İtibar ve itibarsızlaştırma
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

İtibar ve itibarsızlaştırma

23 Ekim 2021 - 09:54

Erdoğan iktidara geldiğinde Osmanlı padişahları gibi itibarı saraylarda  olduğuna inanıyordu. Yaptırdığı saray ile onu ziyaret eden tabancı devlet adamlarına kendince ne kadar itibarlı olduğunu bu şekilde göstermeye çalışıyor. Uçakları, emrinde binlerce çalışanı ve  yüzlerce  makam aracı ile itibarlı olduğuna inanıyor.

Osmanlı döneminden gelen bu itibar anlayışı  çağımızda pek geçerli değil. Artık kişilerin değil devletlerin itibarından bahsedilir. Devleti yönetenler kendi vatandaşlarına sağladıkları olanaklarla, onların yaşamlarını kolaylaştırmakla bu itibarı hem içerde hem de dışarıda sağlarlar.

Erdoğan’ın itibar anlayışı ne yazık ki buralara da taşınmak isteniyor. Mütevazi Cumhurbaşkanlığı Binası’nı  “itibarsızlık abidesi” olarak görmeye başladılar. Bunun için  yeni bir “yavru saray” projesini gündeme getirdiler.

Ersan Saner son görüntülerinin ardından yaptığı açıklamada : “ itibarsızlaştırma amacıyla bir komplo yapıldığını” anlatmaya çalıştı.  Saner bu olayın ”Mağduru” olarak duygusal bir açıklamayla  kendi lehine kullanmaya çalışıyor.

Mağdur edebiyatı yaparak belki UBP’lilerin sempatisini sağlayabilir. İstifa etmemesi ve UBP başkanlığına aday olması bunu gösterir. Oysa olaya bu kadar basit değildir.  Görüntülerin ne amaçla çekildiği, bu konuda kendisine daha önce şantaj yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa polise neden  gidip şikayetçi olmadığı bilinmiyor.

Oysa Olayı yaşayan kişi kendisidir. Olayın gerçekleştiği tarihte hangi görevde olduğu da  açıklanırsa   komplonun niçin yapıldığı daha net anlaşılır. Bu tür olaylar normal bir vatandaş ile yapılsa mutlaka para koparmak için şantaj yapılır, tehdit edilir.

Görüntüleri kaydeden kişilerin de amacı bu olur. Eğer kurban bir makam ve mevki sahibi ise şantajın değeri artar. Ya menfaat sağlanması ya da yüklü bir para ödenmesi istenir. Bu da mafyanın kullandığı yöntemlerden biridir. Bunu bilmeyecek kadar saf olmayı açıklamakta güçlük çekerim.

Siyasilerin, hele de devleti yönetenler her davranışıyla , yaşantılarıyla  halkına örnek olması gereken kişilerdir. Tabi bunu söylerken itibarı “lüks saraylarda şatafatlı yaşam” olarak algılayanları anlatmak istemem.  Bu anlamda bir başbakanın bu olaydan mağdur olma edebiyatı ile ağlayıp sızlanması anlaşılır bir şey değildir.

Bu olaya Japonya’da gerçekleşse  başbakan istifa eder ve ardından harakiri yapardı. Biz başbakanın harakiri yapmasını beklemiyoruz. İstifa ederek siyasi hayatını noktalaması da bir erdemdir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar