"Persona Non Grata"
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

"Persona Non Grata"

26 Ekim 2021 - 12:08

Latince  olup dünya siyaset literatürüne 1969  Viyana Konvansiyonu’nun 9. Maddesiyle girmiştir. Türkçe karşılığı “istenmeyen Kişi” demektir. Uluslararası diplomatik ilişkilerde uygulanan ve genellikle diplomatlara karşı alınan karardır. Bu kararı nalan devletler karar gerekçelerini açıklamak zorunda değildir. Türkiye’nin de  Viyana Konvansiyonu’nda imzası  vardır.

“İstenmeyen kişi” ilan edilen diplomatını dokunulmazlığı bu kararla ortadan kalkmaz. Ülkeler arası siyasi kriz nedeniyle alınan böyle kararlar  ya ilgili diplomatın bulunduğu ülkenin menfaatlerine aykırı davranış içinde olması, ya görev yaptığı ülke yasalarına göre suç işlemesi ya da  diplomatın ülkesine misilleme yapması amacıyla  uygulanır.

 Türkiye’de her şeyin kararını tek başına alan Erdoğan  10  büyükelçinin ortaklaşa yaptıkları bir açıklamayı  sebep  göstererek  : “  Dışişleri Bakanımıza talimatı verdim. Bu 10 büyükelçinin istenmeyen adam ilan edilmelerini hemen halledeceksiniz' dedim” şeklinde konuşması Türkiye’nin nasıl bir anlayışla yönetildiğinin dünyaya ilanıdır.

Bir kere şunu ayırt etmek gerekir. Evrensel konularda yapılan uluslar arası anlaşmalar ulusal  anayasaların da üzerindedir. Bu bakımdan. Bu anlamda Uluslararası hukuk içinde alınan bir karar kendi yasalarınızla çelişse bile geçerli olan  uluslar arası   kabul görmüş mahkeme kararıdır.

Bu anlamda Yıllardır tutuklu  eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve  Türk iş insanı, insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın  serbest bırakılma çağrısı 10 diplomatın keyfiyle yapılmış değildir.

Burada  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin hak ihlali kararına dayanmaktadır. Bu karar ulusal yasalar ve anayasanın üzerinde bulunduğundan Türkiye’nin bu kararı yok sayması kabul edilmez. Bu konuda Türkiye’ye uluslar arası hukuk kurallarına bağlı kalınması gerektiği hatırlatılmaktadır. Ortada ne suç vardır ne de ülke menfaatlerine aykırı bir davranış.

Erdoğan bunu iç siyasette kendine menfaat sağlamak amacıyla yapmış ve sıkışan ekonomik ve siyasi durumdan bu yolla kurtulacağını sanmaktadır. Türkiye’ye ve İslam dünyasına anti emperyalist duruş olarak diklendiğini göstermek arzusundadır. Oysa Erdoğan’ın geçmişinde özellikle ABD emperyalizminin bölgede taşeronluğunu yaptığı bilinmektedir. “BOP’un eş başkanıyım” demekle bunu itiraf da etmişti.

10  büyükelçinin yaptığı ortak açıklama Türkiye’nin hukukuna, iç işlerine yapılan bir müdahale değildir. 21. Yüzyılda evrensel konularda ülkeler duyarsız kalmamaktadırlar. Bu insan haklarında olduğu gibi çevre sorunlarında da böyledir. Bir ülke egemenliğini ileri sürerek insanlığı tehdit edecek turum ve davranışlara giremez. 

Bu yazının yazıldığı saatlerde Türkiye’deki Erdoğan kabinesi bu konuda karar almak için toplanacaktı. Erdoğan’ın dış politikadaki zikzakları bilindiği için bu kararından vazgeçebileceği de iddia ediliyor. Ben bu konuda farklı düşünüyorum. Hiçbir ülke ile  dostluk ilişkisi karamayan Erdoğan bunun psikolojisi ile kendini kanıtlama duygusuyla  hareket edecek ve bu da kendi sonunu hızlandıracaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar