Ankara, Ankara olalı böyle ilgi görmedi
Nazan Gözdağ

Nazan Gözdağ

Ankara, Ankara olalı böyle ilgi görmedi

06 Ekim 2020 - 16:39

Yaşan son olaylarla birlikte... 

Libya'nın askeri ortamdan, siyasi platforma sızması ile son dönem gelişmeleri enteresan şekilde canlandırdı... 

 

Fas'ta ve Montrö'de gerçekleştirilen diyalog toplantılarının hemen ardından Başkanlık Konseyinin yeniden yapılandırılması düşünceleri pazıldaki son parçada yerine oturtuldu. 

 

Kısacası, Trablus ve Bingazi'de meydana gelen halk gösterilerinin yol açtığı içteki soğuk siyasi gerilimi... 

 

Serrac ve Hafter'in sözde başbakanı Tınni görevden çekilme kararı aldıklarını açıkladılar. .. 

 

Aslına bakarsanız Serrac'ın yapmış olduğu  

görevini devretme konusundaki açıklamaları...  

 

Devlet Başkanlığı Konseyinin yeni şekli... 

 

Siyasi tabandaki gerilmeleri ve yeni bir kaos çağrısının haberini veriyor... 

 

Öte yandan Hafter'e, kol kanat geren devletlerin.. 

 

Kendi taraftar devletlerini kurumlarının ciddi anlamda ekip getirme çabalarında ise fazlalık oluşturabileceği kesin görülmektedir...

 

Bana kalırsa kurmak istedikleri bu siyasi içerikli puzzla bakıldığı zaman, her ne kadarda henüz parçalar tam olarak yerine oturmasa da... 

 

Libya'da kendine siyasi bir gelecek oluşturma hevesinde olan... 

 

Kişi veya kişiler, normal olarak dış dayanak arama noktasına gideceği sonucuna benziyor... 

 

Tüm bu olanlarla birlikte... 

 

Peki bu durumda... 

 

Libya'nın rekabete dair sosyal ve siyasi görünüşü yeni bir ortak yönetime veya dağılıma uğrayabilir mi?. .. 

 

İşte tamda bu noktada... 

 

Libya'nın iç siyasetteki bu yarışı karmaşık  bir yolda seyretmesi hedef tahtası olmasına da neden olabilir...

 

Karşıdan bakıldığı zaman... 

 

Yani Halid Mışri ve Akila Salih arasında Fas'ta gerçekleştirilen görüşmeler... 

 

Libya'daki krizin sonlandırılmasında son noktayı koymuş gibi görünüyor. 

 

Elle tutulur bir açıklama yapılmış olmasa da ayni hafta içerisinde Mışri'nin Ankara'da, Hafter ve Salih'in Kahire'de oturum yapması da kafaları karıştırmaya yetiyordu... 

 

Öte yandan aralarının limoni olduğu da gözlerden kaçmazken... 

 

Hafter ve Salih'i ayni arenada bulunma girişimleri, Şişli'ye zor anlar yaşattığını da fısıldıyor... 

 

Bu bağlamda Libya Diyaloğu adı altında gerçekleştirilen Montrö görüşmeleriyse elle tutulur bir gelişme olarak kendini arenaya attı...

 

Şu anda bakıldığı zaman Libya siyasetinde kaynayan kazan iyice fokurdamaya başladı bile... 

 

Siyasi arenadaki gergin hava arttıkça... 

 

Libya içerisindeki havayı  kontrol altına almak isteyen devletlerin ifadeleri ve kontrolü ele alma girişimleri iyiden iyiye hissediliyor...

 

İşte tamda şu anda gelinen aşamada... 

 

Türkiye ve Rusya'nın, Libya için yürütmeye çalıştığı görüşme çabaları ise diğer devletlerin kaygılanmalarına yol açıyor...

 

Diğer bir dikkat çeken açıklama ise... 

 

Lavrov'un, hafta içinde "Türkiye ile uzlaşıyı" haber veren açıklamaları da güne damgasını vurmuş oldu...  

 

Biliyorsunuz ki!... 

 

Her iki ülkenin de Libya'da askeri varlıklarının bulunması özelliği taşımaktadır...

 

İşte şimdi yavaş yavaş bu karmaşık puzzle oyunundaki son parçaların ortaya çıkması... 

 

Siyasi arenada sadece kendilerinin söz sahibi olmak isteyen Hafter ve Salih ikilisi ve destekçileri olan devletlerin ortak istemleri... 

 

Rusya'nın ve Türkiye'nin Libya'daki oynanan puzzle oyunundan çıkartılması gerçeği yatıyor... 

 

Gerçekte ; Rusya'nın, Libya'daki varlığını desteklediği ise... 

 

Amerika, Afrika Komutanlığının yaptığı her açıklamasında net bir şekilde dile getiriliyor... 

 

Bundan da anlaşılacağı üzere... 

 

Amerika Birleşik Devletleri'nin, ayni şekilde Türkiye'yi de, Ruslarla aynı pakete koyma çabalarında olduğu görünüyor. 

 

Ayrıca altının çizilmesi gereken diğer bir önemli konu ise... 

 

Amerika'nın askeri ve siyasi endişelerinin ilerisinde ekonomik formatı bulunan teşebbüsleri de hayli dikkat çekici bir safhada görülüyor... 

 

Şunu da düşünmeden edemiyorum... 

 

Belki de Amerika'nın, zihninde yatan şeytani emelleri arasında... 

 

Libya merkez bankası hesaplarını kontrol altına almak olabilir mi?... 

 

Veya belki de... 

 

Libya'nın petrolden elde ettiği gelirlerini bir Amerikan bankasında toplayarak, kontrol altında tutmak istemesine olabilir... 

 

Amerika'nın gözü doymayan bu açlığı, tek kelime ile açıklayacak olursak... 

 

Daha öncede konu haline getirip ve her fırsatta gündeme getirerek dillendirdiği... 

 

Libya'nın güvenlik sektörü reformunu 

Jones isimli bir ABD firmasına ihale ettirerek savunma ürünü olarak da ihraç etmek istemediydi... 

 

Sonuç itibarı ile Washington'un (ABD) yaptığı şeytani hesaplarını hayata geçirebilmesi için... 

 

Ankara ile iş birliğine gitmesi ve ilişkilerini zorunlu olarak gündemde tutması gerekiyor...

 

Yoksa Amerika kimse için boşa kürek çekecek bir zihniyete sahip bir ülke değildir... 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar