Dayanışma ruhu kaybolmuş
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Dayanışma ruhu kaybolmuş

28 Ocak 2021 - 03:00

İnsanlık tarihine bakıldığında büyük liderler, içinde bulunduğu ulusun veya toplumun en sıkıntılı günlerinde ortaya çıktığını görmekteyiz. Bu kişiler insanların en umutsuz oldukları anlarda kurtarıcı rolü üstlenmişlerdi.

Öngörüleri ile doğru yol göstericiliği umut olmuş ve insanları heyecanlandırarak harekete geçirmişti. Büyük bir dayanışma oluşturmasaydılar başarılı da olunamazdı. 20 yüzyıla baktığımızda bu özelliği olan birçok lider sayabiliriz.

21. yüzyılın bu ilk çeyreğinde dünyayı saran pandemi  karşısında ulusların dayanışması yerine uluslararası ilaç şirketlerinin salgını fırsata çevirme telaşı başladı. Her ne kadar da bunu insanlık yararına yaptıklarını söyleseler de oluşan fiyatlarla özellikle fakir ülkelerin aşıya ulaşmaları imkansız gibi görünmektedir.

Dünya sağlık örgütü bu amaçla tedarik zinciri oluştursa bile aşıya ilk ulaşanlar zengin ülkeler olmuştur. DSÖ’nün bu faaliyeti kulağa hoş gelse de örgütün önemli üyeleri yine bu zengin ülkelerden oluşmaktadır.

Devletlerin  uyguladığı “önce ben” aşı politikası ne yazık ki ülkemizde de kişilerde aynı duyguyu yaratmaktadır. Kişiler de aşılanmadaki kriterleri yok sayarak “önce ben” demekte ve bunun yollarını aramaktadırlar.

İnsanların bu şekilde bencilce davranışları dayanışmayı her zaman engellemektedir. Bu bireyci davranış aslında kendilerini kurtarmaya yetmemektedir. Bilim insanlarının söylediklerine göre aşılanma oranı nüfusun %70’ine çıkmadığı sürece risk devam etmektedir.

Bireycilik bir hastalık olarak toplumun tümünü sarmış ve bu en az pandemic kadar tehlikelidir. Torpil mekanizması hayatın her alanında devam etmektedir. Sıraya girmek istemeyenler, işinin önce olması için devlet dairesinde araya tanıdık koyanlar, işe alınması için siyasi partinin militanlığını yapanlar her zaman karşımıza çıkmaktadır. Toplum bu şekilde haksızlıklar yapılarak ayrıştırılmakta ve dayanışma ve mücadele gücü kırılmaktadır.

Hak arayış mücadelesinde, sendikal mücadelede de bunu görmekteyiz. Geçtiğimiz günlerde Güneyde çalışan işçilerimizin uğradıkları haksız uygulamaya tepkilerini birçok sendika ve insan pek önemsemedi. Onlara ciddi destek veren olmadı.

Bu şekilde nemelazımcılık demokratik ve hak alma mücadelesinde bizleri zayıflatır ve iktidarların ekmeğine yağ sürer.

“Birlik, mücadele , dayanışma” sadece sloganlarda kalmamalı. Bu mücadele hem toplum içinde hem de dünyada enternasyonalist bir dayanışma olarak görülmeli ve gerekli destek her zaman sağlanmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar