Kobay Bill Gates olmalıydı
Nazan Gözdağ

Nazan Gözdağ

Kobay Bill Gates olmalıydı

18 Ağustos 2020 - 16:57

Bütün dünyada Rusya'nın Covid-19’u yok edecek aşıyı buluşu konuşuluyor.

Fakat buradaki en önemli nokta Covid-19 aşısının ilk olarak Putin’e  yapıldığını belirten açıklamalardı.

Dikkat etmişseniz aşının geliştirildiği ile ilgili yapılan açıklamalarda, aşı ile ilgili henüz hiçbir bilgi verilmedi.

Peki ama neden?

İşte o düşündüğümüz her ne olursa olsun, her ne yapılırsa yapılsın, bahsedilen Konuda Rusya olunca istemesek de akıllar da bir "şüpeci nedenler” veya bir "şüpeci acebalar" oluşmaya başlıyor.

Sizce Rusya'nın yaptığı bu açılamalar  gerçek olabilir mi?

Rusya'dan yapılan diğer ilginç bir açıklamada şöyle diyordu;

Yapılan araştırmalara İsrail tıp kuruluşunun da dahil olduğunu ve “Moskova’da bulunan hastane ile Covid-19 aşısını bulmak için Rusya ile işbirliği içerisinde aşıyı geliştirme çalışmalarını başarı ile sonuçlandırdıkları yazıyordu.

Yine de dediğim gibi “Acabaları ve şüpheci nedenleri" ön plana koyarak aşıyı bulmuş olabilirler mi?

Tamam da...

Neden aşı ile ilgili hiç bir açıklama ve verilerden bahsedilmiyor...

İşte benim kafamda “acabalar ve şüpheli” düşünceler iyice tavan yapıp kendi kendime konuşurken, aklıma şöyle bir soru getirdi;

Peki ama daha önce SARS virüsü Hong Kong'da ortaya çıkmamışmıydı?

MERS virüsünün ise Orta Doğuda ortaya çıkmasıyla binlerce insan hayatını kaybetmemişmiydi.

Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri arasında Hong Kong'da başlayan SARS salgını neredeyse pandemik hale gelmiş ve dünya çapında 8422 vaka ve 916 ölüm görülmüştür.

Dünya Sağlık Örgütü ölüm oranını %10,9 olarak açıklamıştır.

Haftalar içinde SARS virüsü 2003 yılının başlarında Hong Kong'dan 37 ülkede yayılmıştır.

O dönemlerde bu iki virüse karşı  yapılan çalışmalar ve araştırmar hiçbir şekilde yanıt vermemişti.

Aslına bakarsanız...

Ayni şekilde yine  yapılan araştırmalar ve açıklamalarda Bu iki Virüsünde tıpkı COVID-19 gibi insanlara hayvanlardan ( develer, yarasalar) bulaştığı düşünülmekteydi.

Hasta insanlardan diğerlerine enfekte kişiyle aynı ortamda yaşamak veya bakımını yapmak gibi yakın temasla bulaşabileceğini,

Mikroplarla kirlenmiş yüzey ve eşyalarla temas etmiş ellerle ağız, burun ve gözlere dokunmakla; hapşırma, öksürme ve konuşma esnasında havaya atılan damlacıkların solunum yoluyla alınmasıyla virüs insanlara geçebileceği.

Hastaneler gibi sağlık ortamlarında da diğer hastalara ve sağlık çalışanlarına bulaş söz konusu olduğu gözlemlenmemişmiydi? .

O zaman akıllara gelen ilk şüphe yaratan sorular, beni daha çok şüpheci düşüncelere itti.

O dönemde de bu iki virüsün için yapılan tüm çalışmalar karşısında hiçbir aşının bu tür vürüsler karşısında etkili olmayacağı açıklamalarınının defalarca söylendiğini de hatırlıyorum.

Ayrıca birçok bilimadamı tarafından yapılan açıklamalarda, bu tür virüslere karşı hiçbir aşınında üretilmesinin mümkün  olmayacağı resmen açıklanmıştı.

Öyleyse bu durumda Rusya’nın “COVID-19” aşısını bulduğu açıklamalarına ne derece inanabiliriz.

Rusya Başbakanı Putin’in çıkıp “aşıyı bulduk”açıklamalarının doğruluk payına güvenebilirmiyiz.

Bu konudaki paylaşımlar karşısında ümitli olmamız gerekirken, bir yandanda aşının yan etkileri ve göstereceği iyileştirici etkileri konusunda hiçbir oran ve veride belirtilmemiştir.

Neyse bekleyip göreceğiz...

Fazlada takılıp karamsar bir modada girmemek gerekiyor.

Bana sorarsanız aşının ilk önce PUTİN’E değil BİLL GATES’E yapılması taraftarıyım.

Günlerdir çıkıp ekranlarda G5 ve G6 takıntıları ile boy gösteriyor.

Kesinlikle kobay fare BİLL GATES olmalı.

Kısacası şunu anlatmaya çalışıyorum...

Tüm bu çelişkiler karşısında,...

Herkesin bu konuda bilinçlenmesi ve aşı ile ilgili çok dikkatli olması gereklidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar