Federasyon isteyen siyasi patiler mecliste kalmakla statükoyu...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

Federasyon isteyen siyasi patiler mecliste kalmakla statükoyu meşrulaştırırlar

25 Şubat 2021 - 11:18

Kurulduğu günden  3 gün sonra 18 Kasım 1983 tarihli 541 sayılı  BM Güvenlik Konseyi kararı ile üye devletlerden tanınmaması istenen KKTC aynı statüde devam etmektedir. Buradaki siyasiler için  “egemen ve bağımsız” bir devlet olduğumuza inanılıyor.

Meclis seçimleri yapıldığı için demokrasinin olduğu düşünülmekte yapılan müdahaleleri görmezden gelerek “egemen” olduğumuza halkı inandırmaya çalışmaktadırlar. Kıbrıs’ın kuzeyinde bunlar  olurken dünya buradaki yönetimi” Türkiye’nin bir alt yönetimi” olarak görmektedir.

Kuzeyde mal , mülk bırakan Rumlar mülkiyet haklarının geri verilmesi için de Avrupa İnsan Hakları mahkemesine başvurmakta ve Türkiye’yi dava etmektedirler. Mahkeme de davalı olarak KKTC’yi değil Türkiye’yi savunmaya çağırmaktadır.

Erdoğan,  tek adam  yönetiminde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sözleşmesi olan anayasayı bile dikkate almaması devletin gücünü elinde tuttuğunun göstergesidir. Adam kayırma, ötekileştirme, keyfi KHK ile görevden almalar,  mal varlığına el koymalar,  insanları mahkeme kararı olmadan “terörist” ilan etme en açık şekilde devam etmektedir.

 Bu düşünce Kıbrıs’ın kuzeyinde de yerleştirmek isteği artık gün gibi ortadadır. Mustafa Akıncı’nın cumhurbaşkanı olduğu son yıllarda  ilişkiler koparılmış ve seçilmiş cumhurbaşkanı yok sayılmaya başlanmıştı. İtibarsızlaştırma açıkça devam etmişti.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde en açık şekilde tehdit ve vaatlerle  insanların seçme hakları ellerinden alınmış iradelerine müdahale edilerek istedikleri adayı kazandırmışlardır. Bunu da  övünerek “ uyumlu çalışacağımız cumhurbaşkanı seçildi” diye  duyurmuşlardı.

Müdahale bununla da kalmadı, UBP’nin başkanlık seçimine, başbakanın kim olacağına, bakanlar kurulunun kimlerden oluşacağına bile Ankara karar verdi . Bunu halkın gözünün içine baka baka yapmışlardı.

Kıbrıs Türklerinin yakın tarihinde çok müdahaleler yapılmış ama bu kadar açık ve güç gösterisi yaparak müdahale ilk defa yapılmaktadır.Meclisteki federasyon isteyen muhalefet bütün bu olan bitenler karşısında olanları seyretmekte .

Erdoğan ve AKP iktidarı ile kavga etmemeyi tercih etmişlerdi. Böyle yapmakla Ankara’ya  hükümet alternatifi olarak hazır bekledikleri mesajını vermektedirler.

Kıbrıs’ın kuzeyinin  Türkiye’nin kontrolünde olduğu, Kıbrıslı Trüklerin kendi kendilerini yönetmelerini Türkiye tarafından engellendiğini, uyguladıkları Kıbrıs politikası ile  rehine olarak tutulduğumuzu, hiçbir konuda söz hakkımızın olmadığını artık gizlememek gerekir.

Türkiye’nin kültürümüzü, dini inançlarımızı, yaşam şeklimizi  değiştirilmek için sistemli bir uygulama içinde  olduğunu görmemek için görme  duyumuzu kaybetmiş olmamız gerekir.

Federasyon isteyen muhalefet meclisteki koltuklarını bırakıp Kıbrıs Türklerinin kurtuluşu, dünyayla bütünleşmesi, birleşik federal bir Kıbrıs yaratma uğruna tüm enerjilerini harcamaları gerektiğini anlamaları gerekmektedir.

Hiçbir şey olmamış gibi davranarak olup biteni seyretmek sadece statükoya  meşruiyet kazandırır. Bu da Türkiye’nin Kıbrıs politikasına ortak olmaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar