SENDİKALAR! YURDUMUZ SİZİ ÇAĞIRIYOR
Nidai Mesutoğlu

Nidai Mesutoğlu

Bana Göre

SENDİKALAR! YURDUMUZ SİZİ ÇAĞIRIYOR

12 Nisan 2021 - 10:05

İnsanın insanı sömürdüğü bu düzende sömürüden tek başına kurtulmak imansızdır. Bu nedenle sömürüden kurtulup sömürüsüz bir dünya yaranmak isteyenlerin yapması gereken tek doğru strateji birleşmek ve örgütlenmektir. Karl Marx bu nedenle “dünyanın bütün işçileri birleşiniz” demiştir.

İçinde yaşadığımız dünya düzeninde sömürü  devam  etmektedir.  İşkollarında çalışanlar sendikalarında örgütlenerek üretimden gelen güçlerini birleştirerek,  sömürenler üzerinde  baskı kurarak, birtakım haklarına kavuşabilmektedirler.

İster özel sektör olsun ister devlet çalışanı olsun   sendikal birliktelik olmadan hak alma kavgası başarılı olmamaktadır.  Kazanılmış hakların korunması için  de bu mücadele geleneği ve birliktelik sürdürülmelidir.

Kuzey Kıbrıs’ta oluşan yönetimde  sendikalaşmanın tamam olduğu pek söylenemez. Özellikle  özel sektör çalışanlarının sendikalaşması konusunda  iktidara gelen siyasi partilerin sudan sebeplerle adım atmaması sömürünün devamını sağlamaktadır. 

21. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna gelinirken bu konudaki geriliğimiz  yüz kızartıcı bir durumdadır. Sendikalaşmanın en yoğun  şekilde kamuda yapılmıştır.  Bugün elde edilen haklar büyük mücadelelerin sonucudur. 

Bu kazanılmış haklar ne yazık ki bugün devlet tarafından çok görünmekte ve budanmaya çalışılmaktadır. Burada yapılan Protokoller aracılığı ile Türkiye’deki AKP iktidarının da büyük baskısı olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de yaratılan sermaye destekli sömürü düzeni burada da uygulanmak istenmektedir.

Geçtiğimiz gün kamuda  örgütlü sendikaların yaptığı tam gün grev ve Meclis önündeki eylemin amacı hayat pahalılığı ödeneğinin kaldırılması ile  ilgiliydi. Kazanılmış hakların korunması için verilen tepki tabi ki doğrudur.

Beni bu noktada rahatsız eden en büyük sebep ise içinde bulunduğumuz durumu tespit edip gerçek sebepleri ortadan kaldırmak için birlikteliğin olamayışı ve sendikal üyelerinin bu konularda bilinçli olmamalarıdır.

Nedir bu gerçek sebep?

Türkiye’nin buradaki egemenliği sayesinde Kıbrıslı Türklerin ne dünyaya açılmasını ister ne de  ekonomide kendi ayakları üzerinde durmasını. Bu konuda söylenen tüm sözler boş sözlerden öteye gitmemiştir. KKTC’nin kuruluğundan   bugüne kadar yaklaşık 38 yıl geçmiştir. “Sonsuza kadar yaşatacağız, dünyaya tanıtacağız “ sözü ne kadar gerçek oldu?

Hiç. Ürettiklerimizi Avrupa’ya satamadığımız için birçok sektör  kapandı. İç piyasaya yönelik üretim yapan sektörler de kapanmak zorunda bırakıldı. Bunlar yapılırken Türkiye’deki turizm sektörü hotel ve kumarhaneleriyle  ülkemize doluştu.

Bu durumdan kurtulmanın yolu çözüm ve Birleşik Federal Kıbrıs için yolara dökülmektir. Başta sendikalar olmak üzere hem kendi geleceğini hem de çocuklarının , torunlarının geleceğini düşünen herkes  Cenevre’de yapılacak görüşmelere destek için meydanları doldurup sesimizi tüm dünyaya duyurmalıyız. 

Ben bunları yazarken bu konuda sendika yöneticilerinin söyledikleri hatırlayıp çok üzüldüğümü de belirtmeliyim. Özellikle kamuda örgütlü sendikaların şu anda  ekonomik sebepler ve kaydedecekleri haklar söz konusu değilse eyleme gitmede zorluk çekeceklerini söylemişlerdi. Bireysel ve zümresel çıkarlara bir toplumu feda etmek bugünü kurtarabilir ama bir yurt elden alınır. Unutmamalıyız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar