ASKERİ TATBİKATLAR KAN VE GÖZYAŞININ OLDUĞU SAVAŞ PROVALARIDIR
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

ASKERİ TATBİKATLAR KAN VE GÖZYAŞININ OLDUĞU SAVAŞ PROVALARIDIR

20 Haziran 2022 - 09:37

Askeri tatbikatlar her zaman komşu devletlerin ilgisini çeker. Hele bu komşular arsında sorun varsa. Yunanistan’da yapılan tatbikatları Türkiye, Türkiye’de yapılanları da Yunanistan büyük bir titizlikle izler.

Bu konuda ilgililer iç ve dış politikaya mesajlar vererek kararlılık göstermeye çalışırlar. Ege adaları dorunu nedeniyle gerginlik yaşayan Yunanistan ve Türkiye birbirlerini haksız uygulamalarla suçladılar.

Erdoğan bunu diplomatik bir dille değil kendi ifadesiyle “millet diliyle” söyledi: “Şaka yapmıyorum” dedi. Konuyu biliyorsunuz. Askerlik yapanlar bilirler. Tatbikatlar yapılacağında bir senaryo hazırlanır.

 Bu senaryolarda genellikle düşman saldırgan olarak planlanır. Düşmanın saldırganlığı karşısında yapılacak olanlar tatbikatta yerine getirilir. Tabii ki tatbikat her zamanki gibi “büyük bir başarıyla “ sonuçlandırılır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nde ya da Kuzeyde yapılan tatbikatlar her zaman karşı taraf için bir tehdit olarak algılanır ve genellikle kınanır. Eleştirilir. Bu eleştiriler tatbikatların insanlık için bir savaş tehditti  olarak eleştirilmesi, barışçıl mesajlar vermesi gerektiğine inanlardanım.

Ersin Tatar da bu geleneğe uygun olarak Rum tarafında yapılan tatbikatı kendine görev edindi. Ama o bunu barışa tehdit olarak değil de PKK ile ilişkilendirerek yaptı. Böylece Hem PKK’yı hem de Kıbrıs Cumhuriyeti’ni eleştirdi. Bir taşla iki kuş vurduğunu sanıyor.

 Abdullah Öcalan’ın pasaportundaki asına takıldı. Sanki de yeni bir gezegen keşfetmiş gibi heyecanlandı. Tatbikata papazlar da katılmış, bazı kişiler silahlarla poz vermiş. Ne ilginç değil mi?

Sanki burada yapılan tatbikatlarda kendisine verilen brifingde yapılanlar farklıymış gibi. Nemasumca bir tavır. Silahlar ne yazık ki üretilirken hep “savunma silahı” olarak üretilir. Tatbikatlar da savunma tatbikatı olurlar.

Oysa sonuçta fakir insanların çocukları, gençleri bu savaşlarda ölürler, öldürtülürler. Her ulus kendi devlet sınırları içinde egemenliğine dayalı bir yönetim anlayışı sürdürse savaşlar önlenebilir.

Bunu engelleyen açgözlü yöneticilerdir. Komşusunun toprağında gözü olan, onun yeraltı ve yerüstü kaynaklarını ele geçirmenin hesaplarını yapanlar savaşın kıvılcımını ateşleyen insanlık suçu işleyen liderlerdir.

Ne yazık ki günümüzde bu tip devlet adamları çokçadır ve örgütlü bir yayılmacılık onların genlerine işlemiştir.

 Kimse bu tatbikatlara masumluk maskesi takmasın. Her tatbikat insanların öldürüldüğü savaşların provasıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar