Çözümsüzlüğün en büyük nedeni liderlerin irade...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Çözümsüzlüğün en büyük nedeni liderlerin irade gösterememeleridir

05 Kasım 2021 - 11:56

Einstein’ın sözü olarak bilinen fakat bunun kime ait olduğu kesin olarak belli olmadığı iddia edilen görüş vardır.  Kimin söylediğine bakmadan sözü yazayım: “Delilik, Aynı Şeyi Tekrar Tekrar Yapıp Farklı Sonuçlar Beklemektir”

Bu söze göre deli olmadığını söyleyen fakat aynı şeyi yaparak farklı sonuçlar bekleyen çevremizde çok insan vardır.

Deney ve gözleme dayalı bilime pozitif bilimler denir. Doğa bilimleri ve toplum bilimleri de pozitif bilim sayılırlar. Aralarındaki tek fark doğa bilimlerinde sonuç hep aynı olması, toplum biliminde ise sonucun koşullara ve zamana bağlı değişim gösterebilmesidir.

Şimdi geleyim esas anlatmak istediğim konuya.

Kıbrıs sorunun çözümsüzlüğünü herkes değişik sebeplere bağlar.  Özellikle çözüm için bir araya gelen toplum liderleri hep çözümsüzlüğü karşı tarafın tutumuna bağlayarak suçlama getiriri ve bundan da uluslararası ilişkilerde haklılık payı çıkarmaya çalışır.

En sağcısından en solcusuna kadar bugüne kadar bu görevi üstlenenler sorunu çözemediler. Elbette farklılıkları vardı. Farklı düşünce ve çözüm önerileri de olabilir. Sonuçta uzlaşma olmadı.

Kıbrıs sorunu, çözümü gerçekleşmemiş ödüllü matematik problem gibi önümüzde duruyor.                               Ersin Tatar’ın topum lideri sıfatıyla görüşmeci olması Türkiye’nin planıydı ve uygulamaya sokuldu.                

Bu plana göre bugüne kadar çözülmemiş Kıbrıs sorunu yok sayılarak çözüm arama yerine yeni oldubitti yaratılmak isteniyor. Oysa BM güvenlik konseyi ve BM genel sekreterleri bugüne kadar bu sorunun çözümü için çok çalıştılar. Sorun vardır ve çözüme muhtaçtır.

Kıbrıslıların tarihten gelme bir ezilmişliği vardır. Hep güçlü devletlerin yönetimi altında ezildiler. Kıbrıs’ın ahalisiyle Birleşik Krallığa kiralanmasında hiçbir Kıbrıslının haberi olmadı. Yok sayıldılar.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanında da Kıbrıslıların endişelerin, gideren bir çözüm olmadı. Ya da alınan tedbirler yeterli gelmedi.

İşte sorunun çözümünde toplumlar inisiyatif alarak kendi problemimizi çözebilme becerisi ve kararlılığını hiç gösteremediler. Hep “Anavatan” ne der.” Düşüncesiyle hareket ettiler.

Anavatan dedikleri Türkiye ve Yunanistan kendi çıkar politikalarını hep önde tuttular. Kıbrıslıların bu topraklarda barış içinde bir arada yaşamalarını istemediler.

Bunun somut örneklerinden biri Akıncı’nın Kıbrıs Türk Toplumunu temsilen katıldığı görüşmelerde harita sunması olayıdır. Bu haritanın Türkiye’den habersiz hazırlandığını öne süren TC Dışişleri Bakanlığı Akıncı ile olan köprüleri attı.

Oysa tarafların birbirlerine ilk kez harita sunmaları ile çözüme en yakın noktaya gelinmişti. Bir adım daha atma iradesini iki lider gösterebilseydi çözümün olması kaçınılmazdı.

Görüşmeler sürecinde yapılanlardan ders çıkararak söyleyebilirim ki çözümsüzlüğün en büyük sebebi toplum liderlerinin kendi toplumlarının yararına olacağı bir çözümü yapabilmek için irade ortaya koyamamış olmalarıdır. Tabi ki bu irade koyma iki taraf için de geçerlidir. Bu konuda Kıbrıslı Türkler ’in iradesini  en iyi temsil ederek çözüme en çok yaklaşılmasına katkı koyan da Mustafa Akıncı olmuştu.

Akıncı hataları ve doğruları ile görevini yaparken bazı engelleri aşamadı. Bu engeller halen önümüzde bir dağ gibi duruyor.

Bu engelleri aşmanın yolu Federal Birleşik Kıbrıs için mücadele ettiğini iddia eden kişi ve örgütlerin sadece ve sadece barış ve çözüm için birlikte bir cephe oluşturmalarıdır. Olabilir mi? Göreceğiz?

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar