EGEMEN OLDUĞUNU İDDİA EDENLER DIŞİŞLERİ BAKANI...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

EGEMEN OLDUĞUNU İDDİA EDENLER DIŞİŞLERİ BAKANI DEĞİŞİKLİĞİNİ İYİ ANALİZ ETSİNLER

11 Mart 2022 - 11:36

Dünya görüşüm UBP’lilerin dünya görüşü ile örtüşmez.  Buna rağmen UBP içinde dürüst, yurdunu seven onurlu insanlar olduğuna inanırım. Parti içinde hangi görevde olsalar sesleri pek çıkmayan bu insanlar da son zamanlarda seslerini yükseltmeye başladılar.

UBP’nin tüzel kimliğini yok sayan Türkiye’deki Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarına karşı hoşnutsuzluklarını seslendirmeye başladılar. Bunun sebebi tahmin edeceğiniz gibi UBP yönetiminin yok sayılması ve Ankara’dan verilen emirlerin yerine getirilmesidir.

UBP yönetimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerde Ankara’dan aldığı desteğin diyetini ödemek peşinde. Bu diyet öyle ödenecek cinsten değil. Bir toplumun iradesini teslim etmelerine kadar gidiyor.

Seçimlere müdahale ardından yönetimi ele alma düşüncesine de ses çıkaramayan UBP artık gerçekleri saklayamaz duruma gelmiştir. Mızrak çuvala sığmıyor. Kralın çıplaklığı herkes tarafından görülüyor.

Buna rağmen görüp de görmemezlikten gelenler toplum karşısında alay konusu oluyorlar. Bu da hakkettikleri bir durumdur. Seçimleri boykot gerekçemizin en başında Türkiye’nin müdahaleci tutumu ve yönetimi ele alması yatıyordu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu belgelerle kanıtlandı. Bütün bunlara rağmen siyasi partiler seçim yarışına girdiler ve sanki demokratik ve tarafsız bir seçim yapılmış gibi hem kendilerini hem de insanları kandırdılar.

Biz bu seçimlerle insanlarımızın hayatında hiçbir iyileştirme olmayacağını aksine seçimler nedeniyle baskılanan zamların gerilmiş yaydan çıkan ok gibi fırlayacağını yazdık, söyledik. Bu öngörülerimiz bir kâhinlik değil maddi koşulların sonucuydu. Nitekim de öyle oldu.

Peş peşe gelen zamlar insanlarımızın yaşamını çekilmez yaptı. Bunlar daha başlangıç. Türkiye’deki kötü yönetimin acı meyvelerini zorla bize de yedirecekler. Gelişmelerden elbette ki muhalefetteki CTP de sorumludur.

Seçimlerle halkın nefas alabileceğini , bunun için de iktidara talip olduklarını söyleyip oy istediler.  Bence değişen birşey olmayacaktı. Zamlar yine peş peşe gelecekti.

Dış politikada Türkiye’nin ne kadar ciddi olduğunu, “iki devletli çözüm önerisi” konusunda ne kadar hassas olduğunu  gösterdi. Uzlaşmazlık konusunda Denktaş’ı aratmayan Tahsin Ertuğrıuloğlu ısrarlı bir şekilde Dışişleri, Bakanı yaptırıldı. Hem de kabine açıkladıktan kısa bir süre sonra.

Hani derler ya “verilmiş sadakası varmış” diye. Gerçekten CTP birinci parti çoksaydı ve hükümeti kurma görevini alsaydı neler yaşayacaklarını düşünebiliriz.  Öncelikle iki devletli çözümü savunması istenecekti.

Sonra da yine Tahsin Ertuğruloğlu’nun dışişleri bakanı istemeyeceğini kim garanti eder. Ne iyi oldu da CTP birinci parti olmadı!

CTP artık gerçekleri görmelidir. Her olumsuzluğun sebebi olarak Başbakan Sucuoğlu’na yüklenmenin bir anlamı olmadığını anlamalıdır. Bütün olumsuzlukların anası Ankara’da sarayda oturan ve Kıbrıs İşlerine yön veren bürokratlardır. Bu nedenle eleştiri oklarını gerçek hedefe döndürme zamanı geldi. Körler bile bunu hissediyorlar. CTP hâlâ bildiği yolda yürüyor. O yol bu toplumu aydınlığa çıkarmaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar