HAK ve ADALET
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

HAK ve ADALET

07 Nisan 2021 - 10:02

İnsan,  hayvanların özelliklerini, taşıyan bir canlıdır. Barınmak ve beslenme ihtiyacı vardır. Hayatta kalmak için bu gereklidir. Hayatta kalma iş güdüsü ile  diğer rakipleriyle kavga etmek ve onlara karşı üstünlük  kurma her canlıda vardır. Burada  hayvanların adil olmasını beklemeyiz.

Güçlü olan kazanır ve yaşama hakkı da en çok onundur. Bu nedenle hayvanlar arasında hak ve adalet diye bir  durum söz konusu değildir.Hak ve adalet kavramları  insanlık tarihi kadar eskidir. Hakkını arayan için adil paylaşımı isteyen kişi adalet mekanizmasıyla  bunu sağlayabileceğine inandırıldı.

Hak, genellikle güçlü olandan istenir. Güçlü olan gücünü kullanarak hak etmediğini alabilir. Bu güce karşı çıkmak diğerlerinin gücünü birleştirmesi veya  toplumda bazı kurallara uyulmasını sağlamakla olur.  Önceleri haksızlığa uğradığını yani hakkı olanın kendine verilmediğini iddia eden bir kişi bunu güç kullanarak almaya çalışırdı.

Gücü yoksa buna boyun eğmek zorunda kalırdı. İnsanlar bir arada yaşamaya başlayınca toplum içinde güçlü olanın her zaman haklı olamayacağı gerçeğiyle tanıştılar. Bunun tarafsız kişiler tarafında  incelenmesini ve  haklının  tespit edilerek hakkını almasını düşündüler.

Sınıflı toplumların  oluşmasıyla  servet sahibi bir sınıf oluştu. Bu servet insanların haklarını almasında olumsuz bir rol oynadı. Özellikle yönetimi elinde bulundurdukları için  servetlerini de kullanarak bir güç oluşmuştu. Köleci toplumda kölelerin hiç hakları yoktu.

Burada  adalet ve hak kavramları sadece köle sahipleri arasında geçerliydi. Zenginlik, toplum  içinde  haklar bakımından da eşitsizlik yaratıyordu.  Adaleti sağlamakla görevli mahkemeler zengin yönetici sınıfın emrinde olduklarından her zaman kazanırlardı. Bu ise adaletsizliğin olmadığının kanıtıydı.

Bu durumla sürekli karşılaşan insanlar  adaletin olmadığını ve haksızlık yapıldığını söyleyerek seslerini yükseltmeye başlamışlardı. Buna bir de  sömürüyü ekleyince  huzursuzluk hızla artmıştı..

İnsanların büyük mücadelelerle elde ettiği eşit  insan hakları bile bugün eşit değildir. Zenginler ve yönetenler mutlaka biraz daha “haklıdırlar”. Hakimlerin göreve başlamadan ettikleri tarafsızlık yeminine ne kadar sadık kalınır bilemem. 

Elinde devlet gücünü veya servet gücünü bulunduranlar hakimler üzerinde baskı kurarak adaletin sağlanmamasını daha doğrusu  mahkeme kararının kendi lehlerine oluşması için her türlü girişimi yaparlar. Bu durumda ne haklı hakkını almış olur ne de adalet yerini bulmuş olur.

İnsanlar bu dünyada sadece kendilerinin hakları olduğunu düşünmekten, buna inanmaktan vazgeçtiklerinde, başkalarının haklarına saygı gösterdiklerinde adalet kendiliğinden oluşacaktır. 

Suç ve suçlu oranının artması toplum içinde insanların birbirlerinin haklarına göz dikmelerinden ve bencil bir düşünce yapısı ile başkalarını yok saymaları sebebiyledir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar