PALAVRA PALAVRA PALAVRA
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

PALAVRA PALAVRA PALAVRA

20 Aralık 2021 - 10:38

Seçime katılan diğer bir parti olan CTP bu süreçte ana muhalefet partisi olarak oy almak uğraşısı içinde. CTP’nin çok zor koşullarda büyük özveri ve mücadele ederek kurulduğunu birçok CTP’li hatırlamaz. Merak edenler okumuş veya sorarak öğrenmiştirler.

Özellikle 1974 öncesi dönemde CTP’liler kendilerini tanıtmak için  köy kahvelerine gittiklerinde yukarıdan verilen bir emir gereği ışıklar söndürülürdü. İnsanlar da korkudan kahveden uzaklaşıp birlikte görünmek bile istemezlerdi.

Sosyalizmi ve sol düşünceyi yaymak için Türkiye’de okuyan sol görüşlü öğrencilerin CTP’nin kuruluşunda büyük payı vardır. Tabii ki burada olup da bu düşüncelere gönül vererek partinin büyüyüp gelişmesine katkıda bulunan işçileri, emekçileri, köylüleri de unutmamak gerekir. Hepsinin de CTP üzerinde büyük emekleri vardır.

Parti tüzüğü içindeki parti tanımına göre CTP kendini sosyalist bir parti olarak tanımlamaktadır.

Özellikle AKP’nin Türkiye’de iktidara gelmesiyle birlikte CTP’de bir eksen kayması yaşanmıştır. Önceleri Erdoğan ve AKP’nin sahte politikalarına inanmış ve Kıbrıs sorununu çözeceğini ümit etmişti. Hem CTP hem de ona inananlar büyük hayal kırıklığı yaşadı.  Yaşattı.

Türkiye’de tek adam rejiminin başlamasıyla otoriterleşen rejimle kavga etmemeyi ve iyi geçinmeyi kafasına koyan bugünkü CTP yönetimi ne yazık ki sosyalist değerleri yok sayarak sağa kaymaya başladı.

 CTP’nin başına Tufan Erhürman’ın gelmesiyle bu konudaki endişeler artık yerini gerçeğe bıraktı. Edoğan ve AKP yönetimi ile ters düşmemek adına birçok konuda sessiz kalmayı kendilerine hareket tarzı olarak belirlediler. Bu anlamda tabanın tepkilerini yumuşatmak için manevralar yapmaya çalıştılar.

Sol’dan sağa kaymasının en büyük örneklerinden biri de parti içinde hâlâ daha sol değerlere sahip çıkmaya çalışan üyelerin seçilmelerini engelleyecek manevralara başlamasıdır.  Diğer yandan da kendilerini emeğin, emekçinin partisi olarak niteleyen Erhürman yönetimi ön seçimlerde sendikacı adayın önünün kesilmesini ve kontejanda sağda olan fe federasyon yanlısı olmadığı açıkça belli olan adayların yerleştirilmesi de göstergelerden biridir.

Erhürman’ın” üretime dayalı planlı ekonomi, iktidara geldiğimizde Euro’ya geçeceğiz”  söylemleri de hep boş sözlerden öteye gidemeyecektir. Bunlar da CTP başkanının palavralarıdır.

Kıbrıslı Türkleri Erdoğan’ın politikalarına mahkûm bırakmakta hiç çekinmeyen Erhürman ve yakın çalışma arkadaşlarının vaatleri boş laftan öteye gitmeyecektir.

Kendi nüfusunu bilmeyen, her geçen gün adaya nüfus yığılmasına seyirci kalan yönetimdeki CTP’nin sağ kanadı 20 Temmuz için Ada’ya gelen Erdoğan’a karşı meclis boykotu kararını MYK’da almamış ve tabanın baskılarıyla parti meclisinde alınmıştır.

Bu boykotu da yumuşatmak için gerekçesini kendileri ile görüşme randevusu talep etmemeye bağlamıştır.  Oysa Cumhurbaşkanlığı seçiminde irademize müdahale eden Erdoğan’a karşı yapılan bu tepki tüm sol ve yurtseverler tarafından takdir dilmişti.

İki toplumlu bir toplantıda o zaman KTOEÖS Başkanı olan Selma Eylem Türkiye ve Buradaki hükümeti eleştirimsine bile tahammül edememiş ve konuşmasında Selma Eylem’in konuşmasını reddettiğini söylemişti.

Bugün özelleştirilmesi gündemde olan KIB-TEK’in karşısına Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesini Erdoğan’a öneren ve bununla da övünen Erhürman devletin değil kamu- devlet ortaklığı adıyla özelleştirmeye her zaman sıcak bakmıştır. Bu düşüncesi limanların özelleştirilmesi için de geçerlidir.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yapılan müdahale konusunda araştırma yapanlarla yaptığı söyleşi raporda yazılınca “rapor dilini ve üslubunu beğenmedi ” diye yazdıklarının altına imza atmaktan kaçınmıştır. Bu tür araştırmalarda söylenenin yazılarak imzalanması ifadenin inandırıcılığı açısından kuvvetli bir delildir.

CTP içinde sol değerlere yürekten inanan dostlarımız da vardır. Erhürman’ın CTP’yi götürmek istediği sağ çizgiye, sermayeyle dostluk kurma girişimlerine  direnmekte olan bu  yoldaşlarımızın mücadelelerini selamlarız. 

Her şeye rağmen CTP’nin halka umut vadeden sol değerlere tekrar kavuşmasını ve bugünkü palavralara pek kulak vermemelerini dileriz.

Önceki seçimlerde de çok vaatlerini gördük. Yapamayınca “tek başımıza iktidar değildik” mazereti uydurdular. Şimdi de bol keseden atmaya başladılar. Federal çözümün bile tehlikeye gireceğini söyleyerek oy istiyorlar.

İster inanın ister inanmayın. Bunların işi de palavra.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar