1 Mayıs İşçi Sınıfının Bedel Ödeyerek Mücadele...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

1 Mayıs İşçi Sınıfının Bedel Ödeyerek Mücadele Başlattıkları Gündür

02 Mayıs 2021 - 10:06

Zenginlik sömürünün sonucudur. Tabi ki bu sömürü emek sömürüsüdür. Kapitalist toplumlarda egemen sınıf olan burjuva sınıfı, devlet erkini elinde tutarak sömürüyü sistemli hale getirmiştir. Çıkardıkları yasalarla kendi egemenliklerini korumayı da  bilmişlerdir.

Tüm devlet organları onların emrindedir. Yasaları onlar sömürülen sınıfı kontrol etmek içim çıkarırlar. Kendileri yasalar karşısında mutlaka üstün pozisyondadırlar. Bunun aksini savunmak yalan söylemektir.

Her ne kadar anayasalarda eşitlikten bahsedilse de uygulamada hayatın her alanında  bunun böyle olmadığı görülür.  Bugün dünyada işçi haklarından bahsedilirken bunun büyük mücadeleler sonucunda büyük bedeller ödeyerek ortaya çıktığını bilmemiz gerekir.

1 Mayıs 1886’da Amerika’ daki İşçi Sendikaları Konfederasyonu emek sömürüsüne karşı direnişe geçtiler. O günlerde haftada 6 gün ve günde 12 saat çalışma koşullarının dayatılmasına karşıydı bu direniş.

Siyahı ve beyazı ile birlikte tam bir dayanışma içinde olan bu direniş  karşısında burjuvazi paniğe kapıldı. 4 Mayıs günü işçilerin düzenlediği miting alanında patlatılan bir bomba  polislerin ölümüne ve yaralanmalarına sebep oldu.  Devletin düzenlediği bu provokasyon nedeniyle 8 işçi önderleri  tutuklandı ve idam edildiler.

1889’da toplanan 2. Enternasyonalde bu direnişin anısına 1 Mayıs Gününü tüm dünyada Birlik, mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanması kararı alındı.

Bugün işçilerin  günde en çok 8 saat çalıştırılmalarının ilk mücadelede ödenen bedellerle kazanıldığını unutmamak gerekir.

Geçen yıl başlayan ve dünyamızı tehdit eden Covid 19 salgını nedeniyle yapılan uygulamalardan en çok etkilenen yine işçi sınıfı ve köylüler olmuştur. Emperyalist ülkeler sömürü nedeniyle elde ettikleri zenginliklerini aşının bulunması ve bu aşıya önce kendilerinin erişmesini sağladılar. Uluslararası ilaç şirketleri  kârlılıklarını artırmak için birbirleriyle büyük bir rekabete girmişlerdir. İnsani değerler  yerine her zaman olduğu gibi azami kar hırsı gözlerini  bürümüştür.

Hem aşı üretiminin yetersizliği hem de aşı fiyatları nedeniyle  az gelişmiş ülkelerde aşılara erişme olanaksızdır. İnsan hayatı karşısında bile ticari kar ve sömürüyü önde tutan bu aç gözlü sermaye sadece kendilerini düşünmekte ve yoksul  insanların  ölümünde kıllarını kıpırdatma ihtiyacı duymamaktadırlar.

İçinde yaşadığımız şartlarda bizde de en çok etkilenen özel sektör esnafı ve işçileridir. Özel sektör işçilerinin örgütsüzlüğü emekten yana olan tüm siyasi parti ve sendikalarımızın ortak ayıbıdır.  İşyerlerinin kapalı olduğu dönemlerde  gün işleyip gün yiyen yani birikimi olmayan işçiler ve aileleri çok zor koşullarda yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakılmışlardır.

Devletin verdiği yardımlar  ise tam bir aldatmacadır. İşçilerin birikimleri ile oluşan fondan karşılanan bu yardımlar bir lütuf gibi sunulmakta ve bu konuda politik avantaj sağlama peşinde olduklarını biliyoruz. Aynı şekilde İhtiyat sandığındaki birikimleri de bu şekilde kullanmışlardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar