ORADA KEYFİ YÖNETİM VARSA BURADA DA OLACAKMIŞ
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

ORADA KEYFİ YÖNETİM VARSA BURADA DA OLACAKMIŞ

07 Mayıs 2021 - 09:33

Devlet  yönetiminin kuruluş bildirgesi olarak kabul edilen anayasa tüm yasaların esasıdır. Anayasa hazırlanırken en geniş şekilde görüş birliğine varılması esastır. Bu nedenle hazırlık aşamasında  siyasi yelpazenin tüm tarafları ile görüş birliği sağlanmaya çalışılır.

Dünyada uygulanan örnek anayasalar ve insan hakları dikkate  alınarak hazırlanması amaçlanır.  Hazırlanan anayasa halkın oyuna sunulur ve kabul görüldüğünde yürürlüğe girer. Tüm yapılan yasalar da bu anayasaya uymaları bir hukuk kuralıdır.

Demokratik yönetimler anayasa ilkeleri konusunda çok titiz davranırlar. Otorite yönetimler ise anayasayı kendi isteklerine göre değiştirmeye çalışırlar. Hatta anayasayı değiştirme gereği duymadan da  istedikleri şekilde yönetim sergilerler.

 Baskıcı  yönetimler  şartları olgunlaşmasından sonra  tüm özgürlükleri rafa kaldırırlar r. Bu şartların oluşturulması için çeşitli provokasyon yapmaktan da geri kalmazlar. Anarşi yaratma, bölücülük yapma, cepheleştirme, yalan açıklamalar, nefret söylemleri yayma bunlardan başlıcalarıdır. 

İşte istedikleri ve anayasayı askıya alıp baskıcı düzenin  kalıcılaştırılması için anayasa değişikliği gündeme getirilir. Keyfi yönetim artık açıkça görülmeye başlar. Benden olanlar ve olmayanlar diye  vatandaşlar ayrıştırılır.

Benden olanlar her türlü ayrıcalık hakkına sahiptirler. Yasalar ev kurallar onlar için değildir. Pandemi yasaklarına rağmen toplantılar,  partiler kurultaylarını kapalı salonlarda dopdolu yaparlar. Onlara hiçbir güç engel değildir.

Sol Hareket geçtiğimiz günlerde adından söz ettiren siyasi bir parti, 29 Mayısta 1. Olağan Genel Kurlunu yapmak için pandemi koşulları nedeniyle  sağlık bakanlığına başvurdu.  Açık havada ve 100 kişinin katılmasıyla yapılması planlanan toplantıya tüm pandemi kurallarına uyacağını taahhüt etmelerine rağmen  Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilmedi.

İktidarda olan UBP, DP, YDP azınlık hükümeti  kendileri için böyle bir yasağın olmadığını düşünerek kapalı salonlarda binlerce kişinin katılımıyla kurultay yapmalarına ses çıkarmıyor. Kapalı salonda bir dizi, filmin galasının yapılmasına ses çıkarmıyor.

İşte tam da  iktidar olmanın ve yasaların ve kuralların kendileri için olmadığını anlatan iki örnek. Bu alışkanlık veya bu yasa tanımazlık nerden gelir diye düşünmeyin. Türkiye’de Erdoğan ve AKP’nin uyguladıkları aynen burada da uygulanmaktadır.

Toplum cepheleştirerek sertlik politikasıyla iktidarda kalmaya çalışanlar buradakilere de akıl vermektedirler.

Kıbrıslı Türkler artık hem bu toprakların hem de var olan demokratik haklarının korunması için birlikte olmalıdırlar. Buna en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanı yaşıyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar