Zamansız evliliklerin sessiz çığlıkları. Gerçek yaşamlardan.
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Zamansız evliliklerin sessiz çığlıkları. Gerçek yaşamlardan.

04 Ağustos 2020 - 07:39

Çocuk gelinler anlatıyor; '4 yıl kaynanamın koynunda uyudum'

'11 yaşında evlenip çocuk doğuramıyorum diye ayrı bir şiddet, işe güce yetişmeyince ayrı bir şiddet...' Erken yaşta evlilik İslam ülkeleri ve Türkiye’nin hâlâ en başta gelen toplumsal sorunu olarak görülüyor. Bu soruna karşı çok sayıda kadın derneği muhtar, imam ve kanaat önderleriyle bir araya gelerek çalışmalar yapsa da kendini hâlâ ‘evlilik oyunu’ içinde bulan çok sayıda kız çocuğu var.

"Kimisi 6 altına satıldı, kimisi parkta oynayacak yaşta kucağına çocuk aldı. Bazıları evlendirildiğinde o kadar küçüktü ki eşi yerine kayınvalidesinin yanında yattı."

‘Annenin kaderi kıza mı?’

 ‘Annenin kaderi kıza dedikleri doğru mu acaba?’ bu soru annesi 13 yaşında kendisi 15 yaşında evlendirilen bir kız çocuğu soruyu yaratan o anları şöyle paylaşıyor: “Bizim elimizde değildi ki o anlar. Sonuçta babam karar verdi.

16 yaşında anne oldum. Çok küçüktüm anne olmak ne demek idrak edemiyordum. Oğluma oğlum demeye utanıyordum. Bu yüzden büyük oğlum hâlâ onun eksikliğini yaşar, bana da söyler bunu. Şimdi 15 yaşında büyük oğlum aramızda hala problemler var diğer çocuklarıma oranla.

Bir de o zamanlar çocuk bakmayı sadece altını temizlemek, karnını doyurmak, uyutmak sanıyordum. Oysa öyle değil bir çocuğun bir sürü ihtiyacı var, onun da psikolojisi var. Sonradan öğrendim bunları.” ben bu yüzden ‘Annemi affetmeyeceğim’

***

 16 yaşında evlendirilen bir başka kız çocuğu ise annesinin ‘kaderini’ yaşayıp yaşamadığını bilmiyor. Bildiği tek şey annesinin akrabasıyla ağlaya ağlaya evlendirildiğidir. Kız  çocuk “Annem kendi akrabasıydı diye beni zorla verdi. Ben de lise 1 öğrencisiydim. Benim istememe rağmen kendi dediğini yaptı ve hayallerimi yıktı.

Okul okuyup meslek sahibi olmak istiyordum. Ama ben asla annemi affetmeyeceğim. Eşim bana o kadar zorluklar yaşattı ki. Ben annemin bana yaptığını kızıma yapmayacağım. Kızımı okutup ona çok iyi bir gelecek hazırlayacağım” diyor ve ekliyor ben de ‘Annemi affetmeyeceğim’.

***

12 yaşında evlendirilen bir çocuk gelin olmayı şöyle anlatıyor; “15 günlük gelindim. Kayınpederim geldi, ineklerin önüne çağırdı. Ben ineklerin önüne hiç gitmemiştim. İneklerin önüne geldiğimde çok korktum. Korktuğumdan dolayı inekler kaçtı. Kaçtığını gören kayınpederim bana kızdı ve beni dövdü. Sonra bu şiddet hep devam etti.

Senin seçme gibi bir hakkın olamaz onlar seçip önüne koyuyorlar. İlk evlendiğimde ev epey kalabalıktı. Çocuktan tut büyüğüne kadar hizmetçilik yaptım. Ben eşimle evlenmedim bütün ailesiyle evlendim. Hamile kaldım ve çocuğum oluğunda çocuk nedir bilmiyordum.

Çocuğuma bakamadığım için hep hastaydı. 1,5 yaşına kadar çocuğumla birlikte doktorlarda süründük. Çünkü ben çocuk bakmayı bilmiyordum. Annem babam beni okutsaydı bir Kitap yazmayı çok isterdim. Sürekli rüyamda diploma aldığımı görüyorum.” Çünkü ‘Çocuk nedir bilmiyordum’

***

11 yaşında evlendirilen bir başka kadın o anları şöyle anlatıyor: “Beni 11 yaşında evlendirdiler 40 yaşındaydı eşim. Ben çok küçüktüm o da çok büyük. Zaten 3-4 yıl kayınvalidemle yattım. Ben 7 yıl çocuk doğuramadım. Doktorlara, hacılara, hocalara götürdüler beni. Çocuk doğuramıyorum diye ayrı bir şiddet, işe güce yetişmeyince ayrı bir şiddet.

Kayınvalidem yatalak oldu. 10-11 yıl ona baktım, her şeyiyle ilgilendim. Bu arada çocuklarım da oldu. Sonra zaten eşim vefat etti. Genç yaşta, beş parasız, 7 çocukla aç perişan ortada kaldım. Ama ahdım var, üç kız anasıyım, birini 22 yaşında evlendirdim diğerlerini de o yaştan büyük evlendiririm.

Benim hayatım mahvoldu, çocuklarımı da verip hayatlarını mahvetmem.” diyen binlerce çocuk yaşta evlendirilen kızlar ve yaşadıkları dramatik hayatlar Türkiye ve İslam ülkelerinde binlercesi yaşanıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar