Bunlar daha iyi günlerimiz. Daha neler olacak neler !
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Bunlar daha iyi günlerimiz. Daha neler olacak neler !

23 Haziran 2021 - 09:56

Erdoğan’ın konuşmalarını sarayda hazırlayan bir ekip vardır. Bu ekip  konuşmalarda en etkili mesajı verecek şekilde  hazırlanan metni prompter denilen cihaza yüklerler. Sahnede Erdoğan’ın iki yanında ve tam karşısında bu cihazın cam ekranında konuşma metni geçerken Erdoğan da onu oradan okur. İzleyiciler de Erdoğan'ın konuşmasını bu şekilde dinler.

Ankara’ya çağrılan ve Maraş'ın   açılacağını söyleyen Tatar da hazırlanan konuşmayı bu prompter den okumuştu. Pek alışık olmadığı için da konuşmadan çok okuma şeklinde olmuştu.

Erdoğan, cumhurbaşkanı olduktan sonra konuşmalarını hep bu yöntemle yapar. Prompter arıza yaptığında veya konuşma metninin dışına çıktığında ya bekler ya da içinden geleni o anda söyler.

Metin dışına çıktığında onun gerçek duygularını yansıtan sözcüklerle konuşmasını sürdürür. Anlatmak istediği gerçek niyeti de bu şekilde ortaya çıkar.

Türkiye’deki devlet- mafya- siyaset  ilişkisi gün geçtikçe artmakta, buna karşı Erdoğan gerekeni yapmamakta direnmektedir. Savcılar en basit şikayetlerde soruşturma açarken  dünya basınının gündemine giren olaylar karşısında  sessiz kalmaktadır. Bunun sebebi Erdoğan’ın bu konuda işaret vermemesidir.

İyi Parti genel Başkanı Meral Akşener’in Rize ziyaretinde yapılan provokasyon sonrasında yine Erdoğam promptersiz konuşmasında :”Daha neler olacak neler . Bunlar daha iyi günleriniz.” diyerek  muhalefete gözdağı verirken gelecekle ilgili planlarını da ağzından kaçırmış oldu.

Erdoğan, iktidarını devretme niyetinde değildir. Seçimler öncesi ve seçimler sonrası da buna hazırlık yapacaktır. Hatırlayınız. 7 Haziran seçimlerini yinelemek için karar aldıktan sonra  1 Kasım seçimlerine kadar olan süreçte kanlı eylemler yaşandı.

Özellikle HDP mitinglerine yapılan bombalı saldırılar, Suruç Katliamı akıllardan çıkamamıştır. Çözüm Süreci’nin  sona erdiğini Erdoğan açıklamıştı. Yaratılan korku iklimi ile seçimleri tekrar AKP kazanmıştı.

Bu olaylar Erdoğan ve AKP’’nin iktidarı devretmeyeceğinin göstergeleridir. Türkiye’de muhalefet ise hâlâ demokratik yollardan seçim ile iktidara gelebileceklerini hayal etmektedirler. Özellikle mafya- devlet ilişkilerinin açığa çıktığı bu günlerde iktidara tutunmak ve bırakmamak Erdoğan için iktidarda kalmanın gereğini bin kat daha artırmıştır.

Türkiye’de bunlar yaşanırken KKTC’deki tüm kurumlarını Türkiye yönetimine teslim etmiş olan işbirlikçi iktidar da boş durmamaktadır. Türkiye’nin teokratik yönetim anlayışına göre sendikal hakların budanması için düğmeye basmışlardır. Hayat pahalılığı ödemesini durdurmayı da hedeflemektedirler. Tüm ipler Ankara’nın eline geçmiştir.

Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki Türkiye’deki tek adam rejiminin rüzgarları burada da estiriliyor. Bunu hissetmemek veya hissedip de “sin de gülle geçsin” tavrı içine girenler de bu suça ortak olmaktadırlar.

Tüm  demokratik ve federalist güçler bir araya gelip bu vurdumduymaz, yasa, hukuk tanımaz  iktidar karşısında cephe oluşturmazsa  bizi çok zor günler bekliyor demektir. Temel sorunumuz öncelikle bu faşizan baskılara karşı anti faşist bir cephe oluşturmaktır. Seçimler bizi bu baskılardan kurtarmaya yetmeyecek. Hele hele yapılan vatandaşlıklarla irademiz elimizden alınmışken. Kendimizi kandırmayalım. Erdoğan’ın söylediği: “ Bunlar daha iyi günleriniz, daha neler olacak neler” cümlesi Kıbrıslı Türkler için de geçerlidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar