BİRLİKTE MÜCADELEDE TEHDİTLER ve FIRSATLAR
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

BİRLİKTE MÜCADELEDE TEHDİTLER ve FIRSATLAR

28 Nisan 2021 - 10:18

Birlikte olmak güçlü olmanın bir gereğidir.  Toplumsal mücadelelerde  birlikte mücadelenin kazanılmasında büyük bir moral olduğu kadar karşımızdakine de o oranda korku sarar.

Bu nedenle hak  alama ve toplumsal mücadelede birlikteliği bozmak için statükocular her çareye başvururlar. Tehdit ederler,  provokasyon yapmayı planlarlar.

Kışkırtarak polis müdahalesine sebepler yaratırlar. Tüm bunları yaptıktan sonra da savunmaları hazırdır: “Bunlar teröristtir, bunlar Rumcudur, bunlar dış güçler tarafından desteklenmektedirler.”  Açıklamaları mutlaka duyarız.

50 yıldır süren görüşmelerde sonuç alınamadığını öne sürerek “iki devletli çözüm” planı Ankara’da oluşturulup Ersin Tatar’ın eline tutuşturulmuştur.  Bugün sanki  Tatar’ın planıymış ve Türkiye’ de bunu destekliyormuş gibi açıklamalar yapıyorlar.

Gülmemek için kendinizi tutmayın. Sanki 37 yıl önce kurulan KKTC ile bir şey elde etmişiz de bundan sonra da edeceğiz. Oysa Kıbrıs sorunu sürdürülebilir bir çözüme kavuşmazsa bu durum değil 50 yıl  100 yıl da devam eder. Tabi ki Türkiye ilhak seçeneğini uygulamaya koymazsa. En büyük tehditlerden biri de budur. İlhak.

İki devletli çözüm karşısında en gerçekçi çözüm olan federal çözümü savunan  federalistler Kıbrıs’ın hem güneyinde hem de kuzeyinde birleşerek dünyaya ortak ses vermektedirler. Bu konuda şimdiye kadar başarılıyız.

Bu başarımızın bir sebebi de özellikle Cumartesi günü yapılan eylemlerin  uluslararası haber ajansları tarafından haber yapılıp servis edilmesidir. Bu, özellikle  adanın kuzeyinde yapılan eylemin dünyaya yayılmasında önemli bir fırsat olmuştur. Dünya ile olan bağlarımızın olmaması nedeniyle bizim için çok değerlidir.

Statükocuların bundan rahatsız olmaları bizim doğru adım attığımızın ve etkileyici bir eylem birliği oluşturduğumuzun göstergesidir.  Kısacası doğru yoldayız.  Bu fırsatı iyi değerlendiriyoruz demektir.

Bizi tehdit eden statükoculardan daha büyük bir tehdit ise örgütler arası önyargılı ve hoşgörü sınırlarını aşan  tartışmalardır. İnsanların düşünceleri elbette ki farklı olabilir. Bu gerçektir. Ancak aynı hedef için yola çıkarken farklılıklarımızı değil ortak yanlarımızı ön plana çıkarmalıyız.

Bu da  birlikte olmanın ve birlikte mücadelenin olmazsa olmazıdır. Bu toplumsal mücadelede kişisel, örgütsel, zümresel çıkarlar bir tarafa bırakılmalıdır. Temel ilkeler çerçevesinde  birlikteliğimize zarar verecek, bozacak davranışlardan, söylemlerden kaçınmalıyız. 

Örgüt ve partiler içinde egemen güçlerin aramıza sokarak  provokasyon yapmaları konusunda da dikkatli olmalıyız. Provokatif  eylemler her zaman mücadeleyi zayıflatır ve böler. Bu ise mücadelenin hedefe ulaşmasını engeller. Yani statükocu işbirlikçilerin yararına olur.

Özellikle  parti ve örgüt liderlerinin egolarını frenlemeleri gerekmektedir. Narsist bir kişilik özelliğine sahip olan liderler her  zaman birlikteliğin de lideri olmasının hesabını yapabilir. Bu kişilere meydanı boş bırakmamak gerekir.

Dünyaya sesimizin en çok duyurmamız gereken zaman şimdidir. Aramızda çatlak sesler istemeyiz. Olmaması için dikkatli olmalıyız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar