İki kurbağa fıkrası ve mücadele etme gücü
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

İki kurbağa fıkrası ve mücadele etme gücü

06 Nisan 2021 - 10:29

Kurbağalarla ilgili birçok fıkra anlatılır. Bu fıkralar insanlara bir konuda  ders  vermek ,  bir düşünceyi kuvvetlendirmek için yazılmışlardır.

Son zamanlarda farklı kişilerden aynı kurbağa fıkrasını birkaç kez dinledim. Hepsinin de ortak düşüncesi toplumlarla ilgiliydi. Bazı kişiler buna “Kaynayan Kurbağa Sendromu” diyorlar. Adı önemli değil aslında.

Buna göre bir kurbağa kaynayan kaptaki bir suya atılırsa kurbağa suyun sıcaklığını fark ederek sıçrar ve kurtulur. Eğer kaptaki soğuk suya atılırsa ve bu su yavaş yavaş ısıtılırsa kurbağa bunu hissetmez ve yavaş yavaş suyun ısınması artar.  Sonunda yapacak bir şeyi olmaz ve çaresiz kalır, ölür.

Bu  fıkrayı neden birkaç kez farklı kişilerden işittiğime gelince: Özellikle Türkiye’de Erdoğan ve AKP yönetiminde halka yavaş yavaş yapılan antidemokratik uygulamalar ve baskılara  insanlar  alışır ve en sonunda karşı koyamayacakları bir diktatörlüğe geçilir.

Artık  yapacak bir şeyleri  kalmaz. Muhalefet de  buna günlük basın açıklamalarıyla karşı çıkmaya çalışır. Yapılan açıklamalar genellikle şöyle biter: “Asla izin vermeyeceğiz.  Oysa atı alan Üsküdar’ı geçmiştir. Bir süre sonra unutulur.

daha sonra yine Anayasa’ya  veya insan haklarına aykırı bir karar karşısında bu açıklamalar tekrarlanır.  Muhalefetin  yaptığı açıklamalardan başka yapabileceği bir de hukuk yolu vardır.  Anayasa Mahkemesine veya Danıştay’a başvurmak. İktidar onun da önlemlerini almıştır.

Çıkacak olan karar bellidir. Başvuru ya reddedilir ya da usule uygun olmadığı gerekçesiyle iade edilir. İktidar yine yapacağını yapmıştır.

Tek adam rejimine geçildikten sonra  uygulanan  ekonomik ve siyasi politikalar sonunda sıkışan MHP destekli Erdoğan iktidarı geleceklerini garantiye almak için sertleşmeye  devam etmektedirler. Dünya özgür ülkeler sıralamasında ise “özgür olmayan devletler” kategorisine  girmiştir.

Bugünlerde işitmediğim ancak  daha önce okuduğum bir kurbağa  fıkrası da şöyledir:

İçinde süt olan bir kaba iki kurbağa düşmüş. Kap derin olduğundan sıçrayarak dışarı çıkmayı başaramamışlar. İkisi birden sıçramışlar. Bir tanesi kaptan dışarı çıkmayı  başaramayacağını  anlayınca sıçramaktan vazgeçmiş ve bir süre sonra ölmüş. Diğeri hem çırpınmış, hem sıçramayı sürdürmüş.

Bir süre sonra sütün üzerinde bir kaymak tabakası oluşmuş. Kurbağa bu kaymak tabakası üzerine çıkmış. Buradan da bir sıçrayışta kurtulmuş.

Bu fıkrayı da mücadeleden yılmamak gerektiğini anlatmak için çok kullanırlar. Che Guevara’nın da bu  fıkranın sonucunu anlatan güzel bir sözü vardır: ” Kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin”

Mücadelenin sürekliliğini ve inançla sürdürülmesi gerektiğini anlatan ikinci fıkra ve Che’nin sözü unutulmamalı. Birinci fıkradaki gibi gelecek tehlikeyi önceden sezmeyenler zaten mücadele edecek gücü çoktan kaybetmişlerdir ve yenileceklerdir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar