İSTANBUL SÖZLEÇMESİNİ KALDIRMAK ŞERİAT SEVDALILARININ...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

İSTANBUL SÖZLEÇMESİNİ KALDIRMAK ŞERİAT SEVDALILARININ İSTEĞİDİR

23 Mart 2021 - 11:02

İstanbul Sözleşmesinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yok sayılması üzerine kadınların bir bölümü haklı olarak tepki gösterdiler. Bir kesimi ise ses çıkarmadılar hatta bundan mutlu da oldular. Aynı cinsin iki farklı yaklaşımının elbette sebepleri vardır.

Karşı olanların sebebi, erkeklerle olan eşitlikten yoksun bırakılmaları, erkek şiddetine karşı korumasız bırakılmalarıdır. Karşı çıkmayanların dayandıkları ise İslam inancıdır. İslam inancına göre yaşamda kadına verilen değerin tanrı emriyle belirlendiğine inanmış olmalarıdır.

Türkler İslamiyet’i çok kolay kabul etmemişlerdir. 8. Yüzyılda İslamiyet'le ilk tanışmalarından sonra 10. Yüzyıla kadar bu süreç devam etmiştir. Bazı zaman Arapların zorlaması, bazı zaman Gök Tantı dinine benzerliğinden bu dine geçilmiştir. Türkler arasında bu dini yaymak  üzere yetişen misyonerleri de unutmamak gerekir.

İslamiyet öncesi Türk gelenek ve göreneklerine göre kadınlar erkeklerle eşit haklara sahiptiler. Hakan obasını veya devleti  eşine danışarak yönetirdi. Onu yanında oturturdu. Dini inançları ile yaptıkları ayinlerde kadın ve erkekler birlikte otururlardı. Bu  gelenekleri İslamiyetken sonra da devam ettirilmiştir.

Selçuklu Sultanı Tuğruıl  Bey Bağdat’I aldıktan Sonra Bağdat Halife El Kasım’ın kızı ile evlenir. Tarihçiler bu evliliği şöyle anlatır: “Tuğrul Bey eşinin karşısına  diz çökerek geldi… Ona emsalsiz hediyeler vererek yeri öptü. Büyük bir saygı gösterisiyle odasına çekildi”.(Şeriat ve Kadın. İlhan Arsel S.44)

Bunun gibi pek çok tarihçi Türk devletleri içinde şeriatın yaygınlaşmadığı zamanlarda kadına verilen değer ve saygıyı anlatmaktadırlar. Halifeliğin İslamiyet geçmesinden sonra Arap kültürü ile gelişen şeriat düzeni etkisini göstermiş ve şeriatla kadın, erkeğin kölesi yapılmıştır.

Bu köle düzeni hem kuranda hem de hadislerde anlatılanlarla sabittir. Bazı zamanlarda kadınları yüceltmeye çalışılan dini söylemler aslında içi boş laflardan ibarettir. Aslolan şeriat düzeninde yaşananlardır. Şimdi şeriatın  kadına dayandırdığı ve onun köle muamelesi görmesini sağlayan kuran emirlerinden  bazı örnekler vereyim:

“İki kadının tanıklığı bir erkeğin tanıklığına bedeldir” Bakara Süresi “Erkeğin payı iki dişinin payı kadardır….Erkeğe kadına nispetle iki pay verilir” Nisa Süresi “İtaatsizlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınları dövün.” Nisa Süresi

Günümüzle şeriatın uygulandığı ülkelerde kadınların özgürlüklerine bakmak bize daha çok ışık tutacaktır. Suudi Arabistan'da kadınların ve 21 yaşından küçük erkeklerin velisinin izni olmadan pasaport alamazlardı. Yani Yurt dışı seyahat özgürlükleri yoktu.Bu hakları yeni elde ettiler.

Suudi erkekler 4 kadınla evlenme hakkına sahipken kadınların sadece bir erkekle evlenmeleri gerekir. Kadınlar  uygun olarak siyah çarşaf giymek zorundaydılar. Peçe takmak ve sadece gözleri görünecek halde olmalıdırlar.

 İstanbul Sözleşmesiyle elde edilen birçok hak kadınların ellerinden alınmakta islam inancına göre erkeğin kölesi yapılmaya çalışılmaktadır. 21. Yüzyılda buna razı olan kadınlar  cennet vaadiyle ve İslami gerekliliğe inandırılarak özgürlüklerinin ellerinden alınmasına ses çıkaramaz durumdadırlar.

 İbadetin ana dilde yapılmaması ise  İslam dinini kulaktan duyma bilgilerle öğretilmesine yol açar. Bundan da erkeklerin istedikleri gibi egemenliği kurmaları sağlanmaktadır. Kura’nda yazılanlar tam anlaşılsa aslında bu dinin bir erkek dini olduğu açıkça anlaşılacaktır.

İnfaz düzenlemesiyle salıverilen erkek tarafından katledildi                                                                                                       Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi tartışılırken, Antalya’da infaz düzenlemesiyle salıverilen B. Doğan, boşanma aşamasında olduğu Rabia Doğan’ı katletti

Antalya'nın Alanya ilçesinde Rabia Doğan (34), boşanma aşamasında olduğu ve kısa bir süre önce bulunduğu cezaevinden infaz düzenlemesiyle salıverilen B. Doğan (52), tarafından silahlı saldırıya uğradı. Rabia Doğan ve H.B. yaralanırken, B.Doğan ise kaçtı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar