EMPERYALİST BİR ÇÖZÜMDE KIBRISLILARIN YERİ NEDİR?
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

EMPERYALİST BİR ÇÖZÜMDE KIBRISLILARIN YERİ NEDİR?

04 Şubat 2021 - 07:16

İngiliz sömürge döneminde bağımsızlık mücadelesni değil  ENOSİS mücadelesi başlatılmıştı.   Türkleri de buna karşı uyandıran yine İngilizler oldu. Hatta ilk aşamada Türkler ne yapacaklarını bilmez halde sömürgenin devamını istemişlerdi.

Yine İngilizlerin telkiniyle 20. Yüzyılda  sömürgeyi savunmanın   dünya kamuoyunda hoş karşılanmayacağını  bu nedenle taksim istemelerini önerdi. 1950’li yıllarda başlayan Eenosis ve Taksim kavgasını  emperyalizmin araya girmesiyle baskı ve şantajla bitirtildi.

1960 yılında yine emperyalizmin isteği doğrultusunda Cumhuriyet  kuruldu. Kurulan cumhuriyet hem Türk tarafı hem de Rum tarafını pek mutlu etmemişti. Bunu 1963 çatışmaları neticesinde  ortaklıktan çekilen  Türk tarafı Türkiye başbakanı İsmet İnönü’nün “görevlerinize geri dönünüz” içerikli yazdığı mektupta Türk tarafı cevap veriyordu:”

 Görevimize geri dönersek davayı kaybederiz.”  Türkiye derin devlet’inin resmi hükümetten farklı bir Kıbrıs politikası olduğu bir gerçektir. İstirdat projesi Kıbrıs Adası’nın tümünün geri alınması projesidir.

ENOSİS de  Rumların hedeflediği bir  projedir. Buna göre de Kıbrıs Adası Yunanistan’a bağlanmalıydı.  Rumlar bu  projenin gerçekleşmesine engel olarak Türkleri, Türkler de Rumları görüyordu.

1963 olaylarından sonra BM güvenlik Konseyi kararlarıyla adaya Barış Gücü Askerleri gönderildi. Karşılıklı provokasyonlar bitmedi.  Ta ki 1974’te Rumların kendi aralarında başlattıkları 15 Temmuz darbesine kadar.

1974’te Türkiye’nin müdahalesi de tam bir emperyalist müdahaledir.  Türkiye’de  Turgut Özal’ın Başbakan veya Cumhurbaşkanı olduğu dönemde  ABD Başkanı Ronald Regan idi. Bir görüşmede Özal , Regan’a Kıbrıs’tan asker çekme önerisinde bulunmuş.

Regan’ın  verdiği yanıt çok manidardı.  Kıbrıs’ta bulunan asker sadece Türk askeri değil  aynı zamanda NATO askeridir. Böyle bir niyetiniz varsa sizin boşluğunuzu bir şekilde doldurmamız gerekir anlamında cevap verdiğini hatırlarım.

Şimdi yine emperyalizm  Doğu Akdeniz’de bulunan enerji yataklarını  dolara çevirme hesabı içindedirler. Emperyalist devletlerin diğer devletlerle ilişkileri:

1-strateji askeri nedenle

2- Doğal kaynaklarının ve zenginliklerinin elde edilmesi nedeniyle

3- Yeraltı kaynaklarının ve zenginlikleri nedeniyle  oluşur.

Dikkat ederseniz emperyalist devletler  ülkelerin yönetim şekilleriyle pek ilgilenmezler. Onlar için önemli olan yukarda belirttiğim 3 ilkeyi altın tepside sunan yönetim oluşmasıdır.

İşte tam da burada ne Kıbrıslı Rumların ne de Bizim söz sahibi olmamız beklenmemdi. Zaten Türk tarfı haklarını Türkiye’ye devretti. Kıbrıs Cumhuriyeti de Uluslarası Enerji şirketleri ile anlaştı.

Eğer enerji kaynaklarının güvenliği için bir anlaşma olacaksa  bunda bizim hiç ama hiç söz hakkımız olmayacak. Türkiye bu anlaşmada Kıbrıslı Türklerin haklarını nasıl savunduğunu 2. Abdülhamit döneminden biliriz.

Kafam karıştı hocam, çözüm isteyelim mi, istemeyelim mi diye soruyorlar, Annan Planı’na “Hayır” diyen Kıbrıslı Rumlar ve “Aşırı Sol” Kıbrıslı Türklerin gerekçeleridir. Diyen inananlar vardır.

Elbette ve ısrarla, barışı tabi ki isteyelim ama Tarih gösterdi ki bizi dikkate alan yok. yani "özne" olamadık hiçbir zaman. Yapılması gereken özne olmayı başarmaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar