EMPERYALİZM KIBRIS'I BİRLEŞTİRMEK İSTER Mİ?
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

EMPERYALİZM KIBRIS'I BİRLEŞTİRMEK İSTER Mİ?

06 Ekim 2021 - 11:18

2. Dünya Savaşı’nda Hitler faşizminin yenilmesinde çok önemli görevler üstlenen ve  büyük bedeller  ödeyen Sovyetler Birliği Doğu Avrupa’da  etkinliğini güçlendirmişti.

Emperyalizmin temsilcileri Sovyetlerin bu güçlenmesi karşısında kendi çıkarlarını korumak için ortak bir silahlı güç oluşturdular. Kısaca NATO dedikleri bu emperyalizmin silahlı gücü  yıllar içinde gerçek hedefini belirledi. Anti Komünizm stratejisi ile kendi çıkarları için rol verecekleri  Türkiye ve Yunanistan gibi ülkeleri de  NATO’ya dahil ettiler. İlk silahlı eylemini de Kore’ye karşı yaptı.

Dünyayı işgali altında tutan emperyalizm ve onun silahlı gücü karşısında Sovyetler Birliği ile diğer  sosyalist ülkeler de kendilerini korumak için Varşova Paktı denilen silahlı gücü oluşturdular. Bu süreçte “soğuk savaş” denilen dönem başladı.

Kıbrıs adası doğu Akdeniz’de NATO üyesi Birleşik Krallığın elinden kaymasın diye o günün şartlarında  NATO ülkesi olan Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık arasında varılan görüş birliği ile Kıbrıs Cumhuriyeti kurduruldu. Kontrol yine Başın ABD’nin çektiği NATO’nun elindeydi.

Emperyalizm kendi çıkarlarına göre bu coğrafyada değişik stratejiler geliştirdi. Cumhuriyet kurulduktan sonra bir taraftan Enosis bir taraftan Taksim politikası ile Ada her zaman bir barut fıçısı yapıldı. 

Zaman geçti ve Emperyalizmin çıkarları Ada’nın bölünmesini gerektirdiğinde böldü. Şimdi birleştirilmesi gerekiyorsa birleştirecek. Bunun zamanlamasını da emperyalizm belirlemek istemektedir.

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra köpeksiz köy bulmuşçasına  değneksiz gezmeye başladılar. Doğu Akdeniz’deki fosil enerji kaynakları emperyalistlerin ağızlarını sulandırmaya yetti. Artık bölge sadece askeri bakımdan değil ekonomik bakımdan da önemliydi.

BM’nin bugüne kadar aldığı tüm kararlar ne yazık ki  uygulanamadı. Bu her zaman olduğu gibi   emperyalizmin haklıdan yana değil çıkarlarından yana olduğunun göstergesidir. Nato burada ne Türkiye’yi ne de Yunanistan'ı gücendirmek ister.

Onlar zaten emperyalizmin taşeronluğunu yapan NATO  ülkeleridirler. 2003 yılıyla başlayan süreçte Kıbrıs’ın birleştirilmesi emperyalizmin çıkarınaydı. Annan Planı ile adanın iki bölgesindeki iç dinamiklerini harekete geçirerek bunu sağlamaya başladı. 

Bu konuda barış yanlısı hareketlere büyük destek verdiler.  Bu çözüm modeli insan haklarını yok sayarak yapılacağı konusunda  kuşkular vardı. Nitekim başta mülkiyet ve yönetim paylaşımı nedeniyle  kabul görmedi.

Bütün bunlardan çıkarılacak sonuç: Kıbrıslılar kendi sorunlarını kendileri çözmezlerse bu sorunlar emperyalist devletlerin hatta onların yanında yer alan “anavatanlarının” çıkarlarına göre çözülecek. Bu da adanın insanlarının iradesi dışında olan ve onları yok sayan bir gelişme olur.

İşte bu nedenle iki toplumun yurtseverleri antiemperyalist bir duruşla birleşik, federal bir Kıbrıs için güçlerini birleştirmeli ve bu toprakların gerçek sahipleri olarak söz söyleme hakkını kullanmalıdırlar. Gerçek ve onurlu çözüm o zaman gelecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar