DÜRÜST SEÇMEN VE DÜRÜST POLİTİKACILARA İHTİYAÇ VARDIR
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

DÜRÜST SEÇMEN VE DÜRÜST POLİTİKACILARA İHTİYAÇ VARDIR

30 Eylül 2021 - 10:08

Yunan şehir devletlerinde doğrudan demokrasi uygulanırdı. Şehir devletlerinin küçük olması ve nüfus bakımından az olması alınan karalarda herkesin onayı alınabilirdi.

Devletlerin coğrafi olarak büyüdüğü, nüfusların milyonlarla söylendiği ülkelerde doğrudan demokrasi buğulanamayacağı için temsili demokrasi yapılmaya başlandı. Buna göre devletin tüm yurttaşları, kendileri adına ülkeyi yönetmek ve yasalar yapmak için yetkilendirdiği kişilere bu görevi verir.

Bir anlamda vekâlet vermektir bu. Yurttaş bu vekâletle seçtiği kişilere şöyle diyor.” Bizi, bizim adımıza en iyi şekilde yönetmek için seni görevlendiriyoruz. Bu görevi görev süren içinde başarı ile yerine getir. Eğer bu sürede bizi istediğimiz gibi yönetmezsen seni bir daha bu göreve getirmeyiz.”

Belirtilen görev sürelerinde yurttaşlardan görev talep eden kişiler aday olurlar.  Hizmet süreleri içinde yurttaşların yaşam şartlarını olumlu yönde geliştirecek, onların yaşamaktan zevk almalarını sağlayacakları bir düzen vadederler. Bu vaatlere inananlar da  ve bu adaylara güvenerek oy verilir. En yüksek oyu alanlar da görevlerine başlarlar.

İşte an can alıcı nokta buradadır. Yalan söyleyerek, insanlara umut pompalayarak onların güvenini kazanan kişi, görev süresince tam ters işler yapar,  topluma hizmet yerine kendilerine ve yakınlarına avantaj sağlamaya çalışırsa dürüst değil demektir. Bu kişilerin yaptıkları gözler önüne serilince tekrar seçilmemeleri gerekir ama bizde ne yazık ki seçiliyorlar.

Neden?

Dürüst olmak, ahlaklı olmak çok  değerli insani özelliklerdendir.  Bu özelliği olan insanlar zaten seçimden önce söylediklerini seçimden sonra da yaparlar. Asıl sorun dürüst ve ahlaklı olmayan fakat öyle görünme başarısını kullanan kişilerdedir. Bu kişiler ne yazık ki kendi çıkarlarını her zaman ön planda tutarlar. Zenginliklerinin hesabını vermezler, veremezler.

Yaşamları bir anda değişir. Lüks içinde yaşamaya başlarlar. Dürüst olmayan vekillerin elbette ki dürüst olmayan ve çıkar sağlama hayaliyle yalakalık  yapmaktan kaçınmayan gruplar da vardır. Bu gruptaki kişiler toplumu kemiren asalak parazitler gibidirler. Seçim yaparken de bu noktadan hareket ederler. Toplumcu değil bireyci ve çıkarcıdırlar.

Dürüst ve ahlaklı olan vekiller insanların ne dinine, ne diline ne de ten rengine bakarak karar verir. İnsanları eşit görür ve en temel haklarına saygılıdır. Bir zümrenin çıkarlarını,  güçlünün isteklerini değil haklının hakkını alması için çalışır. Görev süresince yaptıklarının hesabını verir vermelidir. Açık ve şeffaf olmalıdır.

Bir toplumun huzur içinde olabilmesi için sadece seçtiği vekillerin dürüst ve ahlaklı olması yetmez. Toplumu oluşturan yurttaşların da dürüst ve ahlaklı olması, yapılan haksızlıklara, adaletsizliklere kayıtsız kalmaması ve anında tepki göstermesi gerekir.

Nemelazımcılık, gemisini kurtaran kaptan anlayışı arttıkça  toplumda ne dayanışma ruhu kalıt ne de huzurlu bir toplum olunur. Hak eden hak ettiğini almalı, bura razı olmalıdır. Hak etmeyen de hak etmediğinin farkında olabilmelidir.

Biraz hayal gibi oldu ama olması gereken de budur. Her yurttaş diğer yurttaşın hakkını gözetmelidir ki kendi hakkına da sahip çıkabilmeli.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar