NASIL ZENGİN OLUNUR? 1
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

NASIL ZENGİN OLUNUR? 1

20 Mayıs 2021 - 12:37

Yazının başlığını okuyunca bu yazı ile zengin olmanın yollarını anlatacağımı düşünürseniz yanılırsınız. Bu beklentiniz varsa  yazıyı okumayabilirsiniz. Karar sizin.

Okumaya devam ettiğinize göre demek ki  amacınız sadece zenginliğin nasıl oluştuğunu öğrenmek istiyorsunuz. Zaten kelin merhemi olsa kendi başına sürermiş diyelim ve anlatalım:

Önce size çok basit bir örnek vererek açıklayayım. Dört kişi biner lirayla  bir poker masasında oyuna başladılar. Bu  oyunun sonunda oyunculardan birinin cebinde dört bin lira var.

Diğerlerinin cebinde de hiç para kalmadı. Burada parası en çok olan zengin oldu varsayalım. Bu zenginlik için  üç kişinin parasının bir kişinin cebine girmesi  gerekir. Bu durumda üç fakir yaratılırken bir zengin oluşmuş demektir.

Şimdi bunu gerçek hayata uyarlayalım:

Bir yatırımcı bankadan aldığı bir milyon lira kredi ile bir üretim faaliyeti başlatır. Bu para ile bina yapar, makineler alır, hammaddeyi tedarik eder. Çalıştıracağı işçileri işe alır.  Üretim başlar. On liralık hammadde  makineler ve işçilerin emeği ile  yirmi beş liralık bir ürün elde edilir. 

Bu ürün hammadde fiyatı  ile işçi ücreti ve enerji giderleri gibi  ek harcamalar ile birlikte on beş  liraya mal olsun. Fabrika sahibi bunu 25 liraya satacağına göre on liralık bir kar elde edecek demektir? Peki bu  on lira nasıl oluştu?

 İşte burada Marks’ın artı değer teorisi ortaya çıkar. Bu fark işçinin  emeği ile şekillenen hammadde fiyatının ürün fiyatı arasındaki farktır. Bu artı değerin bir kısmı işverenin cebine gitmektedir. İşveren risk alır ama bu riski en aza indirmek için yatırım öncesi ön çalışma mutlaka yapmıştır. Pazar incelemesi yapmadan bu işlere kimse gidip yatırım yapmaz.

İşçi emeğini işverene sattığı için bu ürün artık işverenindir. Yani patron bu işten kâr elde etmektedir. Bu kârın artırılması işçi ücretlerini azaltmak, maliyetleri azaltmakla artırılır. Bunun dışında çalışma koşullarının kötülüğü, çalışma saatlerdin uzunluğu, üretim hızının artırılması gibi etkenler maliyetleri düşürürken kârlılığı artırmaktadır.

Marks’ın artı değer  kuramı geçerliliğini koruyor ve artı değer bir emek sömürüsü olarak devam ediyor hâlâ. Ulusal düzeyde üretilen artı değer küçük bir azınlığın elinde toplanır bu durumda zenginler sınıfı oluşur. Bu zenginliğin oluşması yukarıda poker örneğinde belirttiğim gibi  büyük bir fakir ordusunu da oluşturur. Bu üretim sistemi özel mülkiyete dayanan kapitalist bir üretim sistemidir.

Tabi ki tek zengin olma yolu bu değil. Diğer yazılarımda bu konuya devam edeceğim. Merak ederseniz bekleyiniz. Devamı var

Mustafa Onurer'in yorumu

Nidai hocam, " Bu fark işçinin emeği ile şekillenen hammadde fiyatının ürün fiyatı arasındaki farktır" saptaman üzerinde biraz daha durmalısın.

Çünkü, "ürün fiyatı" ile "değer" aynı şeyler değildir.

"Değer"e değinmeden, "artı değeri" anlatmak da mümkün olmuyor.

Bu, ayrıntı gibi görünen önemli konuyu, üzerinde biraz daha kafa yorunca farkedeceğinden kuşkum yok.

Ama, bu arada, bu kadar 'reytingi' yüksek konu içinden böylesi (ekonomistlerin bile ele almaktan kaçındığı) "can sıkıcı" bir konuyu ele aldığın için de seni kutlarım.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar