BU TOPRAKLARIN YURTSEVENLERİ CTP'NİN DÜŞMANI DEĞİLDİRLER
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

BU TOPRAKLARIN YURTSEVENLERİ CTP'NİN DÜŞMANI DEĞİLDİRLER

15 Temmuz 2021 - 09:52

1970 yılında Kıbrıslı Türkler içinde o zamanki yönetime muhalefet eden kişilerin kurduğu partidir CTP. Kurucular arasındaki ilk Genel Başkanı da Ahmet Mithat Berberoğlu oldu. Kuruluş yıllarındaki “Bey Yönetimine” karşı çıkmak herkesin yapabileceği bir iş değildi.

Cesaretli bu bir avuç insan her şeyi göze alarak bu partiyi kurdular. Beklenen de oldu. Büyük bir baskı altına alındılar. Köy gezilerinde kahvelerde konuşma yapılmasın diye elektrikler kesildi. Buna rağmen mum ışığında, lambaların aydınlığında bu çalışmalar yapıldı.

Tüzüğünün 2. Maddesinde belirtilen amaçların sosyalist ilkelere ve değerlere bağlı mücadele edileceği vurgulanmaktadır. Bu anlamda CTP kendini siyasi yelpazenin solunda göstermektedir.  Toplum da CTP’ye bu gözle bakmaktadır.

Dünyadaki siyasi gelişmelere ayak uydurmaya çalışan CTP kendi içinde bazı zamanlarda farklı politikalar üretti. Bu farklılığı olumlu görenler de oldu karşı çıkanlar da. Bu elbette doğaldır. Her patide olur.

2003 yılında başlatılan Annan Planı referandumu öncesi CTP toplumda bir  görevi üstlenmiş ve bunu da başarıyla yönetmişti.  Karşılığını da seçimlerde 19 milletvekili çıkararak  birinci parti olarak almıştı. CTP’nin DP ile koalisyona kurmuştu. DP içindeki gelişmelerden sonra koalisyonun yürümeyeceği anlaşıldı ve erken seçime girildi

2005 yılında CTP’nin yükselişi devam etti. Yapılan seçimde bu kez 24 milletvekiline ulaşıldı. Aynı yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini CTP adayı de Mehmet Ali Talat kazanmıştı. Her şey yolunda gidiyordu. En azından beklentiler bu yöndeydi. Federal Birleşik Kıbrıs gerçek olacaktı.

Zaman geçtikçe bu umutlar umutsuzluğa döndü. Bunun elbette ki birçok nedeni vardı. Sonuç olarak CTP bu süreçte yıprandı. Sağ’dan gelen eleştiriler kadar Sol’dan da eleştiriler artmıştı. Özellikle Sol’dan gelen eleştirileri CTP yönetimi bir uyarı olarak almadı ve düşmanca bir yaklaşım, partiyi yıpratıcı çalışmalar olarak gördü. Bu yanılgısının sonucunu da .

2006 Yerel seçimlerinde “Amiral Gemisi” olarak tanımlanan Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanlığını kaybetmesi çöküşün işaretiydi.

2009 milletvekili sonuçlarında güç kaybı devam etti.2005'te %45 oy alan CTP-BG %29 oy ile 15 milletvekili çıkararak ana muhalefet partisi oldu.

Gelinen süreçte CTP’nin akılcı bir karar vererek Sol’un birlikteliğini sağlamalıdır. Tıpkı 2000’li yılların başında olduğu gibi. Bugüne kadar yapılan eleştiriler CTP’yi yıpranmak için değil hatalarını göstermek içindi. Bunları ciddiye almanın zamanı gelmiştir.

Parti tapanı da  CTP’nin silkinip kendine gelmesini,  Kıbrıs Türkü’nün Varoluş mücadelesinde öncü olama görevi için harekete geçmesini beklemektedir.

Sol birleşirse bu mücadele başarıya ulaşır. Yapıcı eleştiriler düşmanca değil dostçadır. Biz Kıbrıslı yurtseverler olarak CTP’nin düşmanı değiliz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar