanoğlunun sahip olabileceği en kötü alışkanlıktır. Hani derler ya meşhur sözdür “alışmış kudurmuştan beterdir” diye. İftira atmak kötü alışkanlıktan öte bence müzmin bir hastalıktır.

 Evet, iftira bir tür alışkanlıktır, hastalıktır. Bazı insanlar iftira atmaktan tarifsiz bir zevk alırlar. Onları zehir akıtır gibi rahatlatır. İlla o habis zehirlerini akıtacaklardır. Çoğu zaman bu hastalar o kadar zalimleşirler ki gözlerine hiçbir şey görünmez. Haktır, hukuktur, ayıptır, günahtır akıllarının umurunda bile olmaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar