Emperyalizm, demokrasi ve Kıbrıs
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Emperyalizm, demokrasi ve Kıbrıs

12 Ocak 2021 - 07:47

İçinde yaşadığımız dönemde dünyanın gündemini doğal olarak emperyalist ülkeler belirlemekte ve yön vermektedir. Emperyalizm, kapitalizmin en yüksek aşamasıdır. Buna göre üretim ve sermayenin artması pazar sorununu ve pazar paylaşımını da gündeme getirir.

Rekabet içinde güçlü işletmeler sermaye tekelleri oluşturarak sektörde dünya egemenliklerini sürdürürler. Banka ve sanayi sermayesi güçlerini birleştirerek mali sermayeyi oluştururlar.

Emperyalizm dünyayı global pazar görürken aynı zamanda sermaye ihracatına da önem verirler. Dünya, kapitalist devletlerin birleşmesi ile emperyalist birlikler tarafından şekillendirilir.

Emperyalist kuşatma altında olan dünyamızda devletlerin yönetim şekillerine de ekonominin gücünü kullanan emperyalist ülkeler belirler. Günümüzde emperyalist ülkeler artık istedikleri ülkelerin yönetimlerine hem siyasi hem de askeri olarak müdahale etmektedirler.

Tabi ki bunu örnek alan az gelişmiş ülkeler de güçlerinin yettiği diğer ülkelere de aynı şekilde davranmaktadırlar. Demokrasi, insan haklarının ne kadar değer kazandığının bir göstergesi olarak da görülebilir.

Demokrasilerde olmazsa olmaz ilkelerden biri de budur. Sadece seçimler yapıp temsilci seçmek bir demokrasi göstergesi olamaz. Önemli olan insanların yaşamlarındaki özgürlüklere bakmaktır.

Emperyalist ülkeler için yabancı devletlerin yönetim şekli veya kimin yönettiğinin pek önemi yoktur. Onlar için önemli olan iş birliği içinde emperyalist sistemin her türlü sömürüsüne olanak sağlamaktır.

Örneğin Suudi Arabistan mutlak krallıkla yönetilmiş olması ve insan haklarına saygı göstermemesine rağmen emperyalistlerle araları çok iyi durumdadır.  İşlerine gelmeyen yönetimleri” insan hakkı ihlali” veya “İnsanlığı tehdit eden silahlanma” suçlamasıyla silahlı müdahalenin zemini hazırlayarak müdahale edilir.

Kan ve gözyaşlarını gizleyerek ellerinde bulundurdukları medya ve yayın organlarıyla propagandaları yayınlanır. Ülkeye özgürlük ve demokrasi getirdikleri ilan edilir. Yerli işbirlikçiler de buna katkı sağlayarak iç işlerini düzenlemeye başlarlar. Emperyalizme uygun bir işbirlikçi kukla hükümet kurarak görevlerini tamamlarlar.

Bugünlerde Kıbrıs sorunun tekrar gündeme oturmasının esas nedeni de ne Kıbrıslıların birleşme ve federasyon istemleri ne de Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunlardır. Esas neden Doğu Akdenizde bulunan hidrokarbon yataklarının bulunmasıdır.

Emperyalist ülkeler bu zenginliğin kasalarına nasıl gireceğinin  yollarını aramaktadırlar. En ekonomik yollardan çıkarıp pazarlama yanında esas sorun en güvenli yolların da bulunmasıdır.

İşte tam da burada Kıbrıs sorunun çözülüp Türkiye’nin de tehditlerinden arındırarak güvenli olarak gazın çıkarılması amaçlanmaktadır.

Kıbrıs Cumhuriyeti bu işten çift taraflı bir kazanım elde edecektir. Bir yandan farklı uluslara ait enerji şirketlerine arama izni vermesi ile Türkiye’nin tacizlerine karşı tampon oluşturmakta diğer yandan da çıkarılacak gazdan pay alarak ekonomisine katkı sağlayacaktır.

Bu gerçekler ışığında Kıbrıs’ın iki bölgeli federal bir çatı altında birleştirilmesi tam bir emperyalist proje olacaktır. Önemli olan bundan mümkün olan en fazla yararı sağlamak ve en az zararla kurtulmaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar