"Bu gidişle eve değil, odalara kapanacağız"
Nazan Gözdağ

Nazan Gözdağ

"Bu gidişle eve değil, odalara kapanacağız"

10 Ağustos 2020 - 11:43

Covid-19 pandemisinin güya normale dönüş günlerindeki etkisi ile virüsün hastalık yapıcı gücünün henüz azalmadığını görüyoruz. “Normale dönüş” olarak tanımlanan bu süreçte vakaların artış hızı, süratle devam ederken "peki şimdi ne olacak” demenin zamanı geldi ve geçti bile.

Dünyanın en büyük pandemilerinden sayılan Covid-19, normal olmayan bir yaşam tarzını istemesekde hayatıımıza almamıza neden oldu.

Bu sürecin “güya normale dönüş” olarak adlandırılarak bizlere yanlış aktarılması  duyulan endişe ve korkuyu dahada artırdı.

Peki şimdi ne olacak?
Bizi daha nasıl bir süreç bekliyor?
Yeniden evlerimize kapanacakmıyız?  Özgürlüğümüzden uzak kalmamız gibi yeni tedbirler almamız gerekecek mi?

Aslına bakarsanız...

“İzolasyon... İzolasyon... İzolasyon... Hala mutlak süretle tedbirleri elden bırakmayarak izolasyon sağlamaya devam etmemiz gerekiyor. Bence belki en az daha İki-üç haftalık  mutlak izolasyon şart.”

Gördüğüm kadarı ile halk bunu ciddiye almayarak toplu halde deniz sahillerinde, barlarda ve restorantlarda kucak, kucağa cirit atıyor.

Size sadece şunu söyleyebilirim,... inandığım ve gördüğüm manzaralar karşısında bu kez sadece, eve kapanmakla da kalmayıp hatta ve hatta odalara kapanabileceğimizi! söyleyebilirim...

Evet yanlış duymadınız!

Şu anda verdiğiniz tepkileri görür gibi oluyorum... Evi anladık da odalara kapanmak da nedir?” dediğinizi duyuyorum.

O zaman şöyle anlatayım:

İkinci dalganın vuruşu ile...

“Evdeki yaşayan tüm bireylerin birbiriyle de  teması kesmesi gerekecek. Ayni çatı altında yaşayan bireylerin İlişkilerini en aza indirgemesi şart olacak. Hane içinde ortak kullanılan malzemelerin paylaşılmaması gerektiği gibi, aralarında üç-beş adımlık mesafeler koymaları gerekecek. Bildiğiniz gibi belli bir yaş gurubunda olan yaşlıların daha fazla etkilendiğini hep birlikte gördük. Fakat şunuda unutmayınuz ki! bu hastalık gençler ve orta yaşlılarda bulaşma riski yok anlamına gelmez . Aksine bu bağlamda gençler daha çok taşıyıcı rolünde olabiliyorlar.”

Ben diyorum ki!
Herkesin evinde izole olmaya devam etmedi gerekiyor. Bunun herkes tarafından sağlanması lazım. Bu salgının şaka olmadığını ve ciddiye alınması gerektiğinide lütfen unutmayalım. Bazı durumlarda yukarılardan gelen kati ve sert tedbir yasakları olabilir. Fakat ille ki devletin bize sürekli bunu hatırlatmasını ve bu şekilde ciddi  yasaklar getirmesi mi gerekir?

Mart ayından beridir kimimiz ailemizi kaybetti , kimimiz arkadaşlarını, dostlarını kaybetti. O yüzden bunu ciddiye alarak bir süre daha kendi kendimize izolasyonu sağlayabiliriz.

Bunun sağlamak için devamlı olarak birilerinin size hatırlatmasını ve uyarmasını beklememelisiniz. 

Tüm uğraşlara ve yapılan onca araştırmaya göre karşımızdaki düşmanı yok edecek aşı henüz bulunamadı. Bu yüzden Yapılan tüm açıklamaları can kulağı ile dinleyip, ailenizi ve sevdiklerinizi bir süre daha koruma altına alın.

KEŞKE DEMEMEK İÇİN LÜTFEN BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar