SAYIN ERHÜRMAN'IN BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI DOĞRU AMMA…
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SAYIN ERHÜRMAN'IN BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI DOĞRU AMMA…

06 Haziran 2021 - 14:18

Günümüz yönetimlerinde başarıya giden yolda yapılması gerekenler  hemen hemen aynıdır. İster devlet yönetimi, isterse şirket yönetimi olsun planlama olmadan başarı şansınız  pek yoktur.

Planlamak bilimsel bir çalışmadır ve öncesi ve sonrası araştırılarak yapılır.  Bu konurda  işletmelerin kullandığı yöntem SWOT analizi denilen yöntemdir.  Bu yöntemle durum tespiti yapıldıktan sonra  hedefler belirlenir.

Bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak taktikler zamana ve koşullara göre değişiklik gösterebilir. Tabii ki yapılan planlar da belli süreler içindir. Bu süre sonunda hedefe ne kadar ulaşıldığı yeni bir değerlendirme ile belirlenir. Arıları ve eksileri tekrar gözden geçirilir.

Devletler de tıpkı şirketler gibi belli süreler için kalkınma planları yaparlar. Yöntem üç aşağı beş yukarı aynıdır.  Mevcut durum ve koşullar değerlendirilmeden yola çıkılamaz. Nereye varmak istediğinizi de açıkça belirlenmelidir.

Bu bakımdan Sayın Erhürman’ın gündeme getirdiği ve iktidar olduklarında uygulayacakları söylediği Beş yıllık kalkınma planı doğru bir yaklaşımdır.

Amma…

Bu doğru  düşünce, içinde bulunduğunuz  bağımsız koşullarla doğru planlama yapmaya olanak sağlar. Ne yazık ki KKTC’de Türkiye’ye bağlı bir yapıda olduğundan,  Türkiye’nin çıkarlarına aykırı olan uygulamalar yapılamaz. İstense de Türkiye’deki  ilgili sektörler buna müsaade edilmemesi için kendi hükümetlerine baskı yaparlar.

Şimdi size bu konuda aklıma gelen birkaç örnek vereceğim:

Bir zamanlar Arap ülkelerine canlı kuzu ihracatı yapılıyordu. Bunun sebebi Kıbrıs’ın iklimi nedeniyle  besiciliğin Türkiye’ye göre yılın daha erken aylarında olmasıydı.  Bu pazar biraz bizim üreticilerin aç gözlülüğünden biraz da Türkiye’deki küçükbaş hayvancılık nedeniyle sonlandı.

Sapsuma mandalina aynı şekilde Türkiye’deki ürünlerden daha erken olgunlaştığı için üretici bu ürünün yetiştirilmesi için teşvik edildi.  Narinceye ağaçları ya sökülerek ya da aşılanarak sapsuma mandalina dönüldü.

King türü için de aynısı oldu .Yine ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üreticiler zarara sokuldu. Ağaçlar ya kesildi ya da kurumaya bırakıldı. Çiçekçilik için teşvikler yapıldı, seralar kuruldu, büyük borçlanmalar altına girildi.

Türkiye’deki çiçekçilerin etkisiyle  üreticiler ürünlerini satamadılar vaz geçmek zorunda kaldılar. Tabi ki borçlar da faizleriyle kaldı. Nar üretimi teşvik edildi. Güzelyurt bölgesi  yaşlı narenciye ağaçlarını sökerek nar ağaçları dikti. Hasat zamanı gelince nar pazarlanamadı. Suyunu sıkıp saklama yoluna gidildi. Bu da pazarlanamadı. Sonuç yine aynı.

Bütün bunların olmasına sebep Türkiye’ye bağımlı olmamamız ve doğrudan ticaret yapamamamızdır. Türkiye bu şekilde kendi kontrolü-neden çıkarak gelişme ve kalkınmaya hiçbir zaman onay vermez ve vermeyecektir. Türkiye hükümetleri kendi kontrolleri dışında nefes almamızı bile istememektedir. Türkiye açısından doğru olan bu siyaset Kıbrıslı Türklerin kalkınması, özgürleşmesi ve kendi kendini yönetmesi açısından en bütyük engeldir.

Sayın Erhürman’ın doğru düşünceleri bu koşullarda uygulanamaz. Ben inanıyor ve iddia ediyorum ki Kıbrıslı Türklerin üretim ile ilgili sorunları olamaz. Olsa bile bunlar aşılabilir. Esas sorun pazarlamadır. Bu yollar tıkalı olduğu sürece, yani  üretilen ürün  pazarlanıp tüketilmeden ve yeniden üretime ihtiyaç duyulamadan bu döngü sürdürülemez. Sürdürülemeyen ekonomi de her zaman zararla sonuçlanır.

Öyleyse bu  beş yıllık planda en zayıf halkamız egemen olamayışımızdır. Bu egemenliği sağlayamadığımız sürece yapılacak olan planlar hep başarısızı olacaktır.

Kıbrıslı Türklerin temel sorunu egemenliktir. Bu hükümetlerle sağlanabilecek bir durum değildir. Tek çare çözüm ve Federal Kıbrıs’tır. İyi niyetle bu işler çözülemez. İngilizlerin söylediği gibi: “‘Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir”  deyişi boşuna söylenmedi sanırım

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar