O, BABAMIN KIZKARDEŞİ ve BENİM HALAMDI
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

O, BABAMIN KIZKARDEŞİ ve BENİM HALAMDI

21 Eylül 2021 - 09:52

Onlar üç kardeştiler. Babam ,amcam ve  O. En büyükleri babamdı. Sonra O geliyordu. Anneleri dördüncü kardeşlerini doğururken ölmüş. Hepsi de çocuk yaşta  öksüz kalmışlardı. Daha çocuk yaşta iken babam köydeki amcalarının yanına gönderildi.

O, teyzesinin yanına verildi. Çocuklukları  birlikte geçmedi.  Bazı zamanlarda buluşabiliyorlardı.                         Ben O’nu hatırladığım zaman 2 veya 3 yaşlarındaydım. Üç tekerlekli tahtadan bir bisiklet almıştı bana. O bisikletle  oynardım.

İlkokula başladığım yıllarda   köyümüze çocuklarıyla  gelir bahçemizde  darı kebabı yapardık. Araba sürmesini bilirdi.  Hatırladığım kadarıyla  çocuklarını alır ve köyümüze gelirdi.  Hediyeler getirirdi bana.

Yaz aylarında ailece  Türkiye’ye gittiklerinde de mutlaka Hacıbekir Lokumu’ndan bir paket bizim için alırdı.  Artık bizim için alışkanlık olmuştu. Bekliyorduk. Bazı zamanlar lokumla birlikte giyecekler de aldığını hatırlarım.

Bayramların ikinci günü köy otobüsü ile Lefkoşa’ya giderdik. Otobüs bandabuliyanın yanındaki handa durur. Yolcular oradan gidecekleri yerlere giderlerdi.

İlk ziyaretimiz Karababa Sokakta oturan dedemeydi. Annem iki sepete bayram arifesinde yaptığı çörek ve kafeslerden koyardı. Bunlardan biri dedem için diğeri de O’nun içindi.

Karababa Sokaktan Köşklüçiftliğe yürüyerek giderdik. Şimdi kimse bu yolu yürüyerek gitmek istemez. İllaki araba gerekli. Trafik de yok denecek kadar azdı. Yürüyerek gittiğimizde  eniştem mutlaka ayaktaydı. O  da öyle.

Bayramlarda en çok parayı hep O verirdi.  O gün öğleye kadar orada kalır, büyükler sohbet ederken biz çocuklar oynardık. Otobüs saat birde köye dönerdi. Aceleyle tekrar Han’a dönerdik.  O,evde araba varsa bizi  arabayla  hana getirirdi.

Çocuklukta yaşadıklarım O’na karşı bende sevgi ve saygı oluşturdu. O da beni çocukları gibi severdi. Ben öyle hissederdim. Bana kendi oğluna çağırır gibi bazen  “Nida, gel annem” diye seslenir yemeğe  çağırırdı.

 Babam ölünce cenazesinde çok ağladı. Babamın gençliğinde çektiği çileleri hatırlar ve ağlardı, anlatırdı. “En çok  o ezildi” derdi babam için. Babamın ölümünden sonra beni babamın ona bıraktığı bir yadigâr gibi görür  buluştuğumuzda: “Gel otur karşıma göreyim seni” derdi.

Mutlaka evine davet ederdi. Ara sıra gittiğimde de çok mutlu olurdu. O’nu en son hastanede ziyaret etmiştik. Amcamla gittik. Odaya girdiğimizde uyuyordu. Bekledik biraz. Uyandı. Bir süre sonra beni tanıdı ve  konuşmaya başladı.

Ayrılacağımız zaman bana:” Seni iyi gördüm be Nida” dedi ben de  ona: “ Ben de seni iyi gördüm” dedim. O anda içimden öyle geldi. Belki O’na moral vermek istemiştim. “Eve çıkınca tekrar ziyaretine geleceğimi söyledim” gidemedim. Bir kez telefonla aradım. Konuştuk. Bana: ”İyiyim, otururum evde dedi. Beni sordu, ailemi sordu. Selam gönderdi.

Dün sabah yeğenim aradı. Bana Amcamın nerede olduğunu sordu. Bilmem dedim. Daha sonra:” Akşam annemi kaybettik dedi. Söyleyecek söz bulamadım. Üzüldüm. Kendimi toparlayıp cenazesi ne zamandır diye sordum. “yarın “ dedi.

Bir ömür bitmişti. Ben O’nu sevmiştim. O babamın kız kardeşi benim Ayten Halam’dı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar