Zorba yönetim daha ne kadar dayanır?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Zorba yönetim daha ne kadar dayanır?

14 Ağustos 2020 - 07:37

Esas mesele değişimden, halktan, haktan, özgürlükten, kurtuluştan adaletten yana olmak ve tavır almaktır. Kuşatma altında olduğumuz bu Statüko ile değişim arasındaki kavga inanıyorum ki bireyin ülkenin ve yurdun kazancı yönünde gerçekleşecek.

İşaretler çok kötü, Türkiye büyük bir fırtınaya yakalanarak omurgası zarara uğratılmış bir şekilde Türkiye halklarının can ve mal güvenliğini ve yaşamını tehlikeye atmakla da kalmıyor, Kıbrıslıtürk toplumunu da ateşe atıyor. Erdoğan tek adam rejimi milyonları düşünmüyorsa üç beş yüz bin insanı hiç düşünmez.

Akdeniz'e de taşıdığı saldırılarını gerilim ve savaş politikalarını, gelmekte olan fırtınanın işaretleri olarak görebilirsiniz. Suriye'deki halkların başına gelenlerin daha beteri bir kez daha bizim başımıza gelebilir. Türkiye'deki zorba yönetimin ölçüyü kaçırdığını hatırlatalım.

Fetihçi bir anlayışın statükoya çakılıp kalmaları işlerine geliyor. Yitirmekte oldukları oy oranlarını yeniden artırabilmek için yapamayacakları delilik kalmadı. Bütün sorunlar artık karmaşık hale getirilirken her şey birbiriyle yakından ilgilidir. Halkların içine düşürüldükleri bu kişilik bozukluğu sayesinde savaş politikalarına mehter marşları eşliğinde destek veriyor.

Bu yobaz, cahil takımı yaşanacak bir savaş durumunda kendi çocuklarını, torunları kaybedeceklerini de düşünemez hale getirildiler, Çok da omurlarında değil çünkü şehit maaşına bağlanacaklar ya o daha önemlidir bu beyinsizler için.

Savaş çığırtkanlığı yapanlara diyeceğim şudur, unutmayın siz savaş isteyebilirsiniz ama büyük çoğunluk barış istiyor. Çünkü biliyorlar ki insanlık olarak aynı güneşin altında birlikte yaşıyoruz dahası fırtına yaklaşırken can çekişen zorba yönetim her şeye zarar veriyor, bünyeyi içten içe parçalıyor, çürütüyor.

Baktığımız zaman görünen bölgesel sorunlar bir savaş yaşanmadan çözülemez mi? Akıl yolu ve diyalog kurmayı başaranların çözülemeyecekleri hiç bir sorun yoktur. Saraydan yönetilen havuz medyası tıpkı Hitler dönemi propaganda yöntemlerini kullanarak toplumun bir bölümünü galeyana getirirken yönetim sonun Hitler gibi geleceğini göremiyor mu?

Erdoğan’ın elinde tuttuğu baskıcı faşist statüko, varlığını sürdürmek için Adaleti,  Hukuku yok ediyor. Halbuki Hukuk, Adalet ve insan hak ve özgürlükleri bizim, sizin ve tüm insanlık için, tüm halkların birlikte yaşaması için yegane çaremiz ve isteğimizdir.

Türkiye halkları ile birlikte bizler de bu adada yaşayanlar olarak bir kirlenme, çürüme ve çözülme hali yaşıyoruz. Ne için? Varlığını bütünüyle kaybetme telaşı yaşayan, kurduğu statükoyu, diktatörlük rejimini bir miktar daha yaşatmak için çırpınan bir zalim var karşımızda...

Var edilen eksik, yanlış her şeyi, yıkmakta kararlı olan bu zorbalara karşı, geleceğimizi hırsızlıkların, yolsuzlukların üzerini kapatmak için de ayrıca bir gayret içinde olmaları kadar doğal bir gerçek olamazdı, bunu yapıyorlar, tam teşkilat olarak...

Baksanıza, devlet rantı ile hayat süren bu menfaat şebekesi, çeteleri ile birlikte varlığını artık hukukun bütünüyle ortadan kalktığı bir ortamda sürdürmek için korkudan, panikleyerek kan ter içinde kalırken, her alanda her gördüğünü katlediliyor.

Mesela, eline silah tutuşturulan bekçiliğe soyunan, savunmasız insanları katledenleri kim durduracak? Adamlar cinayet işliyor; ama döktüğü kanın neye hizmet ettiğini hiç düşünmüyor. Kaos ortamı giderek büyüyecek, etrafımızı çepeçevre saracak bir tehlikeye zemin hazırlanıyor

Bu gidişatı kim, nasıl, neyle durduracak gerçekten ben merak ediyorum? Türkiye'de yürekli, cesaretli, korkusuz bir muhalif lider olan Demirtaş vardı ve böylesi bir korku yaratan engeli, mevcut statükonun zindanlarından çıkartıp önlerine koyabilir misiniz?

Diktatörler unutulmasın ki ilelebet iktidarlarda kalıcı değil,  o yüzden halkların direnci her şeyden daha önemli. Tarih boyunca bu türden yönetimlere karşı keskin karşı koyan bir gelenek de var ve özellikle Kürdistan toprakları onların yüzü suyu hürmetine değil ölümüne evsahipliği yapıyor.

Şimdi şu berbat statükoyu sürdürmek adına, toplumun sağlıklı reflekslerine karşı amansız bir savaş mücadele ve direniş sürüyor. Tam manası ile bir savaş. Kazanan kim olacak? Mevcut statüko mu? yoksa o yalan, talan, baskıcı zorba yönetime karşı direnenler mi? Bana göre mazlum halklar kazanacak

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar