AKP'nin Kıbrıs politikası tam bir şark kurnazlığı
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

AKP'nin Kıbrıs politikası tam bir şark kurnazlığı

16 Ocak 2021 - 03:30

Annan Planı döneminden AKP’nin Kıbrıs politikası Türkiye’deki ulusalcı kesim tarafından çok eleştirildi.  Özellikle Denktaş’ın ABD’deki hastaneden ayrılıp Türkiye’ye gelmesiyle yaptığı açıklamalar ulusal cephedeki hareketlenmeyi başlattı. Tabi buradaki ulusalcılar da aynı çizgideydiler.

AKP’nin alışılmışın dışında bir politika izlemesi buradaki çözüm ve barış yanlılarını da mutlu etmişti. Hatta o zaman bazı figürler Erdoğan’la görüşerek Kıbrıs konusunda onu ikna ettiğini bile övünerek anlatırlardı.

Aslında gerçek hiç de böyle değildi. Akp’nin Kıbrıs politikası ulusalcıların düşündüklerinden farklı değildi. Görünüşte yapılanlar sadece AB olan ilişkilerin gelişmesi için uygulanan bir taktikti. Kıbrıs sorunu konusunda Türkiye’nin atacağı olumlu adımlarla AB’nin takdirini kazanarak AB üyeliği konusunda avantaj elde etmek içindi. Bunu bir ölçüde başardılar.

Özellikle referandumda Türklerin evet oylarının oranı AKP yönetimindeki Türkiye'nin elini güçlendirdi. Bu durum hala daha kullanılmakta ve ne zaman sıkışsalar:”Türkler referandumda evet , Rumlar hayır dediler” sözünü kullanmaktadırlar.

Akp’nin taktiği başarılı bir şekilde devam ederken bir süre sonra Türkiye’deki bazı siyasiler  tarafından yapılan açıklamalar gerçeğin ne olduğunu ortaya çıkardı. Yapılan açıklamalarda referandum öncesi Rum tarafında  kamuoyu araştırmalarından hayır çıkacağının kesinlik kazanması üzerine biz EVET denilmesini sağladık diye övündüler. Kısacası bizleri Türkiye’nin AB üyeliği için kullandılar.

Köprülerin altından çok sular aktı. Türkiye şu anda yanlış ekonomik kararlar nedeniyle büyük bir sıkıntı içindedir. Dış borçlar artmış, hazinedeki döviz rezervi eksilere düşmüştür. Pandeminin de etkisiyle Türkiye tam bir çıkmaz içinde kalmıştır.

Bu durum Osmanlı!nın son yıllarını anımsatmaktadır. Bütün bunların yanında uygulanan dış politika ile başta komşularıyla olmak üzere AB ve ABD ile ilişkileri gerginleşti. Bunları düzeltme yolları aranacağı yerde Doğu Akdeniz’deki tek taraflı eylemler Türkiye’nin daha da zor durumda kalmasına neden oldu.

Uzlaşmacı bir politika yerine güç gösterisini seçen Erdoğan ve AKP iktidarı Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirmiştir. Aranan çıkış yolu AB ile ilişkilerini düzeltmek, ABD ile olan S 400 füzelerin sorunun çözmek ve Kıbrıs sorununda adım atmaktır.

Önümüzdeki günlerde yapılacak olan gayrıresmi 5+1 görüşmelerde Türkiye her ne kadar iki devletlilikten söz etse de bunu bir şark kurnazlığıyla pazarlık konusu yapacak. Elde edeceği kazanımlarla Türkiye’yi rahatlatma  ve Erdoğan iktidarının devam etmesi sağlanacaktır.

Karşılığında tekrar iki bölgeli  federasyona getireceğine inanıyorum. Bu pazarlığı  göremeyen bizdeki ulusalcılar o gün geldiğinde yine hayal kırıklığına uğrayacaklar. Ses çıkarmadan başlarını öne eğip ellerini göbekleri üzerinde bağlayarak duracaklar.

***

Ahmet M. Ertaç: Nidai hocam, aslında Kıbrıs ile ilgili bu politika AKP'ye münhasır bir politika pek sayılmaz. TC derin devletinin Kıbrıs politikası olarak görülmelidir. TC medyası ve tüm siyasi partileri Kıbrıs konusunda ayni zeminde buluşmaktadırlar.

AKP ve RTE'nın Annan planı sürecindeki politik duruş ve eylemleri ise tamamen Emperyalizmin Kıbrıs'taki siyasetinin ve siyasi figürlerinin artık sistemi tıkadıklarını ve emperyalizmin menfaatlerine zarar vermeleri söz konusu olmasından dolayı bir strateji değişikliğine gitmesi olarak da görülmelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar