SAYIN ERHÜRMAN'IN EN AZINDAN HUKUKÇU KİMLİĞİYLE GEZİ...
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SAYIN ERHÜRMAN'IN EN AZINDAN HUKUKÇU KİMLİĞİYLE GEZİ DAVASINI YORUMLAMASI GEREKMİYOR MU?

28 Nisan 2022 - 09:47

Gezi davası kararının açıklanmasından yaklaşık iki gün geçti. Hem Türkiye’de hem de dünyanın değişik ülkelerinden verilen cezaların hukuksuzluğundan bahsedildi. Karar kınandı. Erdoğan’ın siyasi intikam alma çabası sonucu çıkarılan karar vicdanlara sığmadı.

Bizdeki siyasi partilerden bu konuda hiç ses çıkmadı. (Ya da ben şu ana kadar duymadım) Ben, düşünce olarak meclisteki siyasi partilerin Türkiye’nin buradaki müdahalelerini içselleştirdiklerine inanan birisiyim. 

Erdoğan başkanlığındaki tek adam rejimi konusunda hiçbir zaman eleştirel bir açıklama duymadım. Yaşadığımız tüm olumsuzlukların merkezinde hep buradaki Ersin Tatar ve Hükümet eleştirildi. Gerçekler bilinçli olarak örtülerek gizlendi.

CTP genel başkanı Tufan Erhürman bir hukukçu ve akademisyendir. Bırakın parti başkanı olmayı hukukçu kimliği ile Kavala’ya ve arkadaşlarına verilen ceza konusunda konuşması gereken bir kişidir. En azından bu konuda söyleyecekleri mutlaka olmalıdır. O da sus pus.

Dünkü yazımda bu konuda açıklama yapmanın ne Türkiye’nin içişlerine karışma ne de  bağımsız mahkemelerin verdiği karara saygı duymadır.  Açıklama yapılmayarak Türkiye’de yapılan hukuksuzluğu görmezden gelme aynı zamanda buna ortak olmaktır.

İnsan haklarına, sosyalist değerlere sahip olduğunu iddia eden tüm siyasi partiler gibi CTP de  bir açıklama yaparak hem  alınan hukuksuz mahkeme kararını kınamalıydı hem de ceza alan mücadeleci insanlarla dayanışma göstermeliydi.

Denilebilir ki:” CTP’nin ya da başkanının ne yapacağı ne yapmayacağını sorgulamak sana düşmez.”  Evet ben bir parti üyesi değilim ancak savunduğu değerlere uygun davranıp davranmadığını sorgulamak bir vatandaş olarak hakkımdır.

Benim hassasiyetimi elbette parti içinde birçok insan anlamıştır. Eminim ki, parti üst yönetimi de alınan hukuksuz kararı seslendirmeseler bile vicdanlarında kabul etmemişlerdir.

İşte esas mesela burada yatmaktadır. Doğru bildiklerini yapma yerine  “Türkiye’deki Erdoğan rejiminin şimşeklerini üzerimize çekmeyelim” düşüncesiyle bu hukuksuzluğu görmezden gelmeye çalışmaktadırlar. Bunun karşılığı olarak da günü geldiğinde iktidar olabilmek için icazet alabileceklerini umuyorlar.

Sayın Erhürman’ın bu konuda en azından hukukçu kimliği ile söylemesi gerekeni geç kalmadan söylemelidir. Parti başkanı olarak olmasa bile bu mesleğinin etik kuralları içinde değerlendirilmeli ve toplumu aydınlatmalıdır. Bu karar doğru mu? Hukuksal temeli var mı?

Yanıt beklemek hakkımız değil mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar