KARAR ve SONUÇLARI
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

KARAR ve SONUÇLARI

20 Nisan 2021 - 09:33

Anayasa Mahkememizin verdiği karar uygulanan kuran kurslarının anayasamıza ve yasalara uygun yapılmadığı konusunda karar verdi. Bir hak aram nedeniyle açılan dava sonucunda Anayasa Mahkemesi yargıçları oybirliği ile aldıkları kararı açıkladılar.

Aman efendim sen miydin açıklayan. Hemen Türkiye Cumhurbaşkanı Cuma namazı cami çıkışında ağzına geleni söyledi. Kararı tanımadıklarını,  anayasa mahkemesi başkanının laikliğin ne olduğunu bilmediğini, bu karar düzeltilmezse  atılacak adımların farklı olacağını, Türkiye’deki uygulamaların burada da yapılması gerektiğini anlattı, tehdit etti.

Erdoğan Türkiye’nin  Cumhurbaşkanı olarak her düşüncesini vatandaşlarına yaptırmak istemektedir. Hatta ailelerin en az 3 çocuk yapmasını bile konuşmalarında belirtmiştir.

Tüm bu açıklamalar açıkça şunu göstermiştir:

1)  KKTC bağımsız ve egemen bir ülke değildir. Bunu bugüne kadar bilmeyenlerin kafasına vura  vura bunu anlatmıştır. Erdoğan hukuk devleti diye bir yapı istemiyor.  Hukukun da “milli iradenin temsilcisi” olarak kendine bağlı olmasını istiyor. Bunu Türkiye’de başardı. Şimdi tüm gücüyle burada hukuk sistemimize yüklenecek ve  kendine bağlamaya çalışacak. Bu en büyük tehlikedir. Yasama ve yargı elinde oyuncak olduktan sonra  bağımsız yargıyı hazmedemiyor. Bunu zaten konuşmasının  satır aralarında belirtti. “Burada olanlar orda da olacak” dedi.

2) Erdoğan’ın öfkesinden ilk pay alanlar Cumhurbaşkanı Tatar ve Başbakan  Saner oldu. Hemen açıklama yaparak gerekenin yapılacağını anlatmaya çalıştılar. Kuran kursları kapatılamaz dediler. Yasal düzenleme ile  kurslara devam edilecek dediler. Tabi Din işleri başkanlığı da bu işe balıklama daldı. Burada yüklendiği misyonun önünde bir engel olarak gördü kararı. Belki de ilk şikayet onlardan gitti  saraya. Ne de olsa kindar ve dindar bir nesil yetiştirme göreviyle burada görevlendirildiler.

3) Özellikle CTP’li arkadaşlar   Erdoğan’ın açıklamaları karşısında havayı  düzeltmek için “Kuran kursları kapatılmadı. Kararda öyle bir şey yok. Kararı okumadan yorum yaptılar” gibi ifadelerle  kuran kurslarının devamını adeta müjdeler gibi açıklama yarışına girdiler.  Tabi ki karar bu yöndeydi ama Erdoğan’ın  açıklamaları yenir yutulur değildi.

Açıklamalarda Anayasa mahkememiz ve hukuk sistemi direk olarak hedef alındığı için tepki koyup eylem yapmaları hem hakları hem de görevleriydi. Buna destek olmak yeterli oldu mu derseniz bana göre hayır. Zaten avukatların eylemine de çok büyük bir katılım olmamıştı.

Oysa Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar bir sömürge ülkesine yapılır gibiydi. Yenilir yutulur değildi. Bu da Türki’nin  Kıbrıslı  Türklere nasıl baktığını açıkça göstermektedir. Daha açığı da olmaz zaten. Hal böyle iken   açıklamadaki tehdittin sadece hukuk sistemimize yapılıyor gibi göstermek ve gerçek amaçlarını görmemezlikten gelmek CTP gibi köklü bir partiye yakışmadı.

      Tüm yurtseverler olarak federal  birleşik bir  Kıbrıs’ı ortak vatan yaparsak aşağılanmaktan, tehdit edilmekten kurtulabiliriz. Aksi halde  baskılar gittikçe artırılacak ve laik bir toplum yerine İslâmi bir toplum yaratmak için daha fazla din eğitimine devam edilecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar