AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE

30 Ağustos 2021 - 10:18

Kıbrıs’ta bugüne kadar çözüm olmayışının ana sebebi bence tarafların liderleri olmayışındandır. Görüşmelerde Birleşmiş Milletlerin toplum temsilcilerini ”  lider” olarak nitelemeleri onların lider olmadığı gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Lider, toplumlar tarafından seçimle makama oturulmaz. Lider kendini toplumuna kabul ettirerek güven verir. Öngörüleri ile toplumu doğru hedeflere yönlendirir ve başarılı olduğunu gösteren, kanıtlayan kişidir.

Bugüne kadar Denktaş ve Makarios dahil toplumlarının tüm kesimini kabul edeceği bir çözüm hedefiyle görüşmeleri sürdürmediler. Biri Enosis diğeri taksim zihniyetlerinin temsilciğini yaptılar. Dolayısıyla uzlaşamadılar. Çözüm hedefleri hiçbir zaman olmadı. Bu, onların en korktuğu sonuçtu. Olmadı. Yapamadılar.

1974’ten sonra oluşan koşullarda ortak zemin BM’nin de kabul ettiği Federasyon çatısı altında yeniden birleşilmekti. Federasyon görüşmeleri zaman zaman kesintiye uğrasa da  en gerçekçi çözüm olarak gündemdeki yerini koruyor. En azından BM bu konudaki fikirlerini değiştirmedi.

Türkiye’deki Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarı uyguladıkları dış politikalar nedeniyle yalnızlaşmış görünüyor. Buna ekonomik sebepler de eklenince içinden çıkılmaz bir duruma  düşmüştür.

Şantaj politikası ile görüşmelerdeki parametrelerin dışına çıkarak İki devletli çözüm modelini Tatar’a söyletmeyi seçmişler. Bu da Rum görüşmecinin eline koz vermek olmuştur. BM’nin kesinlikle onaylamadığı bu sözde çözüm modeli görüşmelerin de çıkmaza girmesini sağlamıştır.

Bir taraftan “Maraş açılımı” denilerek atılan adımlar diğer taraftan “pasaport iptalleri”  görüşme sürecinin önünü tamamen tıkamış durumdadır. Bunlar en kolay yapılacak işlerdi ve bugüne kadar görüşmeciler bunu başarı ile yapmışlardır. Toplumların isteği bu değildir. Toplumlar insan hakları temelinde BM parametrelerine göre bir çözüm istemektedir.

Tatar’ın iki devletli çözüm önerisine karşı Anastasiadis’in Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş önerisi çok da ciddiye alınmadı.  Kıbrıs Cumhuriyeti bir gerçekliktir ve Kıbrıslı Türkler de bu Cumhuriyet’in vatandaşlarıdır.  Bu doğrudur. 1974’ten sonraki süreçte hiçbir zaman bu konu gündeme getirilmemişken bugün bunu güdeme getirmek pek de inandırıcı bulunmamaktadır.

Başta da yazdığım gibi görüşmecilerin ne bir federal çözüm vizyonları ne de  bunu gerçekleştirecek iradeleri vardır. Çözüme en çok yaklaşıldığı anlarda bile görüşmecilerden biri” Bunu topluma anlatamam” demesi bunun en güçlü kanıtıdır.

Oysa bir lider aldığı kararları uygulayan ve toplumuna verdiği güvenle  bunu anlatabilen kişidir. Bu kişiler olmadığı ve çözüm  “anavatanların” iradesine terkedildiği sürece çözüme giden yollar türkü engellerle doldurulacak.

İşte bu nedenle gelmiş geçmiş yöneticiler ortak çözüm vizyonuyla ve ortak hedefe varamadılar.  Çözümsüzlük konusunda ise çok başarılı buluyorum.  Al birini vur ötekine.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar