BAĞLILIK, SADAKAT ve ÖRGÜT
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

BAĞLILIK, SADAKAT ve ÖRGÜT

16 Ocak 2022 - 10:54

Bu sözcükleri genellikle aynı anlamda kullanırız. Oysa aralarında hem benzerlik hem de farklılık vardır. Bağlılık ve sadakat bir aidiyet duygusudur. Bu anlamda benzerlik vardır. Bağlılık düşük , orta ve yüksek seviyede oluşabilir.

Bağlılıkta mutlaka bir beklenti, bir çıkar beklentisi oluşur. Sadakatte ise tamamen karşılıksız bir sevgi ve güçlü aidiyet vardır.

Sadakat sözcüğü genellikle evliliklerde çok kullanılır. Bu anlamda sadakatli olan eşlerin boşanması çok düşük ihtimaldir. Tabii bunun olması eşlerin ikisinin de sadakatli olmasını gerektirir. Tek taraflı sadakat ayrılığı engellemez.

Eşlerdeki bağlılık karşılıklı sevgiye dayansa da aileye aidiyet duygusu ile bağlanma bazen çok kuvvetli bazen ise çok zayıf olur. Bu dalgalanmaların birçok sebepleri olabilir. Gerçek olan ise bağlılıklarda kişisel çıkar ve beklentilerin olması kaçınılmazdır. Bağlılığın en güçlü olduğu noktada sadakatin oluşması başlar.

Sadakat bağlılığa göre çok güçlü bir duygudur ve kolay kolay bırakılmaz. İnsan fizyolojisi nedeniyle bir üstünlük düşünülmemeli. Kadın ve erkeğin eşit olduğunu, sadakatte ikisinin de aynı olması gerektiğini de hatırlatır. Eşlerden birinin kendini üstün görmesi karşılıklı sadakati oluşturmaz.

Örgütlerde sadakat yerine bağlılık kullanılır. Örneğin bir siyasi parti kurulurken belli ilkleri ve hedeflerinin yazıldığı bir tüzük vardır. Bu tüzüğü okuyup kendi dünya görüşüne yakın bulanlar  parti ilke ve tüzüklerini kabul ederek üye olabilirler.

Buradaki ilk üyelik ile başlayan ilişkiler ilk zamanla bir bağlılığa dönüşür. Bağlılık partiye aidiyet duygusunun oluşmaya başladığını gösterir. Buna rağmen partiye üye olurken mutlaka kişisel beklentileri de vardır.  Parti içinde kalarak bu beklentilerinin hayata geçirileceğine inanır.

Parti çalışmalarında bu zayıf bağlılık örgütün çıkarından çok kişisel veya grupsal çıkarları öne çıkmasına sebep olur. Parti içindeki bağlılık arttıkça kendi çıkarları yerine parti çıkarlarını ön plana koymaya başlar.

Eylemlerde parti tüzük ve programına göre davranarak bir anlamda partiye karşı aidiyet duygusunu en üst seviyeye çıkarır. Bu aşamaya gelinceye kadar kendi isteklerinden vazgeçerek toplumun kazanımlarına yön verecek parti politikalarına hizmet etmeye başlamalıdır.

Partisinin mücadele stratejisi ile toplumun kazanımlarından kendi payına düşenle yetinmelidir. Bunu yapmayı başardığı anda artık bu bağ sadakate dönüşür. Sadakat, karşılıksız bir duygudur ve  kişiyi örgütün bir parçası olmaktan her zaman gururlandırır.

Örgüte sadakatle örgüt tüzüğü ve ilkeleri içinde kaldığı sürece sürer.  Üst yönetim parti ilklerinden sapar ve başka yönlere partiyi sürüklemeye başlarsa sadakatli kişiler parti içinde bu mücadeleyi vermeye başlar.

 Partiye bağlılık duyanlar ise artık burada kendi menfaatlerine uygun bir ortam olmadığını düşünerek partiyi terk ederler. İşte bağlılık ve sadakatin farkını burada görebiliriz. Özellikle örgütlerde yönetim kadrosuna geçmek isteyen kişilerin parti sadakatine dikkat edilmeli. Parti sadakati olmayan yöneticiler mutlaka partiyi kendi çıkarları için farklı yönlere sürükleyebilir. Bu da partinin kan kaybetmesi ve zayıflaması demektir. Kişinin sadakatinin olup olmadığı onu gözlemleyerek, eylemlerdeki hal ve tavırlarına bakılarak anlaşılır. Bunun için en iyi pusula tabii ki  örgütün ilklerine ve tüzüğüne bağlı olup olmadığını görebilmektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar