"Zulme karşı direneceğiz"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"Zulme karşı direneceğiz"

22 Eylül 2021 - 08:36

Bir izleyicimiz görüşlerini özelden yazma gereği duydu. Bana gelen bu düşünceyi okurlarımızla paylaşmak istedim. İşte o mesaj” İyi akşamlar Kazım bey Ben İzmir'den Takip ettim Erdal beyle yapmış olduğunuz söyleşi programını hayretle ve ne yazık ki Erdal ERYENER arkadaşımıza yapılan haksız kanunsuz muameleleri esefle ve nefretle üzülerek dinledim.

 Bunlar Tayyip pisliğinin kukla taşı Ada ayağını oluşturuyorlar, bence yapılanların gün gelip yapanlardan hesabının sorulacağı günlerin yakın olduğuna inanıyorum.  Abbas yolcu zaten buradaki pisliğin sonu geldi Tatar nasıl çıkacak insanların karşısına bunları göreceğiz bir bir hesabı da görülmeli yargılanmalılar.

 İnsanın sağlık hakkını gasp edip ölüme ter keder mi vatandaşını? Orası bir devlet ise maalesef devlet falan değiller tanıyanda yok tanınması da imkansız Rum dedikleri düşman dedikleri ülkenin Affedersin d..... bile olamazlar yazıklar olsun insanlığından utansınlar”

Maalesef böyle yaptılar Erdal beye işkence yapılıyor biliyorum ama yazıktır bir insanın yaşam hakkını kimse elinden alamaz bu suçtur devlet yapınca da suçtur insan yasam hakkı diye bir şey biliyorlarsa nerden bilecekler önce kendilerini san şöhrete kaptırmışlar kendilerini.

Sanki ülkeyi kendiler yönetiyorlarmış gibi ama kukla bunlar,  maalesef baskı ve sindirme anlayışı içinde davranışlar kimseye yaramaz gün gelir hesabını öderler kişinin cezaevinde dahi olsa sağlığı ve yaşamı devletin garantisindedir eğer devlet ise bilinci taşıyorlarsa.

Ben Din dil ırk hiçbir şey gözetmeden insanlık ne ise onun yanındayım,  haksızlık hukuksuzluğun tam karşısındayım, hazmedemiyorum insanlara yapılan hukuksuzlukları, haksızlıkları,  içlerine sindirebiliyorlar mı acaba? Gün gelip insanların karşısına nasıl çıkacaklar merak ederim.  Yapılanları unutacak mı bu insanlık dışı hukuksuzlukları bu insanlar?

 Evet, kardeşim, bu adada olup bitenler ve baskılar çok dillendirilmiyor örneğin Erdal bey çok hasta ve yaşam mücadelesi veriyor ama sağlık hizmeti ona kendi vatanında esirgeniyor.  Acı verici tarafı Erdal Bey yaşama tutunabilmesi için gidip Hristiyan oldu, vaftiz oldu, ismini Rum ismi aldı kendi ‘devleti’ ona sahip çıkmadığı için buna mecbur edildi.

Erdoğan talimatı ile halka rağmen halkı yönetmeye kalkışanların baskı gücüyle milleti korkutup yıldırdıkları, ayrımcılık yaparak suya sabuna dokunmayan konularda dahi sorun çözmek yerine zalimce davrandıklarını gördükçe daha da tiksiniyor insan. Zalimlik hareket karşıtıdır, zapturapt altına almadır. Başaramayacaksınız

İşkence ettikleri, yok hükmüne terk ettikleri mağdurlarını kendi ‘masumiyet’ karinelerinin malzemesi haline dönüştürüyorlar. Hikâyelerine onay veren, onları dillendirip çoğaltan savunanlar bakımından zalimler hiç yalnız kalmıyorlar, peşlerinde her an hazır ve nazır fedailer ordusu iş başında.

Zalimlerin ve onların tetikçilerinin komplolarının neredeyse teslim aldığı bir hayat. Bir zalimlik uygulaması her köşeye, her türden ilişkilere doludizgin sirayet ediyor. Zulümlere karşı duranların dillerini, tavırlarını, tepkilerini bile birer ikişer ehlileştiriyor, onları kendi şuursuz suç ortakları haline dönüştürebiliyor.

 Yeni türden bir kuklalar rejimi kuruluyor adeta. İtiraz ederken, karşı dururken itaatin kapanına yakalanmak, kıstırılıp kapatmak bu. İtiraz etmenin, karşı olmanın olmazsa olmazı, farklı düşüncelerini karşı mesafeliliği ilga ediyorlar, sınırları çoğaltıp güçlendirerek ayrımlara çalışıyor, ayrımlaştırılmış parçalara yönelen, aynılığına rağmen onlar arasında olası duygudaşlık ittifaklarını, bir araya gelme imkânlarını imha edebiliyor.

Maalesef bir mahallenin mazlumları kolayca diğer mahallenin zalimleri olabiliyor böylece. İçerikleri başka başka bir zalimlik biçimi hâkimiyetini giderek güçlendiriyor bu ada yarısında ama kaba hatlarıyla işte zalimliğin biçimi: Emir, dayatma, hile. Burada kalınırsa mağlubiyet çok olası.

Görmenin ve konuşmanın bu hali, bu yöndeki her türden çaba, algıların ve duyguların zalimlikle yaralanmışlığını sağaltabilir, hasarları giderebilir. Zulme uğrayanlar arasında yoldaşlığın yollarını açabilir. Yoldaşlık, bir şey üreterek bir yolu birlikte yürüyebilmek demektir.

“Zulme karşı direneceğiz”

“Yılgınlık yok direniş var”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar