MİLLET MECLİSİ Mİ ŞİRKET YÖNETİM KURULU MU?
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

MİLLET MECLİSİ Mİ ŞİRKET YÖNETİM KURULU MU?

13 Nisan 2022 - 09:39

Çağımızdaki demokratik devletlerde yasama ve denetim görevini yerine getiren devlet organı meclislerdir. Bu meclisi oluşturanlar ise toplumun veya toplumların seçtiği ve belli süre vekalet görevi verdikleri kişilerdir.

Meclisler, devletin gerek duyduğu yasaları çıkarırken diğer yandan da yürütmenin yaptıklarını denetler. Bunu toplum adına yapar. Yapmalıdır.

KKTC meclisindeki konuşmalarda “cüce meclis, yüce meclis”  tartışması gündeme geldi. Tabii ki bu durup dururken olmadı.

Devletlerin anayasalarında meclislerin görev ve yetkileri belirtilmiştir. Bunun yanında meclis çalışmalarının esasları da bir tüzükle belirlenmiştir.

Anayasalar bir devletin hem bağımsızlığını, hem de egemenliğininim belgesidir. Bu anayasaya göre devlet yönetilir ve dışına çıkılmaz. Bu konuda da devletin yargısı gözetleyici ve karar verici konumdadır.

Anayasayı delmek, “bir kereden bir şey olmaz”, “Oybirliği ile delemezsek oy çokluğu ile delelim” anlayışı anayasanın özüne aykırıdır ve hiçbir şartta onaylanamaz. Bu aykırı düşünce hem demokrasiye hem de vekalet aldıkları insanlara karşı da ayıptır.

Meclis bu yasadışı işlemi yapıyorsa elbette ki yüceliği sorgulanır.

KKTC meclisi aslında demokratik bir devletin yasama meclisi gibi çalışmıyor. Kurumsal bir şirketin yönetim kurulu gibi çalışıyor.

Bildiğiniz gibi kurumsal şirketler ürünlerini dünya pazarına satmak istemektedirler. Bunu da farklı ülkelerdeki pazarlayıcı kurumlar üzerinden yaparlar. Bu şekilde üretici firmanın satıcı firma ile bir anlaşması olur. Bu anlaşma sonucunda satıcı firma, üretici firmanın  halk diliyle  acentasıdır.

Şirket yönetimlerinde en çok hisseye sahip kişinin sözü geçer. Kararları o verir. Tabi bu kararları verirken diğer hissedarların görüşlerini de dinler. Dinlediklerinden ne kadar etkilenir bilinmez ama son sözü o söyler.

Türkiye’deki AKP rejiminin buradaki acentesi şimdilik UBP’dir. Bu nedenle oradaki iktidar ve UBP arasında adına “protokol” dedikleri acente anlaşması imzalandı.

Yine Anayasalara göre uluslararası anlaşmalar mecliste onaylanmalıdır. Buna uygun zemin yoksa imzalanan anlaşma yürürlüğe girmez.

UBP hükümetinin daha önce protokol maddelerinde yer alan” Belediyeler reformu” ve ardından gelecek olan “Kamu Reformu” yasa değişikliği için muhalefetin ve şimdilik belediyelerin direnciyle karşılaşıldı. Yerel seçimlerin yapılması gereken tarih de yaklaştı.

Hükümet çaresizlik içinde kara kara düşünürken birileri başbakanın kulağına.” Boş ver anayasayı” demiş olacak ki Anayasanın ilgili maddesini yok sayarak seçimleri yasa değişikliği yapıncaya kadar ertelemek istemektedir.

Sucuoğlu bu gücü nereden almıştır ve kulağına kim ne fısıldamıştır. Tahmin etmek hiç de zor değil.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar