BU KİRLİLİĞİ YAĞMUR DA TEMİZLEMEZ
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

BU KİRLİLİĞİ YAĞMUR DA TEMİZLEMEZ

17 Eylül 2021 - 10:10

Sonbahara girerken ilk yağmur yağdı. Geçen kışta beklenen yağışlar olmadığı  için bu ilk yağmurla ilgili sosyal medyada yorumlar okudum. Yağan yağmurun bir temizlik yaptığını anlatan arkadaşlarım da vardı. Yağmur tozlu havayı da değdiği yüzeyleri de yıkamıştı. Bu anlamda bir temizlik yaptığı söylenebilir.

Yağmurun bu özelliğini akla getiren arkadaşlar kirlenen politikayı ve  kirli ellerin de tıpkı yağmurun yaptığı gibi temizlenmesi gerektiğini de yazdılar yorumlarda. Haksız da değillerdi.

Doğanın bir gereği olan yağmurun yaptığını toplumda yapabilecek güç ne yazık ki bizde kirli. Devlet denilen yapı siyasi çıkarlar, kişisel menfaatler  nedeniyle öyle kirlendi ki bunu temizleyecek temiz eller bulmak hazine bulmaktan zor.

Mafya- devlet ilişkisi burada da iç içe geçmiş gibi. Kanunlar onlara işlemez. Pandemi günlerinde  özel jetle tüm kuralları yok sayarak gelenleri hatırlarsınız. Bu konuda ne bir araştırma ne de bir açıklama yapıldı.

Bülent Ersoy’un  konseri içim gelen orkestra  elemanlarına sahte PCR raporları  nereden cesaret alınarak verildi acaba? Kumarhane ve gece kulüpleri devlete emir verir konumda. Kara para aklamada dünyanın gözü üzerimizde. Yasa dışı ne varsa burada yapılıyor suçlular burada yuvalanıyor.

Meclis iç tüzüğü yok sayılarak muhalefet partilerinin ikazları görmezden gelindi.

Aşıların kimler yapıldığı, kimlere yapılmadığı bilinmiyor.  Hiç aşı olmayanlar olduğu gibi üçüncü dozu yapanlar bile var. Bu konuda planlı ve tutarlı bir aşı planı da yok.

Eğitimin yüz yüze olması için yemin etmiş hükümet gerekli tedbirleri alamadı.  Tüm sorumluluk okul idarelerine atılda. Okullarda kurulmasını istedikleri  komiteye denetleme görevi yüklendi. Bu görev okul idarelerine yüklenirken,  okulların dezenfekte edilmesi için gerekli  dezenfektanlar sağlanabildi mi dersiniz.

Bir de adapas komedisi de çıktı. Kıbrıs Cumhuriyeti yapar da KKTC yapamaz mı? Hemen onar da yaptı.  Komedi asıl şimdi başladı. Markete girerken adapasınızı soran görevliye gösteriyorsunuz. QR kodunu okutup sizi içeri alıyorlar.

Bunun adına da kontrol deniyor. Bu kartın kime ait olduğu sorgulanmıyor.  Resim yok, kimlik kartı sorulmuyor. Gülelim mi ağlayalım mı? Medya tüm dünyada 4. Güç olarak algılanır. Toplumun haber alma hakkını kullanması için aracılık yapıyorlar.

Devleti toplum adına denetliyorlar. Bizde  ise birkaç gazete dışında belli odakların kontrolünde. Gazeteciler de patronların emrinde. Merak edenler hangi  medyanın hangi sermaye kuruluşuna ait olduğunu araştırsın. Bu haliyle medyanın doğru ve dürüst gazetecilik yapmasını beklemek hayalcilik olur.

Bu kadar kirliliğin olduğu bir ülkede bunu temizleyecek olan tabi ki yağmur değil. Bu temizliği ancak cesur ve dürüst insanlardan oluşan bir toplum yapabilir. İşte bütün mesele böyle bir toplumu yaratmak. Gerisi kolay.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar