ERDOĞAN'IN AJANDASINDA 2023 TARİHİ LAİK TC'NİN SONU MU...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

ERDOĞAN'IN AJANDASINDA 2023 TARİHİ LAİK TC'NİN SONU MU OLACAK?

04 Eylül 2021 - 10:16

Türkiye’deki Erdoğan yönetimi gizli ajandasını açtı. Bu ajandada iktidar süresince şartları olgunlaştırıp son darbeyi vurma planı 2023 olarak belirlenmişti. Bu tarih modern Türkiye Cumhuriyeti’nin yerine Osmanlı’nın devamı olacak ve şeriata dayalı bir din devleti kurulmasının tarihi olacaktı.

Böylece 1923’te sona eren Osmanlı tekrar canlandırılacaktı. ‘2023’e 2 yıl kala gizli niyet artık açık açık ortaya çıkmaya başladı. Önce Diyanet İşleri Başkanlığı Devlet Protokolünde 12. Sıraya çıkarıldı.

Bu makam yavaş yavaş Osmanlı dönemindeki Şeyhülislam makamına dönüştürülerek 2. Sıraya  çıkaracaktır. Ardından Sayıştay Binasının açılışındaki dualı tören. Ardından Askeri okul mezunlarındaki tören insanların gözüne soka soka laik devlet yapısına ters görüntüler açık açık gösterildi.

Bu günler nasıl gelindi?

Türkiye’de Atatürk zamanından sonraki tüm yönetimlerin bu durumdan sorumluluğu vardır. Laiklik adına yapılan baskılar ve buna ters tepkiler birbirini ateşleyen  etkenlerdi.  Atatürkçülük adına yapılan baskılar, askerin devlet işlerine  devamlı müdahale etmesi böylece ayrıcalıklı bir kurum olarak ortaya çıkması da  elbette unutulmamalı. 

Demokrat parti dönemindeki dinin önünün açılması, laik devlet üzerinde bir tehdit olarak görüldü. Dini cemaatlere ve tarikatlara kapılar açıldı. 12 Eylül döneminde bu hızlandırıldı. İmam hatip liselerinin açılmasıyla nüfus içinde dini eğitim alarak laiklik karşıtı büyük bir nüfus yetiştirildi.

Buna  cami imamlarının cemaatlerine yaptıkları hutbelerde söyledikleri de eklenince laiklik karşıtlığı hızla büyüdü. Tüm bunlar yapılırken gerçek niyetleri takiye ile  gizlendi.

AKP iktidarına giden yolda hem sağ hem de sol partilerin büyük suçu vardır. Büyüyen laikliktik  karşıtı kesimden oy alabilmek uğruna gelen tehlikeyi göremediler. İşin en üzüntü veren yanı ise aynı partiler bugün dahi bu tehlikeyi görememektedir.

“Yetmez ama evet” diyerek AKP’ye destek veren liberal solcular da bu gidişte büyük destek verdiler ve onlar da bu durumdan sorumludurlar.

KKTC’de şimdilik Din İşleri dairesi protokolde en son sıradadır. Aslında  laik bir devlette  dini hiçbir makam protokolde yer almamalı.

Türkiye’de Diyanet Başkanlığı’na verilen önem  göz önüne alındığında  ve Erdoğan’ın “Bizde ne varsa sizde de olacak” dediğini düşünerek yalında buradaki protokol sırasında da değişikliğe gidilirse hiç şaşırmamak gerekir.

Kıbrıslı Türklerin yaşam tarzına uymayan bu gidişat karşısında uyanık olmak ve Erdoğan’ın 2023 hedefinde olmamak için dik durmak gerektiğine inanıyor ve uyarıyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar