ÇAVUŞOĞLU'NUN ZİYARETİ KIBRIS POLİTİKASINDA YENİ AYAR...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

ÇAVUŞOĞLU'NUN ZİYARETİ KIBRIS POLİTİKASINDA YENİ AYAR ANLAMINA GELEBİLİR

02 Temmuz 2021 - 10:17

Brüksel’den dönen  Ersin Tatar  ile görüşme ihtiyacı duyan Türkiye Dışişleri Bakanı  Mevlüt Çavuşoğlu KKTC’ye geldi. Bu tür gelişler genellikle  dış politikadaki değişiklikler ve yeni stratejiler belirlemek için yapılır.

Son yapılan NATO zirvesinde Erdoğan’ın ABD ve AB’ye yaranmak için Afganistan’a asker gönderme dahil göçmenlere ev sahipliği yapma konusunda ne kadar istekli olduğu görüldü. Tabi bunun bir mali boyutu vardı ve bu da açıkça Erdoğan tarafından seslendirildi.

Kapalı kapılar arkasında daha ne gibi pazarlıklar yapıldığı bilinmese de Biden ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada kullandığı: “Hamdolsun o konu görüşülmedi” demesi çok eleştirildi. Konu dediği de toplantı öncesi esip gürlediği ABD tarafında Ermeni Soykırımının tanınması olayıydı.

Bu kadar ezik durumda olan Erdoğan görüşmelerde hiç de eli güçlü taraf olamazdı olmadı. Buna dayanarak diyebiliriz ki birçok konuda geri adım atmaya hazırlanıyorlar. Kıbrıs sorunu da bunlardan biridir.

NATO Zirvesi’nden sonraki Ersin Tatar’ın Brüksel ziyaretimde BM genel Sekreteri Guterres ile kısa görüşmesinde de çözüm modeli olarak iki devletli çözümü savunması  kapalı kapılar ardında neler konuşulduğundan haberdar olmamasındadır.

İşte Çavuşoğlu’nun bu ziyaretinin sebebi Ersin Tatar’a yeni gelişmeler ışığında neler yapılacağını ve konuşmalarında nelerin söylenip nelerin söylenmeyeceğini anlatmak içindir. Farklı seslerin çıkmaması için yapılan bir ayar çekmeden başka bir anlamı da yoktur.

Türkiye karşısında egemen olmayan KKTC’nin tüm dünya devletlerinin tanıdığı Kıbrıs Cumhuriyeti ile egemen olma isteği çok dikkate alınan bir istek gibi görünmüyor. Bu umutsuz bir vaka olarak kalacaktır.

AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, “AB olarak Kıbrıs'ta iki devletli bir çözümü asla kabul etmeyeceğiz. Erdoğan'a bu mesaj gönderildi. Bizzat kendim söyledim. Şimdi olumlu bir sinyal gönderme kararı kendisine kalmış durumda” dediğini basın yazdı. Bu da yeni bir politikanın işareti olabilir aslında.

Genel Sekreter’in raporunda : “kendi kendini yöneten bölgeler “ tanımını kullanması Türk tarafını heyecanlandırsa da bunun iki devletli bir çözümün anahtarı olmayacağını herkes bilmektedir.

Türk tarafını cesaretlendirip görüşmelerde yapıcı bir tutum sergileme beklentisi ile yapına bir açıklamadır. Kaldı ki bu Güvenlik konseyinde onaylanmış bir karar değil ve onaylanması da imkansızdır.

Tüm bu gelişmeler çerçevesinde Türkiye görüşmelere daha yumuşak bir politika izleyerek katılacaktır ve  bunun hazırlıklarını yapmak için çalışmalar başlanmıştır. Çavuşoğlu’nun ziyareti de bu anlamda değerlendirilmelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar