BİR KEZ DAHA ERDOĞAN SÖYLEDİĞİNİN TERSİNİ YAPAR MI?
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

BİR KEZ DAHA ERDOĞAN SÖYLEDİĞİNİN TERSİNİ YAPAR MI?

18 Mayıs 2022 - 10:19

Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra yeni proleter devlette korkan Burjuva devleti kendine göre tedbirler almaya başladı. ABD emperyalizminin önderliğinde oluşturulan ve Anti Komünizm doktrini ile hayata geçirilen NATO SSCB’nin ve Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra da varlığını sürdürüyor.

Bununla da kalmayarak Rusya’yı hâlâ kendileri için en tehlikeli rakip olarak görmeye devam diyorlar. Bunda silah üreten şirketlerin büyük rolü olduğu yadsınamaz.

Silah teknolojilerine büyük yatırım yapan silah şirketleri bu harcamaların kat kat fazlasını almak için her türlü girişimi yapmaktadırlar. Bu girişimler içinde en önemlisi düşman yaratmak,  savaş çıkarmaktır.

NATO, Rusya’ya karşı genişlemeye devam ederken Ukrayna’yı Rusya ile savaşa sokmuştur. Rusya’nın elindeki nükleer güç nedeniyle bu savaşa ortak olmamıştır. Buna rağmen Ukrayna’ya her türlü desteği yapmakta, Rusya’ya da yaptırımlar uygulamaktadır.

Bu savaş korkusu Finlandiya ve İsveç’e de sıçramıştır.  Dünya emperyalizmi, ellerindeki iletişim araçlarıyla Rusya’nın Genişleme Çabası” içinde olduğu yalanını yaymakta ve bir düşman yaratarak ülkeleri kendi yanlarına çekmek istemektedir.

Nitekim Finlandiya ve İsveç burjuvaları etkilenerek NATO’ya üye olmak için müracaat edeceklerini açıklamışlardır. Parlamentolarından yetki alınca bunu gerçekleştireceklerdir.

Soğuk savaş yıllarında bile NATO üyeliğini akıllarından geçirmeyen bu devletler şimdi niçin buna gerek duydular? Oysa Ukrayna –Rusya savaşına kadar böyle bir tehdit görmüyorlardı.

Bu iki ülke Rusya’dan bir tehdit almış olsalardı ilk önce bunu diplomatik yollarla çözmeleri ve sonunda da saldırmazlık anlaşması imzalamaları daha insani bir yaklaşım olmaz mıydı?

Aslında yapılması gereken yapılmamakta ve Emperyalizm dünya üzerindeki hâkimiyetini yayınlaştırmak ve ABD’nin öncülüğünde dünyayı yeniden şekillendirmek sevdasındadır.

Türkiye’deki Erdoğan Rejimi bunu fırsata çevirme telaşına girmiştir. NATO üyeliği oy birliği ile onaylanması gerektiğinden Türkiye’nin de bunu uygun bulması gerekir.

Erdoğan bu konuda her zaman yaptığını yaparak işi pazarlık yokuşuna sürmektedir. Bugüne kadar her söylediğinin tersini yapmış olmasına rağmen yaptığı açıklamada İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğine sıcak bakmadıklarını hatta bu amaçla Ankara’ya gelecek diplomatların gelmemelerini de söylemiştir. Yine büyük konuştu.

Erdoğan’ın bu mızıkçılığı aslında ABD- Yunanistan yakınlaşmasındaki kırgınlığı ,  F 35 projesinden çıkarılması, F 15 savaş uçaklarının alınmamasından kaynaklanıyor. Bu konuda olumlu adım atmaları soncunda yine söylediklerini unutup onay verecektir.

Bunları açıkça ifade edemeyen Erdoğan sebep olarak bu ülkelerin PKK’yı korumasını öne sürüyor. Oysa bu konuda  PKKve PYD’ye en büyük desteği ABS vermektedir. Ona söz söyleme cesareti bulamayan Erdoğan bu şekilde isteğini anlatmaya çalışıyor.

Bekleyip göreceğiz. Papaz Brunson gibi olacağı konusunda göstergeler çok. Yine bir Erdoğan klasiği izleyeceğiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar