İFLAS EDEN TÜCCAR ESKİ DEFTERLERİ KARIŞTIRIRMIŞ
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

İFLAS EDEN TÜCCAR ESKİ DEFTERLERİ KARIŞTIRIRMIŞ

18 Aralık 2021 - 10:06

Ticaretten pek anlamam. Buna rağmen hayatın bir parçasıdır. Ben hep tüketici yani müşteri pozisyonunda oldum. İyi ki satıcı pozisyonunda olmadım.

Bunun sebebi alacağımı istemekten çekinirim. Yokluk içinde büyüdüm. Fakirliği bilirim. Belki bu nedenden olacak insanlardan alacağımı bile isteyemem. Verirse verir vermezse canı sağ olsun.

Şimdi diyeceksiniz ki hem satıcı değilsin hem de alacaklı olabiliyorsun. Haklısınız. Öğretmenlik mesleğim sırasında birkaç matematik kitabı yazmış ve bastırmıştım. Haliyle yapılan masrafı karşılamak için ve biraz da emeğimin karşılığını almak için sattım.

Okullara veya öğretmenlere belli miktar teslim ederim. Öğretmenden para almazdım. Öğretmen sattıklarının parasını öderdi. Eksik, fazla parayı saymadan alırdım.

***

Ülkelerin de ekonomisini yönetmek ticaret yapmak gibidir. Gelirler ve giderler vardır. Tabi ki ülkelerin çoğu bu gelir gider dengesini tutturamaz ve açık verirler. Borçlanırlar. Bu borcu kapatmak için bazı ekonomik tedbirler uygularlar.

Bu bazen çare olur bazen de olmaz. Sıkıntıyı her zaman fakir halk çeker. Türkiye’deki tek adam rejiminin başında olan ve kendisini ekonomist olarak tanımlayan Erdoğan ülkenin ekonomisini  tek başına yönetme iddiasındadır. 

Son teorisi ekonomi bilimine ters düşse de bunu uygulamakta kararlıdır. Faizleri düşürerek enflasyonu da düşüreceğini kanıtlamak için Türkiye’yi ateşe atmaktan çekinmiyor. Bir inat uğruna insanlar yaşam savaşı veriyorlar.

Erdoğan tıpkı iflas eden tüccar gibi davranmaya başladı. Bir farkla tabi ki. İflas eden Tüccar eski  veresiye defterlerini karıştırıp tahsil edemediği alacağı var mı diye bakarmış. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumda böyle alacaklı olması söz konusu bile değil.

Bu durmada Erdoğan çare olarak Kur’an’ı karıştırmaya başladı. Kur’an’da bulduğu sürelerdeki bazı ayetlerle durumu kurtaracağını ümit ediyor. 19 Yıldır öyle veya böyle uyguladığı faiz politikasını bir anda eleştirmeye başladı.

Bakara süresinde faizin haram olduğunu savunarak faizi düşürme politikasına kılıf da buldu.                                     Yine aynı Erdoğan Kur’an’a göre çekilen ekonomik sıkıntıların yaratıcının bir imtihanı olarak göstermekte ve insanları böyle durumlarda dua ederek, sabrederek beklemeleri gerektiğini öğütlüyor.

Bu şekilde imtihanı geçeceklerini ve öldükleri zaman cennette mükâfatlandırılacaklarını ima ediyor. Tabi bu konularda Diyanet İşleri başkanlığı da geri durmaz.

***

Bizim gazetelerde Tatar’ın Din İşleri Başkanlığı tarafından Hala Sultan Camisi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Kur’an-ı Kerim” konulu konferansa katıldığını öğrendim. Burada yaptığı konuşmada hem milli hem de manevi duyguların önemini anlattı. Bu şekilde Kur’an la olan ilişkisini  iyice geliştireceğe benziyor. Ne de olsa Türkiye’de Erdoğan in sarıldığı bu kaynak gün gelir kendisine de gerekebilir.                        Bu koltuk, nu makam sevdası nelere kadirdir.  Düşünmeden edemiyor insan.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar