ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN KİLİDİ: İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN KİLİDİ: İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÖNERİSİDİR

05 Mayıs 2021 - 09:36

Türkiye’nin yeniden gündeme getirdiği iki devletli çözüm önerisi Kıbrıs Görüşmelerinde her zaman bir şantaj  politikası oluşturmuştur. Bu nedenle Ersin Tatar ve ekibinin övünerek kendine mal ettiği fakat tüm dünyanın Türkiye’nin  dayatması olarak gördüğü bu öneriler aslında yeni değildir.

1997 yılının aralık ayında Lüksemburg zirvesinde Kıbrıs Cumhuriyeti ile AB arasında müzakerelerin başlatılması kararı üzerine  zamanın Cumhurbaşkanı Denktaş karşı bir hamle yaparak bundan sonraki görüşmelerin iki devlet arasında olacağını açıklamıştı.

Bu karar tamamen Denktaş’ın bir kararıydı ve Türkiye de bunu desteklemek zorunda kalmıştı. Buna göre müzakerelerin devamı için koşul KKTC’nin tanıtılmasıydı.

Hatta  bir adım daha ileri gidilerek Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin her alanda güçlendirilmesi amacıyla ortak açıklamalar yapılarak dünyaya mesaj verilmek istendi.

Bundan sonraki süreçte yapılan tüm görüşmeler “iki toplum lideri” arasında gerçekleştirildi. Yani iki devletli görüşme talebi hiçbir şekilde dikkate alınmadı. Tüm görüşmeler BM  parametrelerinde yapıldı.

Zaman zaman çözüme yakınlaşma sağlansa da taraflardan biri  çözümü engelledi.  Dünyaya verilen mesajlarla anlaşmayı  engelleyen taraf olarak birbirlerini suçladılar. 

Cenevre görüşmeleri öncesi Türkiye’de hazırlanan Türk önerilerini masaya sunma görevi Ersin Tatar’a verildi. Kıbrıs konusunda her açıklamasında “ Anavatan Türkiye ile tam bir görüş birliği içindeyiz” demesine rağmen  işin doğrusu: “Türkiye’nin tezlerini savunuyorum” demekti. 

İki devletli çözüm önerisi kimse tarafından dikkate alınmadı. Bu filmi daha önce görmüş olanlar sonunu da biliyorlardı. Kısacası iki devletli çözüm istemek çözümsüzlüğün en sağlam kilidiydi.

Bunu sağlayan tarafın görüşmecisi, yaptığı işin çok büyük bir başarıymış gibi göstermekten geri kalmadı. Bir zafer edasıyla basına açıklama yaparak  övündü durdu. Oysa başarısızlık karşısında övünen insan tarihte görülmemiştir.

Akıllı  insan başarısızlıktan ders çıkarır ve aynı hataları tekrar etmez.  Tatar Denktaş’ın 1997 yılında denediği ve başarısız olduğu tezleri masaya sürmekle ya geçmişten ders almamıştır ya da mızıkçılık yapmaktadır.

Cenevre görüşmeleri sonrası BM Genel Sekreteri Guterres’in birkaç ay sonra yeni bir görüşme planladığını söylemesi zaten bu önerileri pek ciddiye almadığının da bir göstergesidir. Eğer ciddiye almış olsaydı yüz seksen derece zıt görüşleri birbirlerine yaklaştırma girişiminde bulunmazdı.

Şimdi Türkiye bu önerilerin Ersin Tatar’ın önerileri olduğunu söylerken, Tatar da bunu sahiplenmekte ve açıklama yapmaktadır. Buna neden gerek duyulduğunu kısa süre sonra göreceğiz. Bundan sonra Tatar itibarını  artırmak için saray yaptırsa da  boşuna.

Kilidin anahtarı meydanları dolduracak Kıbrıslı Federalistlerdir. Bu görev meydanlarda bizi bekliyor. Meydanlar ise bizi çağırıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar