MANDIRA DEMOKRASİSİNDE SEÇİM
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

MANDIRA DEMOKRASİSİNDE SEÇİM

23 Ocak 2022 - 11:40

Küçüklüğümde kendi köyümde, yaz aylarında gündüz kararmaya başlayınca toz içinde olan ayaklarımızı yıkar kapının eşiğine otururdum. Bir süre sonra köyün çobanları sürüleriyle geçerlerdi. Genellikle çoban bir eşeğin üzerinde en öndeydi.

Köpek eşeğin yanında yürürdü. Sürünün başını her zaman olduğu gibi keçiler çekerdi. Koyunlar arkadan giderlerdi. Bu sıralanış her sürüde aynıdır. Bazı sürülerde farklı olan çobanın eşeğinin olmaması ve sürünün en önünde veya yanında yürümesiydi.

O yıllarda koyun sürüleri için mandıralar yapılmamıştı. Her çoban sürüsünü kendi evinin avlusunda barındırırdı. Sağım işi varsa sağım yapılır sonra her koyun kendinin belirlediği yere yatır ve geviş getirerek akşamın karanlığında dinlenir, uyurdu. Köpekler de kendilerine verilen ekmeklerle veya artan yemeklerle karınlarını doyururlardı.

Koyunların tek özgürlüğü istediği yere yatma özgürlüğüydü. Bunun için de güçlü olması ve bu yere başka bir koyunun yatmamasını sağlaması gerekir. Çobanın verdiği yemle doyar , teknelere döktüğü suyla susuzluğunu giderirdi.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki düzeni hep bu mandar düzenine demokrasisini de mandıra demokrasisi olarak nitelerler. Bunun mutlaka güçlü sebepleri vardır.

Dünyadan izole edilmiş bir toplum olduğumuz ve dünya hukuk sistemi dışında bırakıldığımız için tam bir mandıradaki koyunların hayatına benziyor hayatımız. Başımızda çobanların yerinde Türkiye’nin atadığı bürokratlar ve yerli işbirlikçilerle düzen böyle kuruldu.

Maliye bakanının her ay sonu:” Maaşlar ödeniyor” demesi koyunlara  yem dökmek için hazırlık yapan çobanın yalakları yemlemelerine benzetebilirsiniz.

Sürünün seçme ve seçilme hakkı yok. Bizim “mandıra demokrasimizde” böyle bir hakkımız varmış gibi bizlere anlatılıyor. 50 tane vekil seçmek için sandıklar kurulur ve mecliste kendilerine vekil ayrıcalığı ile görev yapmaları sağlanır. Seçilenlerden oluşan yargı ve kurulacak bir yürütme ile bizleri yönetmeleri istenir.

Gerçek demokrasilerde bu 50 vekil toplumuna hizmet etmek için seçilirler. Bizde  ise seçtikleriniz  topluma tepeden bakmak için. Onlar artık “ Very important person” oldukları için birçok ayrıcalıklara sahiptirler. Siz kuyrukta beklerken onlar yerlere serilmiş halılara basarak başka bir kapıdan giriş yaparlar. Protokollerde hep en önde olurlar.

Siyak takım elbiseleri içinde yanlarında eşleri olduğu halde otururlar. Kadın vekiller veya erkek vekillerin eşleri davetlerde ne giyeceklerinin, hangi marka çanta ile uyumlu olacaklarının hesabını yaparlar. Birbirlerinin giyimlerini de incelemekten kaçınmazlar.

Aslında seçtiğiniz vekillere sağladığınız olanaklar hep sizlerin sayesindedir. Siz hizmet beklerken onlar bir yerlerden emir beklerler. Siz hayatınızda olumlu değişikliklere katkı beklerken onlar kendi hayatlarının kalitesini artırmak peşindedirler.

Sandığa giderken neleri değiştireceğinizi, bugüne kadar yapılan seçimlerde verdiğiniz oylarla hayatınızda ne gibi olumlu değişiklikler olduğunu bir düşününüz. Seçime gitmek için bir tane sebebiniz varsa durmayınız. Yok eğer her geçen gün daha da fakirleşiyoruz dersen bunu sebebi bunca yıldır verdiğin oylarla beslediğin düzendir.

Bu düzene karşı bir direniş başlatıyoruz. Boykot bu direnişin ilk adımıdır. Federal çözüm hedefimizdir. Bize güveniniz ve yanımızda bu mücadelede görev alınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar