KIBRIS TÜRKÜ'NÜN ALIŞIK OLMADIĞI BİR YAŞAM ŞEKLİNE...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

KIBRIS TÜRKÜ'NÜN ALIŞIK OLMADIĞI BİR YAŞAM ŞEKLİNE GÖTÜRÜLÜYORUZ

06 Temmuz 2021 - 09:56

Kıbrıs Türkü’nün hiç yaşamadığı olaylar yaşanmaktadır burada. Kapıları açık uyurken şimdi çifte kilit koyma gereği oluştu. Neden? Hırsızlıklar arttı. Turist diye gelen hırsızlar burayı kendilerine uygun yer olarak buluyorlar.

Kilitler de yetmez olunca evine güvenlik kameraları takanlar gün geçtikçe arttı. Yeni bir sektör doğdu. Özel güvenlik. 1974’ten önce bir çavuş ve iki polis memuru ile 4-5 köyü kontrol eden polis teşkilatı şimdi yetersiz kalıyor. Polis sayısı artırılıyor suçlar da artıyor.

Kadına şiddet de günümüzde çok artmıştır. Kadın korunma evleri gündeme gelmiş.  Bunu sebepleri de sosyolojik araştırma konusudur bence. Psikologlar, psikiyatristler arttık randevu ile çalışmaya başladılar.

 En erken randevuyu 15 günde alabilirseniz şanslısınız.  İnsanlar depresyondadır. Antiepresan ilaç satışları her yıl artıyor. Şiddet her alanda yaygınlaştı. Evde, işyerinde, parkta, yolda , sokakta. Aklınıza gelebilecek her yerde

Hastanede şiddetin olabileceği aklınıza geldi mi bilmiyorum. Televizyonlarda Türkiye’de bu tür şiddet haberlerini izleyip duyuyorduk. Artık kendi topraklarımızda, kendi hastanemizde de bu tür haberleri duymaya başladık. Üzülelim mi kızalım mı? 

Tabipler Birliği Yönetim Kurulu,  “Sağlık çalışanları ölümle tehdit edildi, yetkilileri acilen göreve davet ediyoruz!”  Yaklaşık bir buçuk yıldır Covit 19 salgını nedeniyle insanüstü gayret gösteren doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımız şimdi ölümle tehdit ediliyor.

Bu dönemde hayatlarını riske atan sağlıkçılara karşılık olarak ne veriyoruz. Daha çok para mı? Daha çok saygı mı? Hayır. Bu yetmezmiş gibi şimdi de ölüm tehdidi.  Dünyada insan hayatından daha değerli hiçbir şey yoktur.

Bizler de sağlık sorunlarımızı doktorlar ve sağlık çalışanlarının bilgileri ve emekleriyle gidermeye çalışıyoruz. Onlara hayatımızın sürdürülmesi için, gösterdikleri gayret için teşekkür edeceğimize ölümle tehdit etmek insani bir duygu olamaz.

Hayvanlar bile  sağlıkları için müdahale eden veteriner hekimlere sempatiyle  bakarlar. Onlarda bile bu minnet duygusu varken  sağlıkçılara şiddet arzulayan bu tip yaratıklara hayvan demek bile hayvanlara   hakaret   olur.

İnsani duygularımızı yitiriyoruz. Karşılıklı sevgi ve saygı gittikçe unutuluyor. Yardımlaşma, hoşgörü bizden uzaklaşıyor. Birbirimize karşı olan duygular gittikçe kendi egomuzun esiri olarak şiddeti doğruyor. Her şeyin kendi isteğimiz gibi olması isteği öfkeyi ve şiddeti getiriyor.  Bize elli  yıl önce böyle bir yaşam şekliniz olacak deselerdi kim inanırdı. Elli yıl sonra bunları yaşıyoruz. Biz böyle miydik diye de şaşıyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar