ATUN VE ÜSTEL ARASINDAKİ GÜÇ SAVAŞI
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

ATUN VE ÜSTEL ARASINDAKİ GÜÇ SAVAŞI

15 Temmuz 2022 - 09:58

Sunat Atun anladığıma göre bu dünyada yeterli yatırımı yaptı artık öbür dünya için yatırımlara hızla devam ediyor. Bu bağlamda kaçıncı defa olduğunu bilemediğim Kâbe ziyaretine bir yenisini daha ekledi.

Geçmişte yaptığı ve inancına göre farz olan ibadeti toplumu pek ilgilendirmezdi. Bu kez kendi bakanlığına bağladığı KIB-TEK’te dağ gibi sorunlar varken hacca gitmesi başbakanı kızdırmış olacak ki müsteşarını görevden aldı.

Sunat Atun da yeni müsteşara imza yetkisi vermedi. Bir bakıma başbakana “hodri meydan” dedi.

Sunat Atun  Erdoğan’ın buradaki gözde prensidir.  O bunu hissettiği için kimseyi takmıyor. Şımarık bir çocuk gibi kimseye kulak vermiyor kendi bildiğini yapıyor.

Başbakan Ünal Üstel her ne kadar da Sucuoğlu’nu ekarte edip o koltuğa oturmuşsa da bunu Erdoğan’ın onayı ile yaptığını unutmuş olamaz.

Eğer kendini Sunat Atun’un üzerinde görmeye başlamışsa suyu ısındı demektir. Bir sebep yaratılarak hükümet krizi çıkarmak ve başbakanı değiştirmek hiç de zor değil.

Ulusal Birlil Partisi üst yönetimi de Atun’un tavırlarından mutlu değil. Partiye zarar verdiğini ve kendi başına buyruk tavırlar içinde olduğunu herkes gibi onlar da görüyor.

Ersin Tatar bu güç gösterisinde doğal olarak” Anavatan Türkiye’nin” yani Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarı’nın yanında duracak. Atun’un yaptıklarını kendisi sineye çekebilir ama UBP içinde herkes onun gibi düşünmüyor.

Bu durumda telefona sarılıp Türkiye’den müdahale etmesin istemesi pek normaldir.

Gelinen bu aşamada artık sağcısı da solcusu da yönetimin Ankara’nın elinde olduğunu anlamıştır. Sağ kesim bunu görmezden gelmeye çalışsa bile ikili sohbetlerde “bu kadar da olmaz yahu” dedirtmektedir.

Tepkisizlikleri şimdilik sürüyorsa var olan çıkar ilişkilerindendir. Bu nereye kadar devam edecek  derseniz  çıkarları zarar görmeye başlayana kadar derim.

Sol kesim içinde bunu yıllar önce görüp de hem toplumu hem de yönetenleri uyarma görevini yapmış olmasına rağmen bazı “sol” veya “demokrat” olduklarını iddia eden partiler  iktidar olma uğruna bunu görmezden gelmektedirler.

KKTC diye bir yapının sadece adı tabelalarda kalmıştır. Gerçek yönetim Ankara’dadır. Buradaki işbirlikçiler ancak bu gerçeği maskelemek için görev yapmaktadırlar. Bu konuda da pek başarılı oldukları söylenemez.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar