AĞIR OL DA MOLLA DESİNLER
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

AĞIR OL DA MOLLA DESİNLER

11 Mayıs 2021 - 09:39

Ersin Tatar politikaya atılınca yaptığı siyasi konuşmaları hep hamaset nutukları oldu. Her konuşmasına sakin başlar ortalarda heyecanlanır. Sesini yükseltir dinleyenlerden alkış bekler halde cümle sonlarında biraz nefes alır.

 Politikadaki ilk yılların acemiliğinden kurtulmuş olacak ki UBP’nin parti başkanı  olabildi. Parti tabanını etkileme sadece konuşmaları ile olmadığını,  sosyal ve duygusal ilişkiler de içerdiğini söylemek yalan olmaz.

Türkiye’nin isteğini kıramayarak Cumhurbaşkanı olması ve yine Türkiye’nin açık  müdahalesiyle seçilmesi, hayal edemeyeceği bir makamda kendini buldu. Özgüveni daha da arttı. Öyle bir şey yapmalıydı ki tarihte unutulmayanlar listesine adını yazdırmalıydı.

Bu konuda kendisinin pek düşünmesine gerek kalmadı. Türkiye’deki Erdoğan yönetimi Kıbrıs politikasını değiştirdi.  Erdoğan: “Federasyon mederasyon yok” diyerek yeni bir strateji geliştirdi. İki devletli çözüm modeli.

Bu siyaset 1997’ yılında Kıbrıs Cumhuriyet’inin AB’ye üyelik müracaatının kabulü nedeniyle tepki olarak zamanın Cumhurbaşkanı Denktaş tarafından gündeme getirilmişti.  Görüşmeler kesildi. Bir süre sonra da yine Denktaş’ın  isteği ile tekrar görüşmelere başlandı.

Son Cenevre görüşmelerinde Türkiye’nin  hazırlayıp Tatar’ın eline verdiği altı maddelik öneri görüşmelerin çıkmaza gireceğini başlamadan  anlatıyordu. Ben bunun bir blöf olduğunu son dakikaya kadar düşündüm. Umutlandım. Olmadı.

Tatar, bu başarısızlığı büyük bir zafer kazanmış komutan edasıyla  anlatmaya  başaldı.  Tüm konuşmalarının  ekseninde “ egemen iki devlet” vurgusunu kullandı.  Oysa tüm dünya bunun çözümsüzlüğün ana etkeni, çözümün de en büyük engeli olduğunu biliyordu. 

Konuştukça  başarısızlığı daha da tartışmaya başlandı. Hatta kendi partisinin  HAYIR dediği 2004’te yapılan  Annan Planı referandumunu bile “ Türk tarafı evet” dedi diye kullanmaktan geri kalmadı. İnandırıcılığı dibe vurdu.

Bu ruh durumu ile konuştukça tutarsızlığı arttı. Bir gün.” Türkiye’nin adamı olmaktan gurur duyarım” Bir başka söyleşide: “Sen beni bilin, ben Kıbrıslıyım, kimseye biat etmem, kimseye da küfretmem” der. Bir başka gün:  Ben  Osmanlı torunuyum” diye övünür.

Türkiye Dışişleri bakanlığı  Cenevre’de  sunulan altı maddelik önerinin hazırlayıcısı  olarak oklar Türkiye’yi göstermeye başladı. Bu kararın Kıbrıslı Türklerin verdiğini, kendilerinin de bunu desteklediklerini söyleyenler  işin içinde sıyrılmak istediler.

Tabi ki bu durumda bunu savunmak Ersin Tatar’a kaldı. Önerilerin burada hazırlandığını söyledi. İnandırabildi mi? Hayır. Tüm bu tutarsız ve birbirini yalanlayan söylemler Ersin Tatar’ın güvenilirliğini sorgulatır. Bu nedenle danışmanlarına büyük iş düşer.

En azından  halk arasında kullanılan bir atasözünü bir şekilde hatırlatmaları gerekir:

“ Ağır ol da molla desinler”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar